500+ madde
- abadankelimezf.Far.(Konuşma için) mesnetsiz; dayanaksız; asılsız.
- abadankelimezf.Ansızın; habersiz; birdenbire.
- abadanikelimeis.Far.Bayındırlıklar; mamurluklar; şenlikler.
- abadikelimeis.Far.Bayındırlık; mamurluk; şenlik.
- abaftkelimeis.Far.Çok sağlam ve sık dokunmuş bir tür kalın kumaş.
- abagakelimeis.Moğ.Babanın ağabeyi; babanın küçük kardeşi; amca.
- abahankelimesf.Tembel; uyuşuk.
- abajurkelimeis.Fr.Lamba ışığının göze doğrudan gelmemesi için üzerine geçirilen buzlu cam, kâğıt gibi maddelerden yapılmış huni biçimindeki örtü.
- abajurcukelimeis.Abajur üreten, satan kişi.
- abakkelimeis.Çocuk oyunlarında sayı; kama; gol.
- abakkelimeis.Put; suret; heykel.
- abakkelimeis.Koku kutusu.
- abakkelimeis.Lat.bknz. abakus
- abakıkelimeis.Bostan korkuluğu.
- abakuskelimeis.Yun.Eski Yunan mimarisinde Dor üslûbu sütunların üzerindeki kare şeklinde, profili yayvan çanak biçimli başlıklar.
- abaküskelimeis.Yun.Dörtgen bir çerçeve içine onarlı sıralar hâlinde dizili sayı boncukları.
- abalkelimeis.Ar.Develer.
- abalakkelimesf.Tombul; şişman; etli.
- abalamakkelimef.Yeni elbise giydirip kuşatmak.
- abalamakkelimef.(Çocuk için) emeklemek; arada sırada yürümeye çalışmak; ilk adımlarını atmaya başlamak.
- abalamakkelimef.Korkmak.
- abalanmakkelimef.Birinin üzerine çullanmak; abanmak.
- abalıkelimeünl.Bir şeyi azımsama sırasında söylenir.
- abalıkelimesf.Aba sahibi, aba giyen.
- abamkelimezf.Şimdi.
- abamkelimeis.Far.Kule.
- abamakkelimef.(Çirkin ve kusurlu bir kız için) birini kandırarak o kız ile evlendirmek.
- abamukelimesf.Daimi; ebedî; ölmez; mengü; bengü; sonsuz.
- abamulugkelimesf.Daimi olan; ebedî; bengü; ölmez.
- abankelimeis.Far.İran takviminde Güneş yılının sekizinci ayına verilen ad.
- ābān-gâhkelimeGüneş yılının onuncu günü.
- abanakelimeis.Far.Suyu bol memleket.
- abanakelimesf.Yun.Bedava.
- abandırmakelimeis.Abandırmak işi.
- abandırmakkelimef.Birinin abanma işini yapmasını sağlamak.
- abandonekelimeis.Fr.Boksta taraflardan birinin dövüşemeyecek duruma gelip maçı terk etmesi.
- abangkelimee.Şart edatı; şayet; eğer.
- abangeskelimesf.Yun.Beceriksiz; akılsız; aklı kıt.
- abanikelimeis.Ar.Krem rengi pamuklu dokuma üzerine turuncu ipekle kasnakta işlenmiş kumaş.
- abanlamakkelimef.Yürürken adımlarını uzun atmak; geniş adımlarla yürümek; arşınlamak.
- abanlanmakkelimef.Ar.Tanışmak; arkadaşlık, dostluk kurmak.
- abanmakelimeis.Abanmak fiili ve durumu; ardılma.
- abanmakkelimef.Bir şeyin üzerine kapanmak, gövdesinin büyük bir bölümü ile üzerini kaplamak; çullanmak; dayanmak; istinat etmek; yaslanmak; yastanmak; yumulmak.
- abannamakkelimef.Abanlamak.
- abanozkelimeis.Yun.Hindistan’da yetişen sert, siyah ve ağır keresteli bir ağaç (Diospyros ebenum).
- abanozgillerkelimeis.Sıcak ülkelerde yetişen 350 kadar türü bulunan kerestesi sert ve siyah ağaççıklar familyası, (Diospyraceae).
- abanozlaşmakelimeis.Abanozlaşmak işi.
- abanozlaşmakkelimef.(Kereste için) uzun süre suda bırakıldığında sertleşmek ve siyahlaşmak.
- abansızkelimesf.Davranışları kaba, özensiz olan.
- abansızkelimezf.Ansızın; birdenbire; apansız.