1. andaçkelimeis.eT.Hatırlanmak üzere verilen eşya; yadigâr; hatıra; anmalık; bergüzar; suvenir.
  2. andekikelimezf.eT.Oradaki.
  3. andızkelimeis.eT.Akdeniz bölgesinin doğu kısımlarında yetişen, dikenli yapraklı büyük yapılı ardıç cinsi, (Juniperus drupacea).
  4. angıkelimeis.eT.Şan şöhret; ün; lakap.
  5. angıtkelimeis.eT.Kanatları kiremit renginde, ördeğe benzer bir tür kuş; angut.
  6. angoşkelimesf.eT.Ahmak; sersem.
  7. anıklamakkelimef.eT.Hazır etmek, hazır duruma getirmek.
  8. anılcacıkkelimezf.eT.Yavaşça.
  9. anızkelimeis.eT.Ekin biçildikten sonra tarlada kalan köke bitişik saplar.
  10. anmakkelimef.eT.Geçmişte olan bir olayı veya tanıdığı birini aklına getirmek; hatırlamak.
  11. anramakkelimef.eT.Haykırmak; kükremek.
  12. aralıkkelimeis.eT.İki nesne arasındaki açıklık; ara; mesafe; .
  13. ardakkelimeis.eT.Kayın, kırmızı gürgen ve kızılağaç kerestelerinin veya ağaç kaplamaların çürümeye başladıklarında oluşan lekeler.
  14. argınkelimesf.eT.Gücü tükenmiş, yorulmuş; yorgun; bitkin; bitap; zayıf.
  15. argıtkelimeis.eT.İki dağ sırası arasında kalan boğaz; geçit; bel; derbent.
  16. argunkelimezf.eT.Yavaş ve alçak sesle.
  17. arıkelimesf.eT.Temiz; pak; arık.
  18. arıkkelimesf.eT.Zayıf; cılız; sıska.
  19. arıkkelimeis.eT.Tarla, bağ bahçe sulamak veya fazla suyu tarladan uzaklaştırmak için toprak içine hendek açılarak su götürülen basit kanal; su yolu; ark; hark.
  20. arnaşmakkelimef.eT.Dokunacak, örülecek bir şeye başlamak.
  21. arpağkelimeis.eT.Eski Türk inanışında ve bugün hâlen o dine mensup Türk boylarında rastlanılan kam ve baksıların hastaları iyileştirmek için söyledikleri anlamsız…
  22. arpağcıkelimeis.eT.Eski Türklerde büyücülere verilen isim.
  23. artıkkelimesf.eT.Yenilip içilen şeyden, kullanılan, harcanan maldan geriye kalan; fazla.
  24. kelimeis.eT.Pişirilerek hazırlanan yiyecek; yemek; gıda; katık; yiyecek;yenecek şey; çorba. [Yüknekî]
  25. aşıkelimeis.eT.tarım. Daha iyi ürün veren cins elde etmek için anaç adı verilen meyve ağacı gövdesine kaynaştırılan canlı bir ağaçtan alınmış filiz, yaprak veya…
  26. asıkelimesf.eT.İri; gösterişli; gelişmiş; büyük.
  27. asıkkelimeis.eT.Faiz.
  28. aşılamakkelimef.eT.Vücutta bağışıklık sağlamak için aşı sıvısı vermek.
  29. aşmakkelimef.eT.(Erkek hayvanlar için) dişisiyle çiftleşmek.
  30. asnakkelimeis.eT.Sarp yer.
  31. avılmakkelimef.eT.Yüreği ezilmek.
  32. avkalamakkelimef.eT.Avuç dolusu almak.
  33. avkamakkelimef.eT.Avuç içine alarak ovmak; çitilemek; ovalamak.
  34. avkımakkelimef.eT.Avuç içine alarak sıkmak; ovmak; ovalamak; çitilemek.
  35. avkırmakkelimef.eT.Çalmak; aşırmak.
  36. avkmakkelimef.eT.Eli ile ovalayarak küçük parçalara bölmek; ufalamak.
  37. avkurlanmakkelimef.eT.Kırılmak.
  38. avlakkelimeis.eT.Avı bol olan yer.
  39. avurtkelimeis.eT.Ağız boşluğunun yanaklara gelen kısmı.
  40. avutmakkelimef.eT.Birinin acılarını, sıkıntılarını hafifletmek; teselli etmek, oyalamak.
  41. ayağkelimeis.eT.Lakap.
  42. ayakkelimeis.eT.İnsan ve hayvanlarda yere basmaya ve yürümeye yarayan organ.
  43. ayazkelimeis.eT.Açık, bulutsuz hava, .
  44. aydaşkelimesf.eT.Zayıf; cılız.
  45. aydeşkelimesf.eT.İğdiş.
  46. aydınkelimeis.eT.Aylı gece.
  47. ayıkelimeis.eT.Etçil olmakla beraber bal, meyve ve köklerle beslenen iri yapılı, tabanları üzerinde yürüyen, kısa kuyruklu, uzun burunlu, postu uzun tüylü, 2
  48. ayıkmakkelimef.eT.Ayılmak; kendine gelmek; uyanmak.
  49. ayırtlamakkelimef.eT.Ayırıp çıkarmak; seçmek.
  50. ayıtlamakkelimef.eT.Ayıklamak; seçmek; temizlemek.