500+ madde
- a'ikakelimeis.Ar.Engel.
- a'vezkelimeis.Ar.Anlaşılması güç şiir.
- abakelimeis.Ar.Yünden dövülerek yapılan cüppe, hırka, potur, çakşır, kalçın ve terlik yapımında kullanılan kaba ve kalın kumaş; çuha; kepenek; barak; çul; keçe;…
- abanikelimeis.Ar.Krem rengi pamuklu dokuma üzerine turuncu ipekle kasnakta işlenmiş kumaş.
- abanozkelimeis.Yun.Hindistan’da yetişen sert, siyah ve ağır keresteli bir ağaç (Diospyros ebenum).
- abıhayatkelimeis.Far.Hayat suyu; dirilik suyu; bengi su; mengü suyu; .
- abonelikkelimeis.Abone olma hâli; sürdürümcülük.
- abukkelimeis.Avurdu şişirip parmakla vurarak çıkarılan ses.
- açanikelimeis.Sansk.Soy; ırk.
- acelekelimeis.Ar.Bir şeyi yapmak veya bitirmek için çabuklanma; çabukluk; sabırsızlık; ivme; ivedi; tez; hemen.
- acelecikelimeis.Bir işi yapmakta çabukluk gösteren, sabırsız.
- acepkelimezf.Ar.Acaba (soru). «Acep geldi mi?»
- açıklayıcıkelimeAçıklamaya yarayan; aydınlatıcı. «Bu aracın el kitabında yeteri kadar açıklayıcı bilgi yok.»
- açılmadıcakkelimezf.Açılmadıkça.
- acinkelimeis.Ar.Hamur ya da macun hâline getirme; yoğurma.
- açmazkelimeis.Kararsız ve çaresiz durum; çıkmaz.
- adamlıkkelimeis.İnsana yakışır hâl ve hareket. «Bırak, adamlık sende kalsın.»
- adamsızkelimeis.Yardımcısız, hizmetçisiz.
- addınkelimezf.Diğer; başka; başkası.
- adutkelimeis.Avuç.
- aerodinamikkelimeis.Fr.Gazlar, özellikle hava içinde hareket eden cisimlere etki eden kuvvetleri ve etkilerini inceleyen bilim dalı.
- afetzedekelimesf.Ar.Afete uğramış; bir afet olayından zarar görmüş olan kimse.
- afskelimeis.Ar.Mazı.
- aftabkelimeis.Far.Güneş.
- āftāb-gerdîşkelimeYeryüzü.
- ağaçkelimeis.Boyu oldukça yüksek, dalları ve gövdesi ile geniş alan kaplayan uzun yıllar yaşayan odunsu bitki.
- ağdıkkelimeis.Eksiklik; hata; kusur.
- agırlıkkelimeis.İkram; ağırlayış.
- ağnakkelimeis.Hayvanların yatıp yuvarlanarak sırtlarını kaşıdıkları ve parazitleri döktükleri yumuşak topraklı veya çayırlık yer.
- agrıkkelimeis.Hasta; hastalık.
- agrukkelimeis.Yük; ağırlık; pılı pırtı; yol eşyası.
- ağserkelimeis.Ar.Boz ve esmer renkli, kaba tüylü kilim veya aba.
- ahbapkelimeis.Ar.(Türkçede teklik olarak kullanılır.) Bildik; tanıdık; dost; arkadaş.
- ahenkelimeis.Far.Demir.
- ahilikkelimeis.On beş ve on altıncı yüzyıllarda, esnaf ve sanatkârların kendi aralarında kurumlaşarak oluşturdukları bir sosyal güvenlik örgütü.
- ahlakçıkelimeis.Ahlaki konuları ve ahlaki değerleri ele alıp inceleyerek elde ettiği bulgulardan bir senteze varan filozof; ahlakiyun.
- ahriyankelimeis.Yun.Doğu Karadeniz bölgesi halkının Kızılbaşlara verdiği ad.
- ahşapkelimeis.Ar.Kereste, tahta, ağaç.
- ahsarkelimeis.Ar.En kısa; pek kısa; daha kısa.
- ahyalkelimeis.Ar.At sürüleri.
- ailelikkelimeis.Aile olma durumu.
- ajirkelimeis.Far.Su çukuru; havuz; göl.
- akajukelimeis.Port.Tropikal iklim kuşağında yetişen meyvesi yenilebilen, kızıl kahve renkli kerestesinden mobilyacılıkta yararlanılan orman ağacı; maun.
- akakkelimeis.Eğimi çok akarsu yatağı; mecra; yatak.
- akarsukelimeis.Belirli bir yatak içinde akan çay, dere, ırmak ile yeraltında akan bütün sular; ırmak; nehir; çay; dere.
- akirekelimeis.Ar.Şarkı söyleyen, bir şey okuyan ya da ağlayan kimsenin sesi.
- akitinkelimeAr.Çete reisleri; Bedeviler.
- akıtmakelimeis.Akıtmak işi.
- aklankelimeis.Dağ sıralarının iki yandaki eğimli yüzeyleri; vadinin iki yanındaki eğimli arazi; yamaç; mail.
- akşamcıkelimeis.Her akşam alkollü içki içmeyi alışkanlık edinmiş kimse.