500+ madde
- antinkelimeis.Arka kapı.
- antinlemekkelimef.Birisini soymak.
- anzarotkelimeis.Far.Sıcak ülkelerde yetişen kitre elde edilen sarı çiçekli, dikenli çok yıllık bir bitki; geven, (Astragalus sarcocolla).
- apazkelimeis.Avuç.
- apazlamakkelimef.Avuçlamak; avcunu doldurmak; avuç dolusu almak.
- apikokelimeis.İt.Geminin demirinin zincir boşluğunu alarak demir almaya hazır olduğu an.
- arakkelimeis.Çing.Çalıntı mal.
- arakçıkelimesf.Hırsız.
- arakçılıkkelimeis.Hırsızlık.
- araklamakkelimef.Çing.Bir şeyi haber vermeden almak; aşırmak; çalmak.
- aralanmakkelimef.Aralıklı hâle getirilmek; seyrekleştirilmek; aralamak işine uğramak.
- Arapkelimeöz. is.Ar.Arabistan halkından veya bunların soyundan olan kimse; Fellah; Mağribî; Urban.
- arkacıkelimeis.mec. Arka çıkan; koruyucu; taraftar; yardımcı.
- armakelimeis.Lat.Paylama; azar.
- armalıkelimesf.Arması bulunan; belli bir işareti olan.
- armalıkelimesf.(Söz için) lastikli.
- armatörkelimeis.Fr.Ticaret gemisi sahibi.
- armutkelimeis.Gülgillerden ılıman bölgelerde yetişen beyaz çiçekli, basit, düz veya düzensiz dişli yapraklı, damla görünümünde ortası beş bölmeli ince kabuklu,…
- arpakelimeis.Buğdaygillerden taneleri ekmek ve bira yapımında, çoğunlukla hayvan yemi olarak kullanılan, buğdaya göre daha erken gelişen ve olgunlaşan kılçıklı…
- arpacıkelimeis.Yun.Göz göre göre çanta, cüzdan gibi eşyaları kapıp kaçan hırsız; kapkaççı.
- arpacılıkkelimeYun.Göz göre göre yapılan hırsızlık; kapkaççılık.
- arpalamakkelimef.Arpa vermek.
- arpalıkkelimeis.Arpa ekilen tarla.
- arşınkelimeis.eT.Orta parmak ucundan dirseğe kadar olan uzaklığı esas alan eski uzunluk ölçüsü birimi, yaklaşık 68 cm’dir.
- arşivkelimeis.Yun.Evrak saklanan yer.
- artemakelimeis.(Bu ürünün "Aç kapa, aç kapa, Artema!" sloganlı reklamından) başkaları ile birlikte iken tesettüre uyup örtünen, bu ortamın dışında ise dilediği gibi…
- artistkelimeis.Fr.Güzel sanatlardan birini meslek edinmiş kimse; sanatçı; sanatkâr.
- artistlikkelimeis.Artistin yaptığı iş.
- asfaltkelimeis.Yun.Katı kahverengi-siyah, 1’e yakın yoğunlukta, 50 ile 100 °C arasında yumuşayan, petrol eterinde erimeyen, ancak karbon sülfürde eriyen bir madde;…
- asfalyakelimeis.Yun.Elektrik sigortası.
- asılmakkelimef.Bir şeyi tutup çekmek.
- asılmakkelimef.Yakın arkadaşlık kurmak için bir kadına, kıza isteğini sözle, davranışla belli etmek; yanaşmak.
- asıntıkelimeis.Bir işi geciktirme; tavik.
- askerkelimeis.Ar.Yurt savunması için devlet tarafından yetiştirilip donatılan bütün subay, astsubay, er ve erbaşlarla askerî memur ve öğrenciler; çeri; leşker; cünd.
- askıkelimeis.Bir nesneyi asmağa mahsus yapılmış araç; askılık.
- askıcıkelimeis.Askı yapan veya satan kimse.
- asmakkelimef.Bir nesneyi bir yere aşağı doğru sarkacak biçimde takmak, bağlamak.
- aspirinkelimeis.Alm.org.-kim. Ağrı kesici ve ateş düşürücü olarak kullanılan ve salisilik asidin asetillenmesiyle elde edilen asetilsalisilik asit: CH3-CO-O-C6H4-CO2H
- assolistkelimeis.Fr.Bir gazinoda en son şarkı söyleyen sanatçı.
- astarkelimeis.Far.Cinsel ilişki; cima.
- astikkelimesf.Erme.Pezevenk; muhabbet tellalı..
- aşıramentokelimeis.Hırsızlık, çalma, aşırma.
- aşırılmakkelimef.Üzerinden geçirilmek.
- aşırmakelimeis. sf.Aşırmak suretiyle yapılan; aşırtma.
- aşırmakkelimef.Bir nesneyi yüksek bir şeyin üstünden öte yana geçirmek.
- aşırmasyonkelimeis.Çalma, hırsızlık.
- aşırtmakkelimef.Bir şeyi yüksek bir yerden öte tarafa geçirmeyi sağlamak; atlatmak.
- atışkelimeis.Atmak işi; fırlatma işi.
- atlamakkelimef.Bir yükseklikten ayakları yerden kesilmiş olarak sıçrayıp geçmek; ; çıvmak; hoplamak; kalgımak; sekmek; sıçramak. Duvardan atlamak.
- atmakkelimef.Bir nesneyi elden bırakıp boşluğa, ileriye doğru fırlatmak. [Yüknekî]