500+ madde
- başsızkelimesf.Başı olmayan.
- baştankarakelimeis.Geminin baş tarafından karaya oturması.
- batakkelimeis.Üzerine basıldığı zaman çöken çamurlaşmış toprak.
- batakhanekelimeis.Gelen müşterileri çeşitli usullerle aldatan, zor durumda bırakan, geçimini kumar, dolandırıcılık gibi uygun olmayan yollardan kazananların bulunduğu…
- batınkelimeis.Ar.Karın.
- batınkelimeis.Ar.İçte, gizli olan.
- batmakkelimef.Bir sıvının veya yumuşak bir maddenin içine girmek; gömülmek.
- bayatkelimesf.Eski.
- bayatlamakkelimef.(Yiyecekler) zaman geçmekle tazeliğini kaybetmek, kurumak, bozulmak.
- bayılmakelimeis.Baygın duruma gelme.
- bayılmakkelimef.Telaşa düşmek; endişe etmek; üzülmek.
- baykuşkelimeis.Geceleri kemirgenleri avlayarak tarıma büyük ölçüde yararlı, kulak yerine tepesinde iki sorgucu bulunan bir gece yırtıcı kuşu; kukumav, (Asio otus)
- bayrakkelimeis.eT.Bir milletin kendine sembol olarak seçtiği işaret ve renklerden meydana gelmiş, bir gönderin ucuna takılı, toplumun birleşme sembolü olarak…
- bayramkelimeis.eT.Özel eğlence ve tören düzenlenerek kutlanan dinî ve millî önemi olan gün.
- bazkelimeis.Fr.Temel; esas.
- bāz-hastkelimeDirilme; ayaklanma.
- bebekkelimeis.Meme emen küçük çocuk.
- beberuhikelimeis.Sevimsiz, budala ve kısa boylu erkek.
- becermekkelimef.Güç bir işi, yolunu bularak başarı ile bitirmek.
- behem-ber-āmdenkelimeToplanmak; birikmek.
- bekâretkelimeis.Ar.Hiç cinsel ilişkide bulunmamış kimsenin durumu; erdenlik, kızlık, bakirelik.
- bekilemekkelimef.eT.(Kapı, pencere vb. için) sürgülemek.
- belkelimeis.Ar.Yutma.
- belagatkelimeis.Ar.Etki gücü; tesirlilik.
- belgekelimeis.eT.Bir gerçeği aydınlatmak veya bir hak iddia etmek için kullanılabilecek yazılı bilgi, fotoğraf, resim vb. şeyler; vesika; doküman, (1935).
- benimsemekkelimef.Bir şeyi kendine mal etmek, sahiplenmek.
- benzetmekkelimef.Benzer duruma getirmek.
- berhavakelimesf.Far.Havaya atılmış; uçurulmuş.
- berkeşidekelimesf.Far.(Silah için) çekilmiş; kınından çıkarılmış.
- berrakkelimesf.Ar.Çok parlak.
- berrüstekelimeis.Far.Dalları yerde sürünen bitkiler.
- berzahkelimeis.Ar.İki şey arasındaki uzaklık; mesafe.
- besinkelimeis.Beslenmeye ve sindirilmeye elverişli her türlü yiyecek, içecek; azık; gıda, (1935).
- beslenmekkelimef.Kendini beslemek.
- beşaretkelimeis.Ar.İyi haber; müjde.
- beşikkelimeis.Süt çocuklarını yatırmaya ve sallayarak uyutmaya yarar küçük yatak; .
- betonlaşmakkelimef.(Dökülen beton harcı için) donup sertleşmek; beton hâline gelmek.
- beyazkelimesf.Ar.Gün ışığının tayfındaki bütün renklerin karışımı ile meydana gelmiş ve örneği süt ile karda görülen renk; ak.
- beyinkelimeis.Kafatasının içinde iki yarım küre halinde yer alan sinir dokusundan meydana gelmiş duyum ve bilinç merkezlerinin bulunduğu organ; dimağ.
- beyinlikelimesf.Beyni olan.
- beyinsizkelimesf.Beyni olmayan.
- beyzadekelimeis.T.Bey oğlu.
- beyzetü'l-akrkelimeKısırlık yumurtası.
- bezirkelimeis.Ar.Ekilmek üzere ayrılmış bitki tanesi; tohum.
- bezirgânkelimeis.Far.Tüccar; esnaf.
- bezirgânlıkkelimeis.Bezirgânın yaptığı iş ve meslek.
- bıkmakkelimef.eT.Tekrarlanan şeyler yüzünden insanın doygunluğa ve yorgunluğa ulaşması sonucu istemezlik durumu ortaya çıkmak.
- bıngıldakkelimeis.Çocuklarda kafatası kemikleşmeden önce kemiklerin birleşme yerlerinde görülen kıkırdak yapılı alanlar.
- bicadkelimeis.Ar.Saman çöpünü kehribar gibi kendisine çeken kırmızı bir taş.
- biçmekkelimef.eT.Herhangi bir nesneyi istenilen özellikte kesmek; . [Yüknekî]