1. avuçkakelimeis.eT.Başkan; reis.
  2. avurdkelimeis.eT.Söz; laf; sohbet.
  3. avurtkelimeis.eT.Ağız boşluğunun yanaklara gelen kısmı.
  4. avutmakkelimef.eT.Birinin acılarını, sıkıntılarını hafifletmek; teselli etmek, oyalamak.
  5. aykelimeünl.eT.Beklenmedik bir durum karşısında beliren şaşkınlık, ürküntü ve korkuyu ifade eder.
  6. aykelimeis.eT.Genel olarak Ay'ın Dünya etrafında bir kez dolanımına eşit, yılın on ikide biri olan zaman dilimi. .
  7. ayakelimeis.eT.Elin iç tarafta, bilek ile parmak dipleri arasında kalan içbükey yüzü; avuç içi.
  8. ayağkelimeis.eT.Lakap.
  9. ayakkelimeis.eT.İnsan ve hayvanlarda yere basmaya ve yürümeye yarayan organ.
  10. ayazkelimeis.eT.Açık, bulutsuz hava, .
  11. aydaşkelimesf.eT.Zayıf; cılız.
  12. aydeşkelimesf.eT.İğdiş.
  13. aydınkelimeis.eT.Aylı gece.
  14. ayıkelimeis.eT.Etçil olmakla beraber bal, meyve ve köklerle beslenen iri yapılı, tabanları üzerinde yürüyen, kısa kuyruklu, uzun burunlu, postu uzun tüylü, 2
  15. ayıkmakkelimef.eT.Ayılmak; kendine gelmek; uyanmak.
  16. ayırtlamakkelimef.eT.Ayırıp çıkarmak; seçmek.
  17. ayıtlamakkelimef.eT.Ayıklamak; seçmek; temizlemek.
  18. ayıtlanmakkelimef.eT.bknz. ayırtlanmak
  19. ayıtmakkelimef.eT.Ayıklamak; seçmek; temizlemek.
  20. ayrankelimeis.eT.Yoğurdun sulandırılması ile elde edilen bir içecek.
  21. ayrıkkelimesf.eT.Birbirinden ayrı duran.
  22. ayrukkelimee.eT.Başka; ayrı; diğer; gayri; maada.
  23. azkelimesf.eT.Ölçü ve derece bakımından yetersiz; çok olmayan; biraz. [Yüknekî]
  24. azgaşkelimeis.eT.Mücadele.
  25. azgaşmakkelimef.eT.Kızmak.
  26. azgıntıkelimeis.eT.Soytarı; serseri.
  27. azgışmakkelimef.eT.Kızmak.
  28. azgunkelimesf.eT.Doğru yoldan ayrılmış; baştan çıkmış; sapkın; sapık.
  29. azgunlıkkelimeis.eT.Azgınlık; taşkınlık; sapıklık.
  30. azgurışmakkelimef.eT.Birbirini doğru yoldan saptırmak; iğva etmek.
  31. azgurmakkelimef.eT.Yanlış yola götürmek; azdırmak; saptırmak; ayartmak.
  32. azıglıgkelimesf.eT.Azılı; korkunç; azı dişi belirmiş olan.
  33. azıkkelimeis.eT.Yiyecek; erzak; nevale.
  34. azılmakkelimef.eT.Yanılmak. [Yüknekî]
  35. azılukelimesf.eT.Taşkın; çılgın.
  36. azımakkelimef.eT.Baş kaldırmak.
  37. azlanmakkelimef.eT.Yanılmak; hata etmek.
  38. azvankelimeis.eT.Çalılık; çalı.
  39. babakelimeis.eT.Bir çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek; ata; cet; peder; .
  40. bacutkelimeis.eT.Testi.
  41. badırkelimeis.eT.Karın; göbek.
  42. bağkelimeis.eT.Bağlamaya yarayan ip, tel ve şerit gibi düğümlenebilir nesne.
  43. bağaltakkelimeis.eT.Hırka.
  44. bağarkelimeis.eT.Göğüs.
  45. bağarsukkelimeis.eT.Bağırsak.
  46. bağdakelimeis.eT.Bağdaş.
  47. bağdalamakkelimef.eT.Güreşte bacaklarını, rakibinin bacaklarına sararak yere düşürmek; güreşte çelme takmak.
  48. bağdaşkelimeis.eT.Ayaklarını karşılıklı uyluklarının altına alarak bir çeşit yere oturma biçimi; bağda, bağdaç, bardaç.
  49. bağdaşmakkelimeeT.Anlaşmak, kafaca denk olmak; imtizaç etmek.
  50. bağıkelimeis.eT.Büyü; efsun; sihir.