500+ madde
- gerciklenmekkelimef.Kendini herkesten üstün görmek; kibirlenmek.
- gerdankelimeis.Far.Vücudun, omuzlarla baş arasında kalan ön bölümü.
- gerdenkelimeis.Far.Boyun.
- gevmekkelimef.Ağızda çiğner gibi yapıp dolaştırmak; iyice çiğnemeden dişler arasında sıkıştırmak; ağızda katı bir şey çiğnemek.
- geysikelimeis.Giyecek; çamaşır; elbise.
- gezkelimeis.Defa; kez; kere.
- gezkelimeis.Far.Kısa talim oku.
- gilekelimeis.Far.Şikâyet; yakınma.
- gılmankelimeis.Ar.Delikanlılar; gençler; oğlanlar.
- gimikelimee.Gibi.
- girdekelimeis.Far.Yuvarlak olan her şey.
- göğçekkelimesf.Güler yüzlü; güzel;sevimli; hoş.
- göğermekkelimef.(Bitki için) büyüyüp yeşermek; yeşillenmek; gövermek.
- göğermekkelimef.(Vücudun herhangi bir yeri için) vurma, çarpma sonucu doku içine kan toplanmak; morarmak; çürümek.
- göğezkelimeis.Koyu mor renk; laciverde yakın bir renk; güvez.
- gömelekelimeis.Avcıların çalı çırpı veya taştan yaptıkları gizlenme yeri.
- gönelmekkelimef.eT.Yönelmek; yüzünü döndürmek; teveccüh etmek; istikamet almak.
- göreğenkelimesf.Çok iyi gören.
- görsetmekkelimef.Göstermek.
- göynülmekkelimef.(Meyve için) olgunlaşmak.
- gözerkelimeis.İri taneli tahıl veya toprak elemekte kullanılan geniş delikli kalbur.
- gözgükelimeis.eT.Ayna.
- gözüngükelimeis.eT.Ayna.
- gukelimeis.Far.Söyleme; deme.
- gubarkelimeis.Ar.Toz, toprak; ince toprak.
- gubatkelimesf.Erme.Kaba; biçimsiz.
- güccükkelimesf.bknz. küçük
- gülkelimeis.Far.botTaç yaprakları kalın ve katmerli, keskin kolu, beyazdan kırmızıya kadar pek çok rengi bulunan, gülgillerin örnek bitkisi, (Rosa).
- gülankelimeis.Far.Güller.
- gülbeşekerkelimeis.Far.Gül yaprağından yapılan macun kıvamında bir tür tatlı; gül reçeli.
- gülekelimeis.Far.Bükülmüş zülüf; kıvrılmış saç.
- gülekkelimeis.Erme.Süt, yağ, su vb. koymak için ağaçtan yapılmış büyükçe kap.
- güleşmekkelimef.bknz. güreşmek
- gülvekelimeis.Far.Fırın bacası.
- gümankelimeis.Far.Sanma; sezme; zan.
- gündoğusukelimeis.Güneşin doğduğu yön; şark; maşrık.
- günüzkelimeis.Gündüz.
- gürenkelimeis.Kızılcık.
- güvegenkelimeis.Büvelek.
- güyekelimeis.eT.Güve.
- hacilkelimesf.Ar.Utanmış.
- hakkelimeis.Ar.Adalet.
- halakkelimeis.Ar.Halkalar.
- halakakelimeis.Ar.Halka.
- halebîkelimesf.Ar.(H büyük) Halepli.
- halhalkelimeis.Ar.Kadınların ayak bileklerine taktıkları Hint geleneği kaynaklı bir tür bilezik; mengel; ayak bileziği.
- haliçkelimeis.Ar.Kanal.
- halifekelimeis.Ar.Birinden sonra yüksek bir makama geçen kimse; halef olan.
- haltakelimeis.Ar.Köpeklerin boynuna takılan halka; tasma.
- hamamkelimeis.Ar.Yıkanma yeri; yunak.