500+ madde
- erimekkelimef.eT.Isı etkisi ile sıvı duruma geçmek.
- eritmekkelimef.eT.Erimesine yol açmak; erimesini sağlamak.
- erürmekkelimef.eT.Ulaştırmak; eriştirmek.
- eselmekkelimef.eT.Esnemek; yaylanmak.
- esengimekkelimef.eT.Şiddeti azalmak; yavaşlamak.
- esirimekkelimef.eT.Kavga etmek.
- esirmekkelimef.eT.Sarhoş olmak.
- eskimekkelimef.eT.Eski duruma gelmek; yıpranmak; eski olmak.
- esnemekkelimef.eT.Hafif hafif esmek.
- esremekkelimef.eT.Sarhoş olmak.
- esrimekkelimef.eT.Herhangi bir sebeple kendinden geçmek; mest olmak.
- etlelmekkelimef.eT.Et yapılmak.
- etlemekkelimef.eT.Etlik yapmak; et yapmak.
- etmekkelimef.eT.Bir durumu ortaya çıkarmak.
- eveklemekkelimef.eT.Acele etmek; ivmek.
- evirmekkelimef.eT.Döndürmek; çevirmek.
- evismekkelimef.eT.Arpa, buğday, bulgur gibi tahılların kepeklerini ayırmak.
- evkelemekkelimef.eT.(Kadın için) salına salına yürümek.
- evsemekkelimef.eT.Evini, yurdunu özlemek.
- evsemekkelimef.eT.Tahılın içindeki yabancı maddeleri kalbur vb. içinde çalkalayarak, savurarak ayıklamak, temizlemek.
- evsimekkelimef.eT.Evselemek.
- evsmekkelimef.eT.Tahılı bir kap içinde çalkamak ve üste çıkan kaba sap ve çöplerden ibaret yabancı maddeleri atarak temizlemek; kaba temizlik yapmak.
- evtinmekkelimef.eT.Oyalanmak; bir şeyle uğraşmak.
- eydmekkelimef.eT.Konuşmak; söylemek; demek.
- eyerdmekkelimef.eT.İzlemek; takip etmek.
- eyertmekkelimef.eT.bknz. eyerdmek
- eyikmekkelimef.eT.Hastalıktan kurtulmak; iyileşmek; şifa bulmak; iyi olmak.
- eyiletmekkelimef.eT.İyileştirmek; tedavi etmek.
- eyremekkelimef.eT.bknz. eğremek
- ezmekkelimef.eT.Kazımak; sıyırmak.
- galamakkelimef.eT.Ocak yakmak; ateş yakmak.
- gebermekkelimef.eT.(Hakaret olarak) yatıp ölmek; şişmek.
- gecikmekkelimef.eT.Geç kalmak.
- geçilmekkelimef.eT.Geçmek işi yapılmak.
- geçilmekkelimef.eT.Bırakılmak; terk edilmek.
- geçinmekkelimef.eT.Yaşamak için gerekli temel ihtiyaç maddeleri ve zorunlu harcamaları karşılamak.
- geçirmekkelimef.eT.Geçme işini yaptırmak; geçmesini sağlamak.
- geçirtmekkelimef.eT.Geçirmesini sağlamak.
- geçişmekkelimef.eT.Karşılıklı olarak birbirinin içine geçmek; kesişmek; karışmak; tedahül etmek.
- geçmekkelimef.eT.Bir yerden gelip başka bir yere gitmek; geçip gitmek.
- geçmekkelimef.eT.Söz götürmek; kov vermek; gammazlamak.
- gelmekkelimef.eT.Bulunulan yere başka bir yerden ulaşmak; varmak.
- geneşmekkelimef.eT.Danışmak.
- genikmekkelimef.eT.Gevşemek.
- genimekkelimef.eT.Genişlemek.
- gerdirmekkelimef.eT.Gergin duruma getirmek.
- gerilmekkelimef.eT.Gergin duruma getirilmek; belirli bir uzama ile çekilmek; üzerinde germek işi uygulanmak.
- germekkelimef.eT.Çekerek belirli bir uzama durumunda tutmak.
- getirmekkelimef.eT.Birinin veya bir şeyin gelmesini sağlamak.
- getmekkelimef.eT.Gitmek.