500+ madde
- birkelimeis.eT.Sayma sayılarının ilki. [Yüknekî]
- biracıkelimeis.Bira yapan veya satan kimse.
- biregükelimezm.Her biri.
- birlikkelimeis.Bir tek olma durumu; vahdaniyet.
- biruzkelimeis.Far.Zümrüte benzer, pek de değerli sayılmayan yeşil bir taş; gök zümrüt; yalancı zümrüt.
- bitakelimeis.Ar.Bal ve hurmadan yapılan bir tür şarap; koyu şıra.
- bitevkelimezf.eT.Tamamen; hepsi; tümden.
- biteviyekelimezf.eT.Sürekli, durmadan.
- bitirimkelimeis.Çok hoşa giden yer.
- blokkelimeis.Holl.Ağır ve büyük yığın.
- blucinkelimeis.İng.Elbise yapılan çapraz dokunmuş bir cins mavi kaba kumaş.
- boğalıkkelimeis.Boğa olma durumu veya boğanın niteliği.
- boğanakkelimeis.eT.Fırtına sırasında görülen hortum; kasırga.
- boğmakelimeis.Boğmak eylemi.
- bokkelimeis.eT.Yeşil küf.
- bollukkelimeis.Bol olma durumu; genişlik.
- Bolşevikkelimeis.Rus.Azınlık durumunda olan Menşeviklere karşı 1903 Brüksel ve Londra kongrelerinde Lenin’in parti teşkilatlanması ile ilgili görüşlerini kabul eden Rus…
- bombekelimeis.Fr.Şişkinlik; tümsek; kabarıklık.
- boncuklukkelimeis.Boncuk konulan torba veya kutu.
- bongkelimeis.Ağır bir şeyin yere düşerken çıkardığı ses.
- borkelimeis.Taşlık, sürülmemiş, otsuz ve tarıma elverişli olmayan sert toprak.
- borçıkelimeis.Bahçıvan.
- bordokelimeis.Fr.Mora çalan kırmızı, şarap tortusu rengi.
- borukelimeis.eT.Bir yerden başka bir yere sıvı veya gaz akıtmaya yarar, içi boş, uçları açık, dar ve uzun yuvarlak nesne.
- boyalıkkelimeis.Boya konulan kap veya yer.
- bozkelimeis.eT.Açık toprak rengi.
- bozalakkelimeis.Egzama türü bir deri hastalığı.
- bozgunkelimeis.Bir topluluk içinde karşılıklı güvenin bozulması ile ortaya çıkan karışıklık; perişanlık.
- bozlakkelimeis.Boz renkli bir tür kuş.
- bozmakelimeis.Bozmak işi.
- böbrekkelimeis.eT.Kandaki zararlı maddeleri süzen, idrar salan, karın bölgesinin arkasında omurganın iki yanında birer tane bulunan fasulye biçiminde organ.
- böğrülkelimeis.Yanları beyaz olan sığır.
- buğulamakelimeis.Buğulamak eylemi.
- buharlaştırıcıkelimeis.Bir sıvı ürünü koyulaştırmak için suyunu buharlaştırmakta kullanılan alet; evaporatör, tephir kazanı.
- bukkarikelimeis.Ar.Bela; musibet; afet.
- bulakkelimeis.Kaçakçı ve hırsız yatağı.
- Bulgarkelimeis.eT.Bugün Kazan Türkleri olarak adlandırılan İdil (Volga) havzasında yaşayan bir Türk boyunun geçmişteki adı.
- bulutkelimeis.eT.Havanın üst katlarında, katı veya sıvı su damlacıklarının meydana getirdiği küme.
- bumuzkelimeis.eT.Üzüntü; keder.
- buncağızkelimeis.eT.“Bu zavallıcık” anlamında acıma duygusu ifade eder.
- bundukkelimeis.Yun.Fındık.
- bungsızkelimezf.Eksiksiz.
- burguçkelimeis.Su çevrintisi; anafor.
- burjuvakelimeis.Alm.Orta Çağ Avrupa’sında özel imtiyazlarla donatılmış şehirli sınıf.
- burmakelimeis.Burmak eylemi.
- burulgankelimeis.Su çevrintisi; girdap.
- burzagkelimeis.Ar.Gençlik neşesi.
- buskelimeis.Far.Öpme; öpücük.
- buzulkelimeis.Önceki yılların karı erimeden yeni yağan karın yığılması ve billurlaşması ile oluşan çok büyük, kalın ve ağır buz kütlesi; cumudiye, (1944).
- büngülkelimeis.Köşe; bucak.