1. abakelimeis.eT.Abla; büyük kız kardeş; .
  2. aldamakkelimef.eT.Aldatmak; bir kimseyi kandırmak; oyun etmek; yanıltmak.
  3. alkmakkelimef.Bozmak; yok etmek; berbat etmek; mahvetmek; batırmak
  4. armakkelimef.Yorgun düşmek; yorulmak; aşırıya kaçmak; güçsüz kalmak. [Yüknekî]
  5. aşukelimeis.Boya yapılan kırmızı toprak; aşı toprağı.
  6. azgankelimeis.Kuşburnu bitkisi.
  7. bekitmekkelimef.Sağlamlaştırmak; pekitmek; katılaştırmak; tahkim etmek.
  8. belekkelimeis.Konuğun yakınlarına getirdiği armağan; bir yerden başka bir yere gönderilen armağan. [Yüknekî]
  9. bertinmekkelimef.Berelenmek; yaralanmak; kendisini yaralamak.
  10. bıldırkelimeis.Geçen yıl.
  11. bilişkelimeis.Tanıdık, bildik kimse; dost, tanış; aşina.
  12. butakkelimeis.Budak; dal.
  13. çabakkelimeis.Bir tatlı su balığı, (Abramis brama).
  14. çekikkelimeis.Siyah kayalıklarda yaşayan serçeye benzer alacalı bir kuş; tarla kuşu; toygar, (Alauda).
  15. çekükkelimeis.Çekiç.
  16. çekürgekelimeis.Çekirge.
  17. çıkışkelimeis.Çıkar; menfaat.
  18. çokmakkelimef.(Kuş için) süzülüp inmek; konmak; başına çökmek.
  19. çorkelimeis.Sarılgan bitki.
  20. çömçekelimeis.Büyük ağaç kaşık; kepçe.
  21. erükkelimeis.Şeftali, kayısı, erik gibi meyvelerin genel adı.
  22. etmekkelimeis.Yenecek ekmek.
  23. evetkelimeis.Acele; çabuk.
  24. eylekelimee.Öyle.
  25. eymenmekkelimef.Utanmak; hicap duymak; çekinmek; sıkılmak.
  26. ırkelimeis.Utanma; hicap; ar.
  27. ırganmakkelimef.Hafif hafif sallanmak; kımıldanmak; kıpırdanmak; ırgalanmak.
  28. ısırgakelimeis.Küpe.
  29. irkinmekkelimef.Ekonomi yapmak; mal biriktirmek; kendisi için toplamak.
  30. itegükelimeis.Değirmende unun incelik kalınlık ayarını yapmak için dönen taşın üzerine bindirilen ağaç parçası.
  31. kargamakkelimef.İlenmek; lanet etmek; beddua etmek; lanetlemek.
  32. karımakkelimef.Kocalmak; yaşlanmak; kocamak; ihtiyarlamak. [Yüknekî]
  33. karmakkelimef.(Kanalda veya arkta akan su için) önüne bir şey gerilerek birikmek, kabarmak; taşmak; büvenmek; durgun olmak.
  34. kaşuklamakkelimef.Kaşıklamak.
  35. kavutkelimeis.Kavrulmuş ve dövülmüş buğday ununa şeker veya üzüm, incir gibi kuru yemiş katılarak yapılan bir tür yiyecek.
  36. kavuzkelimeis.Buğdaygillerin başağında, başakçıkları veya çiçekleri saran örtü pulu.
  37. kaygukkelimeis.Kayık.
  38. kayırkelimeis.İri çakıl; iri kum; kum.
  39. kaynamakkelimef.Sataşmak; takılmak.
  40. kertükkelimeis.Kertik; çentik.
  41. koçmakkelimef.Kucaklamak; sarmak; sarılmak; .
  42. koçuşmakkelimef.Kucaklamak.
  43. koldaşkelimeis.Bir işi birlikte yapanlardan her biri; iş arkadaşı; arkadaş.
  44. kongrakkelimeis.Çan; zil; çıngırak.
  45. konumkelimeis.Göçerlerin geçici bir süre, çoğunlukla bir mevsim oturdukları yer; yurt; konulan yer; konak.
  46. koykelimeis.Koyun.
  47. köçkelimeis.Göç.
  48. kömmekkelimef.Gömmek. [Yüknekî]
  49. kösülmekkelimef.Geçimini bir yerden, birinin sırtından kolayca sağlamak.
  50. kulunlamakkelimef.(Kısrak ve eşek için) doğurmak; tay vermek; yavru doğurmak; kulun meydana getirmek.