216 madde
- içerikelimeis.eT.İç yan; iç taraf; içteki kısım; iç bölüm.
- ihtimalkelimeis.Ar.Bir şeyin olabilme durumu; olabilirlik; mümkün olma; olasılık.
- ilerikelimeis.Bir şeye göre daha önde bulunma durumu.
- indkelimeis.Ar.Yan; taraf; kat.
- inişkelimeis.İnme eylemi veya biçimi.
- iptidakelimeis.Ar.Bir işe girişme; başlama.
- ir,kelimeis.Kuzey.
- iyekelimeis.Sahip.
- kabilkelimeis.Ar.Cins; tür; sınıf; çeşit.
- kararlamakelimeis.Bir şeyin sayısını veya ağırlığını tahmin etmek eylemi.
- karşıkelimeis.eT.Bir kimsenin görüş ve hareketlerine zıt tutum ve davranış; zıt; aksi; muhalif; muarız.
- kekelimeis.Arka; geri.
- keçekelimeis.Akşam; gece. [Yüknekî]
- kerçkelimeis.Alay; taklit; maskaralık.
- kestirmekelimeis.Kestirmek eylemi; kısaltma; kesme.
- kılıçlamakelimeis.Kılıçla kesmek veya öldürmek eylemi.
- kılletkelimeis.Ar.Azlık; eksiklik. .
- kıtlamakelimeis.“Kıt” sesi çıkarma durumu.
- kibarkelimeis.Ar.Büyükler.
- kiçekelimeis.Akşam.
- kidkelimeis.Arka; son; nihayet; sonra.
- kirişlemekelimeis.Kirişlemek eylemi.
- korakorkelimeis.Fr.Boksta her iki rakibin göğüs göğüse gelerek çok yakından dövüşmesi.
- köşelemekelimeis.Köşelemek eylemi.
- kûbankelimeis.Far.Vurucular; dövücüler.
- kullukkelimeis.Kul olma durumu.
- kücakelimeis.Far.Yer.
- kümelemekelimeis.Kümelemek eylemi.
- kündinkelimeis.Güney; cenup.
- kündüzkelimeis.Gündüz; gün ışığı. [Yüknekî]
- küntüzkelimeis.Gündüz.
- kütürekelimeis.Saçma; boş söz.
- Laponcakelimeis.Lapon dili.
- linkkelimeis.Atın koşma ile yürüme arasında bir yürüyüşü; atın eşkin yürüyüşü; tırıs; kurt lingi.
- maestosokelimeis.İt.Gösterişli, tumturaklı bir şekilde icra edilen parça.
- mahiyekelimeis.Far.Aylık; maaş.
- makaslamakelimeis.Makaslamak eylemi.
- mesabkelimeis.Ar.Geri dönülecek yer.
- meydandakelimeis.Ortada bulunan, gözle görülen şey.
- nihayetkelimeis.Ar.Son; bitim.
- nispetkelimeis.Ar.Karşılaştırılan iki şey arasındaki oran.
- ortalamakelimeis.Ortalamak eylemi ve durumu.
- Osmanlıcakelimeis.Batı Türkçesinin 15. yy. ile 20. yy arasında kalan Arapça ve Farsça etkisinde geliştiği ağır ve ağdalı dile verilen ad; Osmanlı Türkçesi.
- öğlenkelimeis.Öğle.
- öğleüstükelimeis.Günün öğleye yakın saatleri.
- öğleüzerikelimeis.Günün öğleye yakın saatleri.
- öğünkelimeis.Ön taraf.
- parazitkelimeis.Yun.Başka türden bir canlıdan besin alarak o canlının üzerinde veya dokuları arasında yaşayan, onu zayıflatan fakat öldürmeyen canlı; asalak.
- parçakelimeis.Far.Bir bütünden alınan, bölünen, ayrı sayılan veya arta kalan kısım; bölüntü.
- pasakelimeis.İt.Bir şeyi elden elen geçirerek taşıma eylemi.