500+ madde
- deyülmekkelimef.Denilmek.
- dıkılmakkelimef.Bir şeyin içine girmek; dolmak; sokulmak.
- dıllanmakkelimef.Asılmak.
- dınılmakkelimef.(Sıkıntı vb. den) kurtulunmak.
- dırmaçlanmakkelimef.(Yük için) sırta sıkıca bağlanmak.
- dışlanmakkelimef.Dışarıda bırakılmak; yadsınmak.
- didiklenmekkelimef.Çekiştirilerek veya örselenerek parçalanmak.
- didilmekkelimef.Ditilmek; didik didik edilmek; parça parça olmak.
- dikilmekkelimef.eT.Dikmek eylemi yapılmak.
- diklinmekkelimef.Dikilmek.
- dilimlenmekkelimef.Dilimlere bölünmek; dilimlere ayrılmak.
- dilinmekkelimef.eT.Dilim hâline getirilmek; dilmek eylemi uygulanmak.
- dillenmekkelimef.Uygun görülmeyen birtakım davranışları dolayısıyla dile düşmek; hakkında dedikodu yapılmak.
- dinamitlenmekkelimef.Dinamit patlatılmak suretiyle tahribe uğramak.
- dingirlenmekkelimef.(Yuvarlak nesne için) yuvarlanmak; tekerlenmek.
- dinlenmekkelimef.Konuşmaları ve yaptığı işler dolayısıyla çıkan sesler başkası tarafından dinlemeye alınmak.
- dipçiklenmekkelimef.Dipçikle vurulmak.
- dirçilmekkelimef.(Kumaş için) eskiyip iplikleri çıkmak.
- direlmekkelimef.eT.Desteklenmek; dimdik ayakta tutulmak.
- dirildirinilmekkelimef.Diriltilmek.
- dirilmekkelimef.eT.Toplanmak; derilmek.
- dişelmekkelimef.Dişenmek; keskinletilmek.
- dişenmekkelimef.Dişemek işi yapılmak.
- dişlenmekkelimef.Dişli hâle getirilmek.
- diyülmekkelimef.Denilmek.
- dizilmekkelimef.eT.Dizili duruma getirilmek.
- dizirlenmekkelimef.Dizilmek.
- dizlinmekkelimef.Dizilmek.
- dogralmakkelimef.Doğranmak.
- doğranmakkelimef.Kesilerek parçalara ayrılmak.
- doğrulanmakkelimef.Doğruluğu kabul edilmek.
- doğrulmakkelimef.eT.(Eğik bir şey için) düz duruma gelmek; düzelmek.
- dokılmakkelimef.bknz. tokılmak
- dokıtılmakkelimef.bknz. tokıtılmak
- dokunmakkelimef.(Kumaş, halı, kilim vb. için) dokumak eylemi yapılmak; tezgâhta üretilmek.
- dokunulmakkelimef.Dokunma eylemi yapılmak; temas edilmek; değilmek.
- dolandırılmakkelimef.Dolaştırılmak, gezdirilmek.
- dolandırılmakkelimef.Kandırılarak elinden parası veya malı alınmak.
- dolanılmakkelimef.Dolanmak eylemi yapılmak; dolaşılmak.
- dolanmakkelimef.eT.Dolama eylemi yapılmak.
- dolanmakkelimef.Aldatılmak; kandırılmak; dolandırılmak.
- dolaşılmakkelimef.Dolaşmak eylemi yapılmak.
- doldurulmakkelimef.Dolu hâle getirilmek.
- dondurulmakkelimef.Dondurma eylemi yapılmak.
- dosyalanmakkelimef.Dosya içine yerleştirilmek; dosyaya konulmak.
- doşanmakkelimef.Kösteklenmek; duşaklanmak.
- doyulmakkelimef.Açlık giderilmek; tokluk sağlanmak.
- doyurulmakkelimef.Açlığı giderilmek.
- dögilmekkelimef.Dövülmek.
- döğnenmekkelimef.Dövülmek.