500+ madde
- abanozkelimeis.Yun.Hindistan’da yetişen sert, siyah ve ağır keresteli bir ağaç (Diospyros ebenum).
- abazankelimeis.Çing.Uzun süre cinsel ilişkide bulunmadığı için şiddetli bir arzu içinde bulunan erkek.
- abecikelimesf.Aptal.
- açmazkelimeis.Kararsız ve çaresiz durum; çıkmaz.
- acurkelimeis.Ar.Kabakgillerden hıyara benzer bir çeşit sebze; (Cucumis flexuosus).
- adadiyozkelimesf.Yun.Kabadayı kıyafetinde; kopuk kılıklı.
- afçıkelimeis.Genel af çıkma olasılığını düşünerek suç işleyen kimse.
- afikelimeis.Yun.Gösteriş; çalım; caka.
- afilikelimesf.Afisi olan; afi ile yapılan; fiyakalı; gösterişli.
- afişkelimeis.Fr.Herkesin görebileceği bir duvara veya ilan yerlerine yapıştırılan özel olarak hazırlanmış resimli veya sadece yazılı duyuru kâğıtları.
- aforozkelimeis.Yun.Yahudilik ve Hıristiyanlıkta dinî kurallara uymayanlara verilen topluluk dışında bırakma cezası.
- aftoskelimeis.Yun.Bir erkeğin evlilik dışı ilişki kurup gönül eğlendirdiği kadın; metres; oynaş; nikâhsız karı; kapatma.
- aganigikelimeis.Ar.Sevişme; cinsel ilişki.
- ahçikkelimeis.Erme.Ermeni kızı.
- ahlatkelimeis.Yun.Kırsal alanlarda yetişen, gülgillerden yaban armudu (Pirus eleagrifolia) ve bunun küçük meyveleri.
- ahtapotkelimeis.Yun.Kafadan bacaklılardan, eşit uzunlukta sekiz kolu bulunan deniz canlısı; kalamar; mürekkep balığı; supya. (Octopus vulgaris)
- akıtmakelimeis.Akıtmak işi.
- akmakkelimef.eT.(Sıvı gibi molekülleri veya tanecikleri kolayca yer değiştiren maddeler için) bir yerden daha aşağıda bulunan başka bir yere doğru gitmek.
- akozlamakkelimef.Yun.Bir şeyi birine gizlice söylemek; kimse duymadan anlatmak.
- akrepkelimeis.Ar.Taş altlarında, duvar diplerinde, kurak topraklarda yaşayan; baş ve gövdesi tek, vücudunun en ucunda zehirli bir iğnesi bulunan; yeni ölmüş veya…
- aksesuarkelimeis.Fr.Yan ögeler; ıvırzıvır.
- alabandakelimeis.İt.Gemilerin borda kaplamalarının içte kalan kısmı.
- alafortanfonikelimeis.alay. Adının söylenmesi zor ve karmaşık şey.
- alatkelimeis.Ar.Bir işi yaparken kullanılan araçlar; aletler.
- alaverekelimeis.İt.Elden ele geçiş; alışveriş.
- alengirlikelimesf.Ar.Gösterişli, fiyakalı, dalavereli.
- alfonskelimeis.Fr.Muhabbet tellalı; fahişe dostu; pezevenk.
- algarinakelimeis.İt.Gemilere ağır yük koymak veya batık gemileri çıkarmakta kullanılan, kendi motoru ile hareket eden saç tekneli duba.
- alıcıkelimeis.Bir malı para karşılığında almak isteyen veya alan kişi; müşteri.
- alıkmakkelimef.Alçalmak.
- alızlamakkelimef.Cılız taneleri samandan ayırmak için savurmak.
- ampulkelimeis.Lat.Üzerinden akım geçince akkor hâline gelerek ışık veren telleri kuşatan havası alınmış cam.
- anaforkelimeis.Yun.Düzgün harekette devam ederken bir engelle karşılaşan hava ve su akımının ortası çukurlaşarak meydana getirdiği dönme; girdap.
- anaforcukelimeis.Başkalarının yanında beslenen; çalışmadan, emek harcamadan, bedavadan ve çalıp çırpma ile kazanç sağlayan kişi; bedavacı; beleşçi.
- anaforculukkelimeis.Anaforcu olma durumu.
- anaforlamakelimeis.Emek vermeden, bedavadan, çalışmadan bir şeyi kazanma.
- anahtarkelimeis.Yun.Bir kilidi açmaya yarayan, ucu dişli çeşitli biçimlerde yapılmış metal araç.
- anahtarcıkelimeis.Anahtar yapımı ve satımı işini meslek edinmiş kişi.
- ançizlemekkelimef.Uzaklaşmak; savuşmak.
- andavalkelimeis.Aptal, bön, görgüsü kıt kimse; beceriksiz.
- andavallıkelimeis.Aptal, bön, görgüsü kıt kimse.
- andelibkelimeis.Ar.Bülbül.
- anderkelimeis.Erme.Cinsel organ.
- andonkelimeis.Yun.Kadınlara hakaret için söylenen söz.
- anırmakkelimef.(Eşek için) yüksek ses çıkarmak.
- anlamakkelimef.eT.Akıl ve zekâ yardımı ile bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret edildiğini kavramak; bilmek; algılamak; derk etmek.
- anoşkelimeünl.“Sevgilim, dostum” anlamında seslenme sözü.
- antenkelimeis.Lat.Bir vericinin ürettiği radyoelektrik dalgalarını yaymaya yarayan veya bu şekilde yayılan radyoelektrik dalgalarını toplayarak alıcıya taşıyan…
- antifrizkelimeis.İng.Donmazlık.
- antikakelimesf.İt.Eskiden kalma, tarihî değeri olan.