1. birkelimeis.eT.Sayma sayılarının ilki. [Yüknekî]
  2. biracıkelimeis.Bira yapan veya satan kimse.
  3. biregükelimezm.Her biri.
  4. birlikkelimeis.Bir tek olma durumu; vahdaniyet.
  5. biruzkelimeis.Far.Zümrüte benzer, pek de değerli sayılmayan yeşil bir taş; gök zümrüt; yalancı zümrüt.
  6. bitakelimeis.Ar.Bal ve hurmadan yapılan bir tür şarap; koyu şıra.
  7. bitevkelimezf.eT.Tamamen; hepsi; tümden.
  8. biteviyekelimezf.eT.Sürekli, durmadan.
  9. bitirimkelimeis.Çok hoşa giden yer.
  10. blokkelimeis.Holl.Ağır ve büyük yığın.
  11. blucinkelimeis.İng.Elbise yapılan çapraz dokunmuş bir cins mavi kaba kumaş.
  12. boğalıkkelimeis.Boğa olma durumu veya boğanın niteliği.
  13. boğanakkelimeis.eT.Fırtına sırasında görülen hortum; kasırga.
  14. boğmakelimeis.Boğmak eylemi.
  15. bokkelimeis.eT.Yeşil küf.
  16. bollukkelimeis.Bol olma durumu; genişlik.
  17. Bolşevikkelimeis.Rus.Azınlık durumunda olan Menşeviklere karşı 1903 Brüksel ve Londra kongrelerinde Lenin’in parti teşkilatlanması ile ilgili görüşlerini kabul eden Rus…
  18. bombekelimeis.Fr.Şişkinlik; tümsek; kabarıklık.
  19. boncuklukkelimeis.Boncuk konulan torba veya kutu.
  20. bongkelimeis.Ağır bir şeyin yere düşerken çıkardığı ses.
  21. borkelimeis.Taşlık, sürülmemiş, otsuz ve tarıma elverişli olmayan sert toprak.
  22. borçıkelimeis.Bahçıvan.
  23. bordokelimeis.Fr.Mora çalan kırmızı, şarap tortusu rengi.
  24. borukelimeis.eT.Bir yerden başka bir yere sıvı veya gaz akıtmaya yarar, içi boş, uçları açık, dar ve uzun yuvarlak nesne.
  25. boyalıkkelimeis.Boya konulan kap veya yer.
  26. bozkelimeis.eT.Açık toprak rengi.
  27. bozalakkelimeis.Egzama türü bir deri hastalığı.
  28. bozgunkelimeis.Bir topluluk içinde karşılıklı güvenin bozulması ile ortaya çıkan karışıklık; perişanlık.
  29. bozlakkelimeis.Boz renkli bir tür kuş.
  30. bozmakelimeis.Bozmak işi.
  31. böbrekkelimeis.eT.Kandaki zararlı maddeleri süzen, idrar salan, karın bölgesinin arkasında omurganın iki yanında birer tane bulunan fasulye biçiminde organ.
  32. böğrülkelimeis.Yanları beyaz olan sığır.
  33. buğulamakelimeis.Buğulamak eylemi.
  34. buharlaştırıcıkelimeis.Bir sıvı ürünü koyulaştırmak için suyunu buharlaştırmakta kullanılan alet; evaporatör, tephir kazanı.
  35. bukkarikelimeis.Ar.Bela; musibet; afet.
  36. bulakkelimeis.Kaçakçı ve hırsız yatağı.
  37. Bulgarkelimeis.eT.Bugün Kazan Türkleri olarak adlandırılan İdil (Volga) havzasında yaşayan bir Türk boyunun geçmişteki adı.
  38. bulutkelimeis.eT.Havanın üst katlarında, katı veya sıvı su damlacıklarının meydana getirdiği küme.
  39. bumuzkelimeis.eT.Üzüntü; keder.
  40. buncağızkelimeis.eT.“Bu zavallıcık” anlamında acıma duygusu ifade eder.
  41. bundukkelimeis.Yun.Fındık.
  42. bungsızkelimezf.Eksiksiz.
  43. burguçkelimeis.Su çevrintisi; anafor.
  44. burjuvakelimeis.Alm.Orta Çağ Avrupa’sında özel imtiyazlarla donatılmış şehirli sınıf.
  45. burmakelimeis.Burmak eylemi.
  46. burulgankelimeis.Su çevrintisi; girdap.
  47. burzagkelimeis.Ar.Gençlik neşesi.
  48. buskelimeis.Far.Öpme; öpücük.
  49. buzulkelimeis.Önceki yılların karı erimeden yeni yağan karın yığılması ve billurlaşması ile oluşan çok büyük, kalın ve ağır buz kütlesi; cumudiye, (1944).
  50. büngülkelimeis.Köşe; bucak.