500+ madde
- a'ilkelimesf.Ar.Ailesinin geçimini sağlayan; ailesine bakan.
- abırcınkelimesf.Memnun.
- acayipkelimesf.Ar.(Arapça aceb kelimesinin çoğulu olmasına rağmen Türkçe’de tekil olarak kullanılır.) Alışılmışın dışında, şaşılacak, garip karşılanacak davranışlar;…
- acelekelimeis.Ar.Bir şeyi yapmak veya bitirmek için çabuklanma; çabukluk; sabırsızlık; ivme; ivedi; tez; hemen.
- acımasızlıkkelimeis.Acımasız olma durumu; acımasız olan kişinin tutumu; merhametsizlik; gaddarlık; insafsızlık; taş yüreklilik.
- açıkkelimesf.eT.Açılmış olan; katlı, sarılı, örtülü, kapalı durumda olmayan.
- adaletlikelimesf.Hak ve hukuk gözeten, hukuk kurallarına göre davranan; adalet duygusu taşıyan; âdil; dürüst.
- adaletsizkelimesf.Adalet ve hukuk kurallarına aykırı davranan; hak gözetmeyen.
- adamakıllıkelimesf.Mükemmel olarak, yerli yerinde; esaslı; güzelce; layıkıyla; mükemmelen.
- adımkelimeis.Yürümek veya koşmak için bir ayağı diğerinden belirli bir uzaklığa götürme hareketi.
- adilkelimesf.Ar.Hareketlerinde, kararlarında hak, hukuk ve eşitlik ilkelerine bağlı kalan (kimse); adaletli.
- ağırkelimesf.eT.Hafif olmayan; yerinden zor oynatılan; tartı bakımından ağırlığı çok olan; battal; sakil.
- ağlamaklıkelimesf.Ağlamaya hazır; ağlamak üzere.
- ağrısızkelimesf.(Ameliyat, hastalık, doğum vb. için) ağrı ve acı vermeyen.
- ahaskelimesf.Ar.Daha özel; en özel; pek özel.
- ahestekelimeis.Far.Yavaş,
- ahirkelimesf.Ar.Son; sondaki; en sondaki.
- ahmakçakelimesf.Biraz ahmak.
- akıbetkelimeis.Ar.Son, bitim; sonuç.
- aktarmalıkelimesf.(Yolculuk için) belli duraklarda araç değiştirerek yapılan
- âlâkelimesf.Ar.En yüksek, daha yüksek.
- alabanıkelimesf.Yun.Açık kalpli.
- alakartkelimeis.Fr.Bir lokantada yemekleri listeden seçerek ve yemek türüne göre ayrı fiyat ödemek suretiyle yemek.
- alaturkakelimesf.İt.(Giyim kuşam, moda, mimari ve yaşayış için) Türk usulü; Türk tarzı.
- alaykelimeis.Yun.İnsan topluluğu; güruh; cemaat. .
- alaylıkelimesf.Gösterişli; mutantan; tantanalı.
- alenikelimesf.Ar.Herkesin gözü önünde; açık; herkesin içinde.
- alışkelimeis.Alma işi.
- alkollükelimesf.İçinde alkol bulunan.
- altınkelimeis.Alt taraf; altında aşağı; alt.
- alverdikelimesf.Gelişigüzel; baştan savma.
- anarıkelimesf.eT.Çabuk; tez.
- anıgkelimesf.Fena; kötü.
- anikelimesf.Ar.Çok kısa bir zamanda yapılan.
- anlamlıkelimesf.Belli bir anlam taşıyan, anlamı olan.
- anlamsızkelimesf.Anlamı olmayan. «Birkaç anlamsız kelime fısıldadı.»
- anlayışlıkelimesf.Her şeye akıl erdiren, anlama, kavrama yetisi güçlü; ferasetli; izanlı; zeki.
- anormalkelimeis. sf.Yun.Alışılmışın dışında.
- antırdınkelimezm.Oradan.
- anudkelimesf.Ar.Bir şeyi kabul etmeyen.
- apalkelimeDüzensiz adım atma, sendeleme, emekleme, şişmanlıktan yürüyememe durumlarını bildiren yansımalı gövde.
- arakelimeis.eT.İki yeri veya nesneyi birbirinden ayıran uzaklık; açıklık; mesafe; boşluk; aralık. [Yüknekî]
- aralıklıkelimesf.Aralarında mesafe olan.
- aralıksızkelimesf.Aralarında mesafe olmayan.
- arasızkelimesf.eT.Arasız; aracısız; doğrudan.
- ardalakelimeis.Etin işe yaramayan parçası.
- arifanekelimesf.Ar.Masrafa ortaklaşa katılmak suretiyle.
- arkunkelimesf.eT.Yavaş; ağır; sakin; aheste.
- artıkelimeis.Aritmetikte toplama işleminin yapılacağını belirten + işareti; zait.
- artıkkelimesf.eT.Yenilip içilen şeyden, kullanılan, harcanan maldan geriye kalan; fazla.