- ağılanmakkelimef.Zehirli olduğunu bilmediği bir şeyi yiyip içmek suretiyle zehirlenmek.
- aranmakkelimef.Kaybolan bir şeyi bulmak için üzerini ve çevreyi araştırmak.
- arınmakkelimef.Temizlenmek istemek; yıkanmak; yunmak; arınmak; paklanmak; bedenini yıkamak; .
- arkalanmakkelimef.Sırtını bir şeye dayamak; sırtını vermek.
- bekinmekkelimef.İnat etmek; direnmek.
- bürünmekkelimef.eT.Sarınmak, örtünmek, kaplanmak.
- çalınmakkelimef.Felç gelmek; inme inmek.
- çenetlenmekkelimef.(İki parça için) birbirine bitişmek.
- cingilmekkelimef.Takla atmak.
- çuğunmakkelimef.Bir ipe asılarak sallanmak.
- dalanmakkelimef.(Aç kalmış hayvan için) her bulduğu yiyeceğe saldırmak.
- dayanmakkelimef.eT.Bir yere kendini dayamak, yaslamak; oradan destek almak; yastanmak; istinat etmek.
- donanmakkelimef.eT.Kendi kendini giydirmek; giyinmek; süslenmek.
- durlanmakkelimef.Durulmak; berraklaşmak.
- eğilmekkelimef.eT.Eğik bir durum almak.
- eminmekkelimef.Yararlanmak; yarar sağlamak; faydalanmak.
- gangrılmakkelimef.Başı ve göğsü arkaya doğru bükmek; geriye kaykılmak.
- göllenmekkelimef.Göl hâline gelmek.
- kadanmakkelimef.Yorulup kalmak; takılıp kalmak; yapışıp kalmak.
- kamanmakkelimef.eT.Aciz kalmak; bunalmak; çaresizliğe düşmek.
- kanrılmakkelimef.Arkaya eğilmek.
- karılmakkelimef.Birçok nesne bir araya gelerek birbiri içine dağılıp karışmak; mezc olmak.
- konmakkelimef.Gelip bir yere konmak; yerleşmek. [Yüknekî]
- korunmakkelimef.Kendini zarar gelecek bir şeyden, durumdan veya tehlikeden korumak; sığınmak; sakınmak; kendini korumak.
- köymekkelimef.Yanmak; kavrulmak.
- küllenmekkelimef.(Ateş için) üzeri kül bağlamak; kül oluşmak.
- pahallanmakkelimef.Karışıklık çıkarmak; ara bozmak.
- sayaklanmakkelimef.Düzleşmek; kütleşmek; aşınmak.
- seslenmekkelimef.Uzakta bulunan birisinin dikkatini çekmek amacıyla yüksek sesle bağırmak.
- talanmakkelimef.Başa bela olmak.
- tarazlanmakkelimef.(İpekli kumaş için) iplikleri çıkıp pütürleşmek; atkısı seyrekleşmek; üzeri tel tel ipliklerle kaplanmak; iplikleri kabarmak; talazlanmak.
- tartınmakkelimef.Çekinmek; ittihaz etmek; esirgemek.
- tutunmakkelimef.(Düşmemek için) sıkıca yapışmak; elleriyle sıkıca kavramak.
- ulanmakkelimef.Ulanmak; vasıta olmak; aracılık etmek.
- yakılmakkelimef.Yakın gelmek; yaklaşmak.
- yamanmakkelimef.Kendi kendine yamamak.
- yassılmakkelimef.Yassı duruma gelmek; yassılaşmak; yassı olmak.