1. cücekelimeis.Boyu normalden daha kısa olan kişi.
  2. cücükkelimeis.Soğanlı bitkilerde, soğandan çıkan tomurcuk.
  3. cüfkelimeis.Ar.Başta, beyne ulaşmış bulunan yara veya yarık.
  4. cüftekelimeis.Far.At, katır gibi hayvanların arka ayaklarıyla attıkları tekme; çifte.
  5. cündîkelimeis.Ar.Asker; süvari.
  6. çabukkelimezf.Kısa bir zaman içinde.
  7. çağkelimeis.Tam; tamam.
  8. Çağataycakelimeis.Yirminci yüzyılda yerini Özbekçe’ye bırakmış olan on beşinci yüzyıldan on dokuzuncu yüzyıla kadar Orta Asya’da kullanılan tarihî Türk lehçesi.
  9. çahalkelimeis.Far.Sığır ve atların alnında bulunan beyaz leke.
  10. çahşakkelimeis.Dağ tepesindeki taşlık yer; çağşak.
  11. çakkelimezf.Bir şeyin özü, aynısı; tam; işte; aynı; doğru olarak; tamamıyla.
  12. çakalkelimeis.Sansk.Köpekgillerden tilki büyüklüğünde ve tilki gibi uzun ve bol tüylü kuyruğu olan, geceleri sürü hâlinde dolaşarak avlanan, sürüden sürüye karşılıklı…
  13. çakalozkelimeis.Küçük gemilerde kullanılan ağızdan dolma, taş gülle atan 40 cm çapında bir tür havan topu.
  14. çakarkelimeis.Denizde açığa ya da kıyılara yerleştirilerek tehlikeli bölgeyi ya da kıyıyı gösteren, belirli aralıklarla yanıp sönen küçük fener.
  15. çakaralmazkelimeis.Eski zaman tüfeği; çakmaklı fitille ateşlenen eski bir tüfek.
  16. çakerîkelimeis.Far.Kölelik; kulluk.
  17. çakıldakkelimeis.Bir çarkın tek yönlü dönmesini sağlayan,değirmen veya su dolabı gibi aletlerin işleyişini kontrole yarayan ve döndükçe ses çıkaran parça.
  18. çakıtkelimeis.Verimsiz toprak.
  19. çakmakkelimeis.eT.Ateş elde etmeye yarar küçük mekanik, manyetik ya da elektrik tutuşturmalı alet.
  20. çalkamakelimeis.Bir şeyi sarsmak, sallamak suretiyle karıştırmak ya da temizlemek eylemi.
  21. çalkapkelimezf.Bir anda; hemen.
  22. çalmakelimeis.Çalmak eylemi; hırsızlık.
  23. çalpakkelimeis.eT.Kir; pislik.
  24. çamaşırlıkkelimeis.Çamaşırhane.
  25. çamelkelimeis.Düğme yerine kullanılan ucu eğri kanca.
  26. çamıçkelimeis.Erme.Dut kurusu.
  27. çamurkelimeis.Su ile karışmış bulaşkan toprak.
  28. çanavarkelimeis.Far.Canavar; kurt; böri.
  29. çangalkelimeis.Dallı budaklı, eğri ağaç.
  30. çangıl çunguldeyimÇok değişik çan ve benzeri araçların birlikte çıkarmış oldukları veya kaba ve çirkin ses.
  31. çapkelimeis.Deste; bağ; çile.
  32. çapukbazkelimezf.Far.Çabuk; tez.
  33. çapulkelimeis.Su vb. sıvı maddeler içinde, sallanma ve çalkalanma gibi hareketler sonucunda oluşan ya da el ve ayakla oluşturulan hareketleri ve bu biçimde…
  34. çarhkelimeis.Far.Tekerlek gibi bir eksen üzerinde dönen aygıt; çark.
  35. çarıklıkkelimeis.Çarık yapmaya elverişli deri.
  36. çarmıkkelimeis.Far.Çarmıh.
  37. çarpanakelimeis.Far.Sahan kapağını andıran ve birbirine vurularak çalınan büyük zil.
  38. çarpmakelimeis.Çarpmak eylemi veya işlemi.
  39. çaşutkelimeis.Casus.
  40. çatakkelimeis.İki yol veya derenin birleştiği, birbirine kavuştuğu yer; kavşak.
  41. çatanakkelimeis.Daldaki meyve kümesi.
  42. çatmakelimeis.Çatmak işi.
  43. çavkelimeis.Şöhret; şan; ün. [Yüknekî]
  44. çavdırmakelimeis.Tarlayı baştan aşağı sulama.
  45. çavelekelimeis.Far.Güzel görünümlü bir tür gül.
  46. çaylakkelimeis.Uzun kanatlı, çengel gagalı, küçük kuşları ve fare gibi zararlıları avlayan tavuk büyüklüğünde yırtıcılardan bir kuş; kocalak, (Milvus migrans).
  47. çaylıkkelimeis.Çay ağaçlarının yetiştiği yer; çay bahçesi.
  48. çaytakkelimeis.Atlara yük vurulurken kullanılan çatal ağaç.
  49. Çeçenkelimeöz. is.Kuzey-Doğu Kafkasya’da yaşayan ve kendilerine Nahci, Nahcuva adını veren yerli Müslüman halk.
  50. çedenekelimeis.Far.Herhangi bir şeyin küçük parçası.