500+ madde
- cücekelimeis.Boyu normalden daha kısa olan kişi.
- cücükkelimeis.Soğanlı bitkilerde, soğandan çıkan tomurcuk.
- cüfkelimeis.Ar.Başta, beyne ulaşmış bulunan yara veya yarık.
- cüftekelimeis.Far.At, katır gibi hayvanların arka ayaklarıyla attıkları tekme; çifte.
- cündîkelimeis.Ar.Asker; süvari.
- çabukkelimezf.Kısa bir zaman içinde.
- çağkelimeis.Tam; tamam.
- Çağataycakelimeis.Yirminci yüzyılda yerini Özbekçe’ye bırakmış olan on beşinci yüzyıldan on dokuzuncu yüzyıla kadar Orta Asya’da kullanılan tarihî Türk lehçesi.
- çahalkelimeis.Far.Sığır ve atların alnında bulunan beyaz leke.
- çahşakkelimeis.Dağ tepesindeki taşlık yer; çağşak.
- çakkelimezf.Bir şeyin özü, aynısı; tam; işte; aynı; doğru olarak; tamamıyla.
- çakalkelimeis.Sansk.Köpekgillerden tilki büyüklüğünde ve tilki gibi uzun ve bol tüylü kuyruğu olan, geceleri sürü hâlinde dolaşarak avlanan, sürüden sürüye karşılıklı…
- çakalozkelimeis.Küçük gemilerde kullanılan ağızdan dolma, taş gülle atan 40 cm çapında bir tür havan topu.
- çakarkelimeis.Denizde açığa ya da kıyılara yerleştirilerek tehlikeli bölgeyi ya da kıyıyı gösteren, belirli aralıklarla yanıp sönen küçük fener.
- çakaralmazkelimeis.Eski zaman tüfeği; çakmaklı fitille ateşlenen eski bir tüfek.
- çakerîkelimeis.Far.Kölelik; kulluk.
- çakıldakkelimeis.Bir çarkın tek yönlü dönmesini sağlayan,değirmen veya su dolabı gibi aletlerin işleyişini kontrole yarayan ve döndükçe ses çıkaran parça.
- çakıtkelimeis.Verimsiz toprak.
- çakmakkelimeis.eT.Ateş elde etmeye yarar küçük mekanik, manyetik ya da elektrik tutuşturmalı alet.
- çalkamakelimeis.Bir şeyi sarsmak, sallamak suretiyle karıştırmak ya da temizlemek eylemi.
- çalkapkelimezf.Bir anda; hemen.
- çalmakelimeis.Çalmak eylemi; hırsızlık.
- çalpakkelimeis.eT.Kir; pislik.
- çamaşırlıkkelimeis.Çamaşırhane.
- çamelkelimeis.Düğme yerine kullanılan ucu eğri kanca.
- çamıçkelimeis.Erme.Dut kurusu.
- çamurkelimeis.Su ile karışmış bulaşkan toprak.
- çanavarkelimeis.Far.Canavar; kurt; böri.
- çangalkelimeis.Dallı budaklı, eğri ağaç.
- çangıl çunguldeyimÇok değişik çan ve benzeri araçların birlikte çıkarmış oldukları veya kaba ve çirkin ses.
- çapkelimeis.Deste; bağ; çile.
- çapukbazkelimezf.Far.Çabuk; tez.
- çapulkelimeis.Su vb. sıvı maddeler içinde, sallanma ve çalkalanma gibi hareketler sonucunda oluşan ya da el ve ayakla oluşturulan hareketleri ve bu biçimde…
- çarhkelimeis.Far.Tekerlek gibi bir eksen üzerinde dönen aygıt; çark.
- çarıklıkkelimeis.Çarık yapmaya elverişli deri.
- çarmıkkelimeis.Far.Çarmıh.
- çarpanakelimeis.Far.Sahan kapağını andıran ve birbirine vurularak çalınan büyük zil.
- çarpmakelimeis.Çarpmak eylemi veya işlemi.
- çaşutkelimeis.Casus.
- çatakkelimeis.İki yol veya derenin birleştiği, birbirine kavuştuğu yer; kavşak.
- çatanakkelimeis.Daldaki meyve kümesi.
- çatmakelimeis.Çatmak işi.
- çavkelimeis.Şöhret; şan; ün. [Yüknekî]
- çavdırmakelimeis.Tarlayı baştan aşağı sulama.
- çavelekelimeis.Far.Güzel görünümlü bir tür gül.
- çaylakkelimeis.Uzun kanatlı, çengel gagalı, küçük kuşları ve fare gibi zararlıları avlayan tavuk büyüklüğünde yırtıcılardan bir kuş; kocalak, (Milvus migrans).
- çaylıkkelimeis.Çay ağaçlarının yetiştiği yer; çay bahçesi.
- çaytakkelimeis.Atlara yük vurulurken kullanılan çatal ağaç.
- Çeçenkelimeöz. is.Kuzey-Doğu Kafkasya’da yaşayan ve kendilerine Nahci, Nahcuva adını veren yerli Müslüman halk.
- çedenekelimeis.Far.Herhangi bir şeyin küçük parçası.