498 madde
- od çıkmakdeyimAteş çıkmak; alev almak.
- oda tapıcıdeyimAteşperest; Mecusî.
- odu~ yalı~ıdeyimAteşin alevi.
- oglan ağrısıdeyimDoğum sancısı.
- oglan aşıdeyimDişbudak veya çam ağaçlarından sızan ve müshil olarak kullanılan zamkımsı madde.
- oglan eylemekdeyim(Kadın için) çocuk doğurmak.
- oglanlıkdan çıkmakdeyimÇocukluk dönemini bitirip buluğ çağına girmek.
- oğrı ortağıdeyimHırsızın işbirlikçisi.
- ogul oglıdeyimOğlunun oğlu; erkek torun.
- okcıkelimeis.Ok yapıp satan; ok ustası.
- okımadın gelendeyimDavetsiz gelen.
- okımış oguldeyimEvlatlık olarak alınmış çocuk.
- oku~ nişānıdeyimOkun hedefi.
- ol aradeyimOrası; o yer.
- ol cihāndeyimAhret; öbür dünya.
- ongurgakelimeis.Omur.
- ordakelimeis.Ebe.
- orta avratdeyimOrta yaşlı kadın.
- orta bahāludeyimNe ucuz ne de pahalı; orta fiyatta olan.
- orta damardeyimBitki yapraklarının ortasında bulunan yan damarlara göre daha kalın olan damar.
- otkelimeis.İlaç olarak kullanılan ot.
- ot eylemekdeyimİlaç hazırlamak.
- ot koyacakdeyimİlaç kutusu.
- ota salmakdeyimHayvanları otlağa bırakmak.
- otakkelimeis.Oda.
- otlıkkelimeis.Otluk; ot olan yer.
- oturacak yérdeyimOturma organı; makat; kıç; kalça.
- oturdugı yérdeyimbknz. oturacak yer
- oturmakkelimef.Sakinleşmek; sükûnet bulmak; durulmak.
- ovmaçkelimeis.Ekmek ya da hamuru küçük kırıntılar hâline getirdikten sonra yağ, peynir ve yumurta ilave edilerek yapılan bir yemek.
- ovukkelimeis.Oyulmuş veya kazılmış yer; oyluk.
- oyıcıkelimeis.Oyma ustası; oymacı.
- oylukkelimeis.Bacağın kalçadan dize kadar olan kısmı; uyluk.
- oyluk dibideyimKalça.
- oyunkelimeis.eT.Eğlenmek, zevk almak amacıyla yapılan fiziksel ya da zihinsel etkinlik.
- oyuncıkelimeis.Oyun oynayan; oyuncu.
- oyuncılar ağacıdeyimOyun sopası.
- paçekelimeis.Far.Pantolon, şalvar gibi giyeceklerin dizden aşağı kısmı; paça.
- palankelimeis.Far.Çoğunlukla eşeklere vurulan kaşsız, geniş ve yumuşak eyer.
- palancıkelimeis.Palan yapan veya satan kimse; .
- palaskelimeis.Far.Eski aba; çul.
- paluzekelimesf.Far.Süzülmüş; durulmuş; arı duruma gelmiş olan.
- pamıkkelimeis.Pamuk.
- pamık çıkarıcıdeyimPamuk atmakta ve pamuğu çekirdeğinden ayırmakta kullanılan hallaç aleti; çıkrık.
- panbıkkelimeis.Pamuk.
- parekelimeis.Far.Parça; kısım.
- pars dutıcıdeyimPars yakalayarak, eğiten, besleyip büyüten kimse.
- Parscakelimeis.Farsça.
- Parslukelimeis.Farsça.
- paskelimeis.Oğz.Havadaki nemin etkisi ile demir ve demir alaşımı maddelerin yüzeyinde demir III oksit oluşmasıyla meydana gelen açık kırmızı tabaka.