500+ madde
- biçimlenmekkelimef.Bir nesne, belirli bir şekil kazanmak; şekillenmek.
- biçimsizleşmekkelimef.Biçimsiz duruma gelmek.
- biçinmekkelimef.Kendisine elbise yapılmak üzere kumaş kestirmek; elbise kestirmek.
- bilenmekkelimef.Her yanı bulaşmak.
- bilezüklenmekkelimef.Bilezik takınmak.
- bilgilenmekkelimef.Bir konuda bilgi sahibi olmak; öğrenmek.
- biliklenmekkelimef.Sadağını takınmak; silahını kuşanmak; silahlanmak.
- bilimsinmekkelimef.Bilir görünmek.
- bilinçlenmekkelimef.Bilinçli duruma gelmek; kendini bilmek.
- bilirlenmekkelimef.Bilirim iddiasında bulunmak; işgüzarlık etmek; ahkâm kesmek; bilgiçlik taslamak.
- billenmekkelimef.Yığılmak; toplanmak; birikmek.
- bilmezlenmekkelimef.Bildiği tanıdığı halde bilmiyormuş, tanımıyormuş gibi davranmak; aldırmamak; oralı olmamak; tecahül etmek; bilmez görünmek; bilmezden gelmek.
- birükmekkelimef.Birleşmek; bir araya gelmek.
- bitinmekkelimef.Yazılmak; yazınmak; kendisi için başkasının yardımı olmadan yazmak.
- bitişmekkelimef.İkrar etmek.
- bitlenmekkelimef.Vücudunda bit üremek.
- bitlenmekkelimef.Kendi bitlerini kırmak; bitlerini ayıklamak.
- Bizenmekkelimef.Bezenmek; süslenmek.
- bogınmakkelimef.Kendi kendini boğmak.
- bogmaklalmakkelimef.Düğmelenmek; gömleğini iliklemek.
- bogmaklanmakkelimef.Boğmak takınmak; gerdanlık takınmak.
- bogunmakkelimef.Boğulmak.
- boğazlaşmakkelimef.Boğaz haline gelmek.
- boğumlanmakkelimef.Boğum meydana getirmek;boğum boğum olmak.
- boklanmakkelimef.kaba.Kötü bir duruma gelmek.
- boklaşmakkelimef.kaba. Kötü bir duruma girmek.
- bokuklanmakkelimef.Tomurcuklanmak.
- bokunmakkelimef.(Diz vb. için) bükmek; kıvırmak.
- bollaşmakkelimef.Genişlemek ve bol duruma gelmek.
- boluşmakkelimef.Birinden yana çıkmak.
- boncuklanmakkelimef.(Göz yaşı, çiy taneleri, ter ve ağaçlardan sızan öz sular için) boncuk biçiminde, tane tane, yuvarlak damlacıklar oluşmak.
- bonçuklanmakkelimef.Boncuk sahibi olmak.
- boşanmakkelimef.eT.Kendini bir yerden kurtarmak; kurtulmak; serbest olmak; hür olmak; başına buyruk olmak.
- boşanmakkelimef.(Karı koca için) mahkeme kararı ile evlilik birliğini bitirmek; ayrılmak; ayağının bağını çözmek; ev bozmak; yuvasını yıkmak.
- boşgunmakkelimef.Öğrenmek; okumak.
- boşgutlanmakkelimef.Çırak sahibi olmak; çıraklanmak; çırak edinmek. [DTL]
- boşlunmakkelimef.(Kadın için) doğum yapmak; doğurmak.
- boşunmakkelimef.Boşanmak; serbest olmak; azat olmak; kurtulmak; serbest kalmak.
- boyanmakkelimef.Erişmek; ulaşmak; uzanmak.
- boyanmakkelimef.Kendi kendini boyamak.
- boylanmakkelimef.Boyu uzamak; boy atmak; gelişmek; büyümek.
- boyutlanmakkelimef.(Soyut bir kavram) nitelik, durum ve kapsam bakımından yeni özellikler kazanmak.
- bozalanmakkelimef.Nemlenmek.
- böbürlenmekkelimef.Far.Kendini beğenmek; övünerek kabarmak; kurumlanmak; kibirlenmek.
- böceklenmekkelimef.İçinde veya üstünde böcek üremiş olmak; bitlenmek.
- böcelenmekkelimef.Sersemleşmek.
- böglünmekkelimef.(Yürümekte olan askerî birlik ya da akarsu için) durgunlaşmak; önü kapanmak; büğenmek; birikmek; toplanmak.
- bögölenmekkelimef.bknz. bögülenmek
- bögünmekkelimeDerin düşünmek.
- böğeleklenmekkelimef.Büveleğe tutulmak.