1. a'ikakelimeis.Ar.Engel.
  2. a'vezkelimeis.Ar.Anlaşılması güç şiir.
  3. abakelimeis.Ar.Yünden dövülerek yapılan cüppe, hırka, potur, çakşır, kalçın ve terlik yapımında kullanılan kaba ve kalın kumaş; çuha; kepenek; barak; çul; keçe;…
  4. abanikelimeis.Ar.Krem rengi pamuklu dokuma üzerine turuncu ipekle kasnakta işlenmiş kumaş.
  5. abanozkelimeis.Yun.Hindistan’da yetişen sert, siyah ve ağır keresteli bir ağaç (Diospyros ebenum).
  6. abıhayatkelimeis.Far.Hayat suyu; dirilik suyu; bengi su; mengü suyu; .
  7. abonelikkelimeis.Abone olma hâli; sürdürümcülük.
  8. abukkelimeis.Avurdu şişirip parmakla vurarak çıkarılan ses.
  9. açanikelimeis.Sansk.Soy; ırk.
  10. acelekelimeis.Ar.Bir şeyi yapmak veya bitirmek için çabuklanma; çabukluk; sabırsızlık; ivme; ivedi; tez; hemen.
  11. acelecikelimeis.Bir işi yapmakta çabukluk gösteren, sabırsız.
  12. acepkelimezf.Ar.Acaba (soru). «Acep geldi mi?»
  13. açıklayıcıkelimeAçıklamaya yarayan; aydınlatıcı. «Bu aracın el kitabında yeteri kadar açıklayıcı bilgi yok.»
  14. açılmadıcakkelimezf.Açılmadıkça.
  15. acinkelimeis.Ar.Hamur ya da macun hâline getirme; yoğurma.
  16. açmazkelimeis.Kararsız ve çaresiz durum; çıkmaz.
  17. adamlıkkelimeis.İnsana yakışır hâl ve hareket. «Bırak, adamlık sende kalsın.»
  18. adamsızkelimeis.Yardımcısız, hizmetçisiz.
  19. addınkelimezf.Diğer; başka; başkası.
  20. adutkelimeis.Avuç.
  21. aerodinamikkelimeis.Fr.Gazlar, özellikle hava içinde hareket eden cisimlere etki eden kuvvetleri ve etkilerini inceleyen bilim dalı.
  22. afetzedekelimesf.Ar.Afete uğramış; bir afet olayından zarar görmüş olan kimse.
  23. afskelimeis.Ar.Mazı.
  24. aftabkelimeis.Far.Güneş.
  25. āftāb-gerdîşkelimeYeryüzü.
  26. ağaçkelimeis.Boyu oldukça yüksek, dalları ve gövdesi ile geniş alan kaplayan uzun yıllar yaşayan odunsu bitki.
  27. ağdıkkelimeis.Eksiklik; hata; kusur.
  28. agırlıkkelimeis.İkram; ağırlayış.
  29. ağnakkelimeis.Hayvanların yatıp yuvarlanarak sırtlarını kaşıdıkları ve parazitleri döktükleri yumuşak topraklı veya çayırlık yer.
  30. agrıkkelimeis.Hasta; hastalık.
  31. agrukkelimeis.Yük; ağırlık; pılı pırtı; yol eşyası.
  32. ağserkelimeis.Ar.Boz ve esmer renkli, kaba tüylü kilim veya aba.
  33. ahbapkelimeis.Ar.(Türkçede teklik olarak kullanılır.) Bildik; tanıdık; dost; arkadaş.
  34. ahenkelimeis.Far.Demir.
  35. ahilikkelimeis.On beş ve on altıncı yüzyıllarda, esnaf ve sanatkârların kendi aralarında kurumlaşarak oluşturdukları bir sosyal güvenlik örgütü.
  36. ahlakçıkelimeis.Ahlaki konuları ve ahlaki değerleri ele alıp inceleyerek elde ettiği bulgulardan bir senteze varan filozof; ahlakiyun.
  37. ahriyankelimeis.Yun.Doğu Karadeniz bölgesi halkının Kızılbaşlara verdiği ad.
  38. ahşapkelimeis.Ar.Kereste, tahta, ağaç.
  39. ahsarkelimeis.Ar.En kısa; pek kısa; daha kısa.
  40. ahyalkelimeis.Ar.At sürüleri.
  41. ailelikkelimeis.Aile olma durumu.
  42. ajirkelimeis.Far.Su çukuru; havuz; göl.
  43. akajukelimeis.Port.Tropikal iklim kuşağında yetişen meyvesi yenilebilen, kızıl kahve renkli kerestesinden mobilyacılıkta yararlanılan orman ağacı; maun.
  44. akakkelimeis.Eğimi çok akarsu yatağı; mecra; yatak.
  45. akarsukelimeis.Belirli bir yatak içinde akan çay, dere, ırmak ile yeraltında akan bütün sular; ırmak; nehir; çay; dere.
  46. akirekelimeis.Ar.Şarkı söyleyen, bir şey okuyan ya da ağlayan kimsenin sesi.
  47. akitinkelimeAr.Çete reisleri; Bedeviler.
  48. akıtmakelimeis.Akıtmak işi.
  49. aklankelimeis.Dağ sıralarının iki yandaki eğimli yüzeyleri; vadinin iki yanındaki eğimli arazi; yamaç; mail.
  50. akşamcıkelimeis.Her akşam alkollü içki içmeyi alışkanlık edinmiş kimse.