1. ağı çalısıdeyimZakkum.
  2. ağı çalmakdeyimZehirlenmek.
  3. ağı çiçeğideyimZakkum.
  4. ağıcıkkelimeis.Zakkum.
  5. ağılkelimeis.eT.Koyun ve keçi sürülerinin etrafı çit çevrili gece barınağı; ağal; avul; ayil.
  6. ağıl tutmakdeyimTarlanın kenarlarını dikenli çalılarla çevirmek.
  7. ağılanmakkelimef.Zehirli olduğunu bilmediği bir şeyi yiyip içmek suretiyle zehirlenmek.
  8. ağıllamakkelimef.Sürüyü sağmak üzere ağıla kapamak.
  9. ağıllanmakkelimef.(Sürü için) toplanarak ağıla girmek.
  10. ağımkelimeis.Ayağın parmaklar ile bilek arasında kalan tümsek kısmı.
  11. ağımlıkelimesf.(Ayak için) üstü çok tümsek, ağımı fazla.
  12. ağınkelimesf.Dilsiz.
  13. ağınmakkelimef.(At ve eşek vb. için) çayırlık veya yumuşak topraklı yerlerde yatıp yuvarlanmak suretiyle sırtını kaşımak; ağnamak.
  14. ağınmakkelimef.Açlıktan ölmek.
  15. ağırkelimesf.eT.Hafif olmayan; yerinden zor oynatılan; tartı bakımından ağırlığı çok olan; battal; sakil.
  16. ağır ayakdeyimDoğumu yakın hamile kadın.
  17. ağır ayak gündeyimKutsal gün.
  18. ağır canlıdeyim(Kadın için) doğurması yakın.
  19. ağır ellideyimVurduğu zaman etkisi fazla olan.
  20. ağır enginideyimNezle.
  21. ağır gündeyimKutsal gün.
  22. ağır tabandeyimTembel; vurdumduymaz.
  23. ağır tavdeyimSürerken toprağı sabana yapışacak kadar çamur hâlinde olan tav.
  24. ağırlıkkelimeis.Yerçekiminin bir cisim üzerindeki etkisi.
  25. ağırlık bitirmekdeyimDüğünden önce kız ve oğlan tarafı bir araya gelerek yapılacak işleri görüşmek, karara bağlamak.
  26. ağırrakkelimesf.Az ağır; ağır sayılabilecek; ağırca.
  27. ağırsakkelimesf.Ağır davranan; yavaş giden.
  28. ağırsakkelimeis.Koyunların doğurmaya yakın şişen memesi.
  29. ağırsamakkelimef.Birine istemediğini belli edecek şekilde soğuk davranmak.
  30. ağırsınmakkelimef.Bir işi ağır bulmak; ağır saymak.
  31. ağısını almakdeyimAcısını gidermek; sızısını dindirmek.
  32. ağıştırmakkelimef.Üstü kapalı anlatmak; ima etmek.
  33. ağıtkelimeis.İki tarlayı birbirinden ayıran set; an.
  34. ağıtkelimeis.Bir tür ördek; angıt.
  35. ağıt etmekdeyimBir ölüm dolayısıyla sürekli ağlamak.
  36. ağıt yitirmekdeyimAcıklı bir olayı ağlaya ağlaya anmak.
  37. ağıtçıkelimeis.Ölen kişinin ardından ağıt yakan ve bu yolda para kazanan kimse; ağlayıcı; yasçı; sağucu.
  38. ağıtlamakkelimef.El kol ve vücut hareketleri ile karşısındakini sakındırmak.
  39. ağıtmakkelimef.Ölen kişinin iyiliklerini sayıp dökmek.
  40. ağıtmakkelimef.Hiç görmediği ve bilmediği bir çevrede şaşkınlıktan ve yol bilmezlikten dolayı kendinden geçmiş gibi çevreye bakınmak; hayranlıkla seyretmek.
  41. ağızkelimeis.eT.Vücudun baş kısmının ön alt tarafında bulunan sindirim sisteminin başlangıcı, tat alma, nefes alıp verme ve konuşma gibi fonksiyonları yerine getiren…
  42. ağız ağza vermekdeyimBirbirine yakın durup gizli gizli konuşmak.
  43. ağız avlamakdeyimBirinin bir konuda ne düşündüğünü öğrenmek; ağız aramak.
  44. ağız ayırmakdeyimAptal aptal bakmak.
  45. ağız bağıdeyimÇuval ağzını bağlamakta kullanılan ip veya sicim.
  46. ağız dabıştısıdeyimKonuşma biçimi; anlatım tarzı.
  47. ağız dadıdeyimBıkkınlık; usanç.
  48. ağız dağıtmakdeyimAğzına geleni söylemek; küfretmek; ağız bozmak.
  49. ağız davıştısıdeyimKonuşma biçimi; anlatım tarzı.
  50. ağız eğmekdeyimBir kişinin sözlerini alaylı biçimde söylemek.