214 madde
- façetakelimeis.İt.Yontulmuş elmasın yüzlerinden her biri; faseta.
- farklılaşmakelimeis.Farklı duruma gelme eylemi.
- faykelimeis.Lat.Kırık; çatlak.
- feldspatlaşmakelimeis.Püskürük magmanın çevresindeki kayalara etkimesiyle feldspat meydana gelmesi.
- gayr-i fa'āl bürkāndeyimSönmüş yanardağ.
- gayzerkelimeis.İzl.Volkan bölgelerinde zaman zaman sıcak su ve buhar püskürten kaynak; kaynaç.
- grafitkelimeis.Fr.Kolay kırılabilen, yumuşak, metal parlaklığında, grimsi siyah, altıgen yapraklar hâlinde yapay olarak billurlaşabilen, ısı ve elektriği iyi ileten,…
- granatkelimeis.Lat.Grena.
- granitkelimeis.İt.Kuvars, feldspat, ortoklaz ve mika gibi ağır maddelerden meydana gelmiş iri taneli magma kalıntısı kayaç.
- granitleşmekelimeis.Granit durumuna gelmek işi.
- hacer-i bürkânîdeyimVolkanik kaya.
- hacer-i necmîdeyimYıldız taşı.
- hacer-i semāîdeyimGökten düşen taş.
- harakelimeis.Far.Üzeri menevişli kumaş.
- havzakelimeis.Ar.Sahip olunan mülk veya arazi.
- hematitkelimeis.Fr.Kırmızı veya esmer renkte olan doğal demir oksidinden oluşan bir mineral; kan taşı, (Fe2O3).
- holosenkelimeis.Fr.Jeolojik devirlerden, insanın ormanları yok etme, toprağı aşındırma, aşağılara genç alüvyonların birikmesi gibi insanın engebe evriminde etkisinin…
- hornblenditkelimeis.Fr.Hornblentten meydana gelmiş iri taneli iç kayaç.
- iç başkalaşımdeyimPüskürük kayaların komşu ya da içine sokuldukları kayaçların etkisi altında geçirmiş oldukları değişim.
- iç merkezdeyimDepremin başladığı kabul edilen yer içindeki nokta.
- iç püskürmedeyimDerinlerden gelen mineral maddenin yer yüzüne erişmeden daha derinlerdeki eski kayaçların içine yerleşmesi.
- ikinci çağdeyimBirinci zaman ile üçüncü zaman arasında yaklaşık yüz elli milyon yıl sürdüğü tahmin edilen jeolojik çağ.
- ineçkelimeis.Yer tabakaları kıvrımlarının ingin olan bölümü; tekne; senklinal.
- inhisafkelimeis.Ar.Ay tutulması.
- izomerkelimeis.Fr.(Kimyasal madde için) aynı oranda, aynı elementlerden oluşan fakat moleküllerindeki atomların uzaysal dizilimleri farklı olduğu için birbirlerinden…
- kaba kalkerdeyimKolay işlenebilir kireç taşı oluşumu.
- kalkerkelimeis.Fr.Kalsiyum tuzundan meydana gelmiş kayaç; kireç taşı.
- kambriyenkelimeis.Birinci Çağın ilk dönemi ve bu dönemde oluşmuş yer katmanları.
- kanyonkelimeis.İsp.Oldukça sarp ve dik kayalıklar arasına sıkışmış bulunan derin vadi; kapuz.
- kapanımkelimeis.Kişinin dış dünya ile ilgisini keserek kendi iç dünyasına yönelmesi.
- kapuzkelimeis.Oldukça sarp ve dik kayalıklar arasına sıkışmış bulunan derin vadi; dar ve derin vadi; geçit; boğaz; kanyon; .
- karasalkelimesf.Kara ile ilgili; karaya ait.
- karasal oluşukdeyimYer kabuğunun karaya ait bölümlerindeki katmanlarda meydana gelen oluşuk.
- karbon devrideyimHavadaki karbondioksitin karbonunun fotosentez yoluyla organik birleşiklere çevrilmesi, canlı organizmaların soluması ve yanma ile tekrar…
- karbon dönemideyimBirinci zamanda Devonyen ile Permiyen arasında yer alan günümüzden yaklaşık 80 ila 10 milyon yıl öncesini içine alan, bataklıklarda maden kömürünün…
- karboniferkelimeis.Fr.Birinci zamanda Devonyen ile Permiyen arasında yer alan günümüzden yaklaşık 80 ila 10 milyon yıl öncesini içine alan, bataklıklarda maden kömürünün…
- karstkelimeis.Alm.Tortul kayaçlı bölgelerde suların kireç taşı, alçı taşı ve tuz kayalarını eritmesiyle ortaya çıkan yer altı mağarası, yer altı akarsuyu, sarkıt ve…
- katkelimeis.eT.Üst üste konulmuş bulunan nesnelerin her bir parçası; tabaka.
- katmankelimeis.Birbiri üzerine yayılmış bulunan yassı maddelerin her bir katı; tabaka, (1935).
- kayaçkelimeis.Birleşimi, yapısı ve kökeni aynı, yer yüzünde büyük bir yer tutan mineral kütlesi.
- kayağan taşdeyimKillerin başkalaşması ile oluşmuş, yaprak biçiminde ince tabakalara ayrılabilen mavimsi bir taş; kayrak; arduaz.
- kayrakkelimeis.eT.Killerin başkalaşması ile oluşmuş, yaprak biçiminde ince tabakalara ayrılabilen mavimsi bir taş; kayağan taş; arduaz.
- kireç taşıdeyimKireç elde etmekte kullanılan, ana bileşeni kalsiyum karbonat olan tortul kayaç; kalker.
- kırıkkelimeis.Kayaç kütlelerinin bir düzlem boyunca yerlerinden kayması; fay.
- kırıntılıkelimesf.Kırıntısı olan.
- kıvrılmakelimeis.Kıvrılmak eylemi; kıvrık hâle getirilme.
- kıvrımkelimeis.Kıvrılan yer; kıvrıntı yeri; büklüm; katlanan bir şeyin büklümü.
- kıvrımsılaşmakelimeis.Yer hareketleri sonucu toprak tabakalarının birkaç santimetrelik kıvrımlar oluşturması.
- kızgın bulutdeyimYanardağlardan fışkıran yüksek ısıda su buharı ve volkanik parçacıklar içeren, bulut görünümünde, son derece yakıcı gaz kütlesi.
- kökkelimeis.eT.Asıl; kaynak; temel. [Yüknekî]