- bağdalamakkelimef.eT.Güreşte bacaklarını, rakibinin bacaklarına sararak yere düşürmek; güreşte çelme takmak.
- çekikelimeis.eT.Kadın başörtüsü.
- cibinkelimeis.eT.Sivrisinek, karasinek, tatarcık gibi rahatsız edici uçucu böcekler.
- çoğaçkelimeis.eT.Güneş; gün ışığı.
- dilkikelimeis.eT.Tilki.
- döğünkelimeis.eT.Dağlamakla açılan yara; yakı.
- dölenmekkelimef.eT.Yatışmak; karar kılmak; huzura kavuşmak; sükûnet bulmak.
- döymekkelimef.eT.Dayanmak; tahammül etmek; katlanmak.
- düğekelimeis.eT.İki yaşındaki dişi dana; düve.
- düğmekkelimef.eT.Düğümlemek; düğüm yapmak.
- duncukmakkelimef.eT.Havasızlıktan bunalmak; nefes alamamak.
- düremekkelimef.eT.Ortaya çıkmak; meydana gelmek; türemek.
- dürüşmekkelimef.eT.Çalışmak; çabalamak; gayret etmek.
- dutmakkelimef.eT.Elle kavramak; tutmak.
- dütünkelimeis.eT.Duman.
- düvlekkelimeis.eT.Altınbaş denilen bir tür kavun.
- emcekkelimeis.eT.Meme.
- enikkelimeis.eT.Kedi köpek gibi çok memeli hayvanların yavrusu; et yiyen hayvanların yavrusu; encik. [Burhan-ı Katı’]
- eşkünkelimesf.eT.bknz. eşkin
- eyekelimeis.eT.Sahip; malik.
- eylükkelimeis.eT.İyilik.
- eyrimkelimeis.eT.Atın sırtını vurmasın diye eyerin altına konulan keçe; eyer keçesi; teğelti.
- gemekelimeis.eT.Fare.
- gengezkelimesf.eT.Kolay.
- gönelmekkelimef.eT.Yönelmek; yüzünü döndürmek; teveccüh etmek; istikamet almak.
- gözgükelimeis.eT.Ayna.
- gözüngükelimeis.eT.Ayna.
- güyekelimeis.eT.Güve.
- indikelimezf.eT.Şimdi; imdi.
- ivkelimeis.eT.Ev; bina; .
- kavıkkelimeis.eT.Sidik torbası; mesane.
- kığkelimeis.eT.Koyun, keçi ve deve pisliği; kığı.
- sasımakkelimef.eT.Çürüme dolayısıyla kokmak; çürümek; kokuşmak; tefessüh etmek; fenalaşmak.
- sekirdenkelimeis.eT.Oma kemiği; uca kemiği; pöç.
- söbekelimesf.eT.Biçimi yumurtaya benzeyen; beyzi; oval.
- sovuklukkelimeis.eT.Soğukluk.
- tekkelimee.eT.Benzetme edatı; gibi.
- toykakelimeis.eT.bknz. toyaka
- uğrukelimesf.eT.Hırsız; yol kesen.
- uğrunkelimezf.eT.Kimseye sezdirmeden; gizlice.
- utlukelimesf.eT.Utangaç; mahcup; sıkılgan.
- yacanmakkelimef.eT.Çekinmek; sakınmak; kaçınmak; imtina etmek; ihtiraz etmek.
- yahşikelimesf.eT.Pek güzel; güzel.
- yandıkkelimeis.eT.Baklagillerden, kuru ve sıcak bölgelerde yetişen, küçük sarı tohumlarından Acem kudret helvası elde edilen bir tür diken; deve dikeni, (Alhagi…
- yapçakelimezf.eT.Yavaşça; sessizce; ağırca; usulca; nezaketle.
- yasmıkkelimeis.eT.Mercimek.
- yavuklukelimesf.eT.(Kız için) nişanlı.
- yeynilmekkelimef.eT.Ağırlığı azalmak; hafiflemek; hafifleşmek.
- yorgakelimeis.eT.Biniciyi sarsmayan at yürüyüşlerinden biri; rahvana yakın bir yürüyüş biçimi; yumuşak rahvan; adi tırıs yürüyüşü.
- yüğrükkelimesf.eT.(At, deve vb. için) iyi koşan; iyi yürüyen.