153 madde
- açanikelimeis.Sansk.Soy; ırk.
- addınkelimezf.Diğer; başka; başkası.
- adutkelimeis.Avuç.
- agırlıkkelimeis.İkram; ağırlayış.
- agrıkkelimeis.Hasta; hastalık.
- agrukkelimeis.Yük; ağırlık; pılı pırtı; yol eşyası.
- alıgkelimeis.Kötü; fena; alık.
- arguçkelimeis.İnsanın aldandığı nesneler; aldatıcı.
- argunkelimeis.Bir tür büyük fare.
- artukkelimezf.Çok; sayıca fazla; pek çok; kalabalık; artık; daha çok; fazla; aşırıca; ziyade; artık; küsur. [Yüknekî]
- arukkelimeis.Yorgunluk; argınlık.
- asrıkelimeis.Kaplan.
- ataçkelimeis.Sevgili ata.
- avrankelimeis.Demirci ocağı biçiminde yapılan ekmek fırını.
- avyakirtkelimeis.Skr.İzah edilemeyen; açıklanamayan; meçhullük; belirsizlik.
- ayrukkelimee.eT.Başka; ayrı; diğer; gayri; maada.
- bagırsakkelimeis.Merhamet.
- barkelimeis.Var; mevcut. [Yüknekî]
- basutkelimeis.Yardım; arka; kömek.
- bayagutkelimeis.Zengin tüccar; zengin kimse.
- bedizkelimeis.Resim; tasvir.
- berkligkelimezf.Muhafaza ederek.
- biliksizlikkelimeis.Bilgisizlik; cehalet.
- biregükelimezm.Her biri.
- bongkelimeis.Ağır bir şeyin yere düşerken çıkardığı ses.
- borçıkelimeis.Bahçıvan.
- bungsızkelimezf.Eksiksiz.
- büntegkelimezf.Böyle; bunun gibi.
- çakkelimezf.Bir şeyin özü, aynısı; tam; işte; aynı; doğru olarak; tamamıyla.
- çalpakkelimeis.eT.Kir; pislik.
- çavkelimeis.Şöhret; şan; ün. [Yüknekî]
- çındankelimeis.Sansk.Sandal ağacı, (Santalum album).
- çıngkelimeis.Çin.Doğru.
- çigkelimeis.Nemlilik; ıslaklık.
- çinkelimeis.Çin.Gerçek; hakikat.
- çirkelimeis.Yağ.
- çulımankelimeis.Su birikintisi.
- dınkelimeis.Dinginlik; hareketsizlik.
- dolamaçkelimeis.eT.Dolambaç.
- eçikelimeis.Amca.
- edsizkelimeis.Cisimsizlik; cismanî olmama; maddî olmama.
- egimkelimeis.Kısım; parça; ayrım.
- ekekelimeis.Büyük kız kardeş; abla.
- erkenkelimezf.İken. [Yüknekî]
- erkenkelimezf.Zamanın ilerlememiş bir anı.
- erklikelimezf.İken. tug taşıkar erkli (tuğ çıkarken)
- erngeyükelimeis.Altı parmaklı adam.
- esizkelimeünl.Ah! Yazık! Esef!
- etilgenkelimeis.Atlarda bulunan bir hastalık.
- eymençkelimeis.Utanç; korku.