- azkelimeis.Far.Açgözlülük; tamah; hırs; arzu; heves.
- bukagukelimeis.Bukağı; köstek; bağ.
- enükkelimeis.Hayvan yavrusu; enik; yavru.
- işkelimeis.Eş; arkadaş; dost; ahbap; müttefik.
- işikkelimeis.Eşik; kapı.
- karındaşkelimeis.Kardeş.
- katunkelimeis.Soğd.Hakanın eşi; hatun; melike; kadın; kraliçe; kağan eşi.
- kedinkelimeis.Ar.Keten.
- kıgkelimeis.Hayvan gübresi; kuru koyun, keçi ve deve pisliği; tezek.
- kitabkelimeis.Ar.Kitap.
- koykelimeis.Koyun.
- kozkelimeis.Altay.Ceviz ağacının olgunlaşınca üzerinden sıyrılıp düşen ve “gövek” denilen yeşil bir dış kabukla kaplı odunsu iç kabuklu, yağlı ve ikişer loplu iki…
- ögkelimeis.Anlayış; vicdan; düşünce; bilinç; zekâ; akıl.
- ölkelimeis.Nem; yaşlılık; rutubet; ıslaklık.
- samkelimeis.Ar.Çölden esen sıcak rüzgâr; sam yeli.
- sirkekelimeis.Moğ.Salata gibi yiyeceklere çeşni vermekte kullanılan ekşitilmiş üzüm, elma vb. meyve suyu. (sirke:) .
- sovukkelimeis.Soğuk.
- sükelimeis.Ordu; askerî birlikler; asker.
- südükkelimeis.İdrar; sidik.
- süngükkelimeis.Kemik.
- tamakkelimeis.Damak.
- tamburikelimeis.Ar.Tambur çalan sanatçı.
- tamukelimeis.Soğd.Cehennem; cehennemlik.
- tangkelimeis.Tan; şafak; sabah; gün ağarması; sabah vakti; fecir.
- tayakkelimeis.Dayak; dayangaç; değnek.
- tonkelimeis.Elbise; giyecek; kürk; üst giysisi; don.
- tonguzkelimeis.Domuz.
- torkelimeis.Balık ağı; sık örgülü balık ağı.
- tosunkelimeis.(Tay vb. için) haşarı; serkeş.
- tükkelimeis.Tüy; saç; kıl.
- tumağukelimeis.Nezle; ingi; dumağı.
- tumankelimeis.Duman; sis.
- Uçmakkelimeis.(Eski Türk inanışına göre öldükten sonra ruh göğe yükselirdi.) Cennet.
- ülüşkelimeis.Pay; bölüm; fasıl; kısım; parça; halk arasında taksim; hisse.
- uruşkelimeis.Mücadele; vuruşma; savaş; harp; vurma; vuruş.
- uskelimeis.Akıl.
- yağıkelimeis.Düşman.
- yalıngkelimeis.Alev; meşale; parıltı.
- yastukkelimeis.Yastık.
- yimişkelimeis.Yemiş; meyve.
- yirkelimeis.Yer. Dünya.
- yoğkelimeis.Yok.
- yulduzkelimeis.Yıldız; yıldızların genel adı.