500+ madde
- lamekânkelimesf.Ar.Mekânı olmayan; yeri olmayan; barınacak yeri bulunmayan; mekânsız.
- lokmakelimeis.Ar.Ağza bir defada götürülebilecek büyüklükte katı yiyecek miktarı; küçük bir yiyecek parçası; sokum.
- lokma basmakdeyim(Mutfak görevlisi, kazancı için) yemeğin miktarını ve malzemesini tespit etmek
- ma'rife't-ullāhkelimeAllah'ı anlama.
- ma'şukakelimesf.Ar.(Kadın için) kendisine âşık olunmuş; sevilen; sevilmiş.
- mahkelimeis.Far.Ay.
- māh-ı nevdeyimYeni ay; hilal.
- māh-ı rūdeyimİlahî görünüşün aydınlanmalarının başlangıcı.
- mahabbet-i ilāhiyedeyimGerçek güzellik sahibi olan Allah'ın kendi görüntüsüne yönelmesi ve özünün aynasında kendi güzelliğini görmesi.
- mahıvkelimeis.Ar.Yok etme; harap etme; yıkma; bozma.
- mahkkelimeis.Ar.Kulun, mahv’ın bir ileri aşaması olarak, vücudunun özü hakkında, Allah’ın zâtında fenâ bulması; yani varlığıyla ilgili geride hiçbir eser…
- mahremkelimesf.Ar.Haram olan; dinin yasak kıldığı.
- mahsusatkelimeis.Ar.Beş duyudan biri ile algılanabilen şeyler; görülüp duyulabilen nesneler.
- mahvkelimeis.Ar.Yok etme; ortadan kaldırma.
- makamkelimeis.Ar.Durulan yer; bulunulan yer.
- marifetkelimeis.Ar.Herkesin yapamayacağı bir işi yapma; ustalık; hüner; uzmanlık.
- marrekelimeis.Ar.fık. Herkesin gittiği yoldan gidenler.
- masivakelimeis.Ar.Bir şeyin dışında kalan şeylerin tümü.
- matkelimeis.Far.Satrançta oyunculardan birinin şahının korunamayacak veya başka bir haneye oynatılamayacak duruma düşmesi hâli; şah mat.
- matbah-ı şerîfdeyimMevlevi tekkelerinde yemek pişirilen yer.
- matlakelimeis.Ar.Gök cisimlerinin doğması.
- mazharkelimeis.Ar.Arapların halk musikisi topluluklarında kullandıkları zilsiz def.
- me'adkelimeis.Ar.Ahret.
- mebdekelimeis.Ar.Başlangıç; ilk; evvel.
- mecāzî aşkdeyimDünyadaki güzellerden hareket ederek bu güzelliğin yaratıcısına yönelen aşk; derin Allah sevgisi.
- mecma'ü'l-bahreynkelimeİki denizin birleştiği yer.
- mecnunkelimesf.Ar.Çıldırmış; deli; çılgın.
- meczupkelimesf.Ar.Aklını yitirmiş; aklını oynatmış; deli.
- mehkelimeis.Far.Ay.
- mekânkelimeis.Ar.Bir şeyin, bir kişinin bulunduğu yer; bulunulan yer.
- melametkelimeis.Ar.Azarlama; ayıplama; kınama; sitem.
- Melametiyekelimeis.Ar.Bayrami Melamiliğinden önceki ilk dönem Melamiliğine verilen ad.
- Melamilikkelimeis.Her türlü gösteriş ve dünya kaygısından uzak kalmayı benimseyen Sünni tarikatın adı.
- melekûtkelimeis.Ar.Tam bir egemenlikle üstün bir biçimde yönetme; saltanat; hükümdarlık.
- menzilkelimeis.Eskiden kervanların, posta arabalarının, yolcuların, yolculukta konakladıkları, geceyi geçirdikleri veya dinlendikleri yer; konak yeri; konak.
- menzil-i cāndeyimİnsanın vücudu.
- merecü'l-bahreynkelimeİki denizin buluştuğu yer.
- meşk tahtasıdeyimYazı yazmayı öğrenecek dervişlerin üzerinde yazı çalıştıkları tahta.
- mevt-i ahdārdeyimYeşil ölüm; sıkıntılı yaşamaya razı olma.
- mevt-i ahmerdeyimKızıl ölüm; nefse karşı koyma.
- mevt-i ahzārdeyimYeşil ölüm; meşakkatli yaşamaya razı olma.
- mevt-i beyāzdeyimAni ölüm.
- mevt-i esveddeyimSiyah ölüm.
- meydankelimeis.Ar.Geniş, düz ve açıklık yer; alan; saha.
- meydan taşıdeyimMevlevi tekkelerinde, üzerine semahaneyi aydınlatmakta kullanılan meşalelerin dikildiği taş.
- meydancıkelimeis.Avlu, bahçe gibi yerleri süpürüp temizlemekle görevli hizmetli.
- meyilkelimeis.Ar.Belirli bir düzlemle dik açı yapmadan duran şeyin durumu; eğim; eğiklik.
- meykedecikelimeis.Meyhaneci.
- miskinkelimesf.Ar.Son derece uyuşuk olan; çalışmaktan ve çaba göstermekten kaçınan; tembel; uyuşuk; üşengeç.
- muayenekelimeis.Ar.Bir kimsenin hasta olup olmadığını veya hastalığının bulunduğu yeri öğrenmek için yapılan klinik ve laboratuar araştırmalarının tümü; tıbbî bakımdan…