500+ madde
- dikkelimesf.Yatay bir eksene göre yer çekimi doğrultusunda duran; eğik olmayan.
- dik açıdeyimBirbirini 90° açıklıkla kesen iki doğrunun meydana getirdiği açı.
- dik biçmedeyimTabanı bir ayrıtına dik olan prizma.
- dik silindirdeyimEkseni tabanına dik olan silindir.
- dik üçgendeyimİç açılarından biri 90° olan üçgen.
- dik yamukdeyimKenarlarından biri tabanına dik olan yamuk.
- dikdörtgenkelimeis.Bitişik kenarları birbirine dik olan paralelkenar; dik paralelkenar.
- dikmekelimeis.eT.Bir şeyi dik olarak yerleştirme eylemi.
- diyagonalkelimeis.Fr.Köşegen.
- dizikelimeis.eT.Bir ipliğe veya tele sıralanmış nesnelerin meydana getirdiği bütün.
- doğrukelimesf.eT.Bir noktadan diğer noktaya kadar hiç eğilip bükülmeden, yön değiştirmeden, dümdüz uzanan.
- doğru parçasıdeyimBir doğrunun üzerinde alınan iki nokta ile sınırlandırılmış kısım.
- doğrulaştırmakkelimef.Bir yayın uzunluğunu bulmak.
- doğrultmankelimeis.Bir nokta veya çizginin hareketine yön vererek bu hareketi yöneten şey.
- doğrultukelimeis.Bir kişi veya şeyin gittiği yön; taraf; istikamet, (1944).
- doğrulukelimesf.Doğrusu bulunan; doğruya sahip olan.
- doğrusallıkkelimeis.Doğru biçiminde olan nesnelerin özelliği.
- dönel yüzeydeyimBiçimi değişmeyen bir çizginin bir eksen etrafında dönmesiyle elde edilen yüzey.
- döngükelimeis.mant. Bir işlemi, olayı veya akıl yürütmeyi başlangıçtaki duruma getiren süreçler bütünü, (1955).
- dönüştürmekkelimef.Dönüşmesini sağlamak.
- dört işlemdeyimToplama, çıkarma, bölme ve çarpmadan ibaret aritmetiğin temel işlemleri.
- dört yüzlüdeyimDört yüzü olan çok yüzlü.
- dörtgenkelimeis.Dört kenarlı çokgen şekil; dörtkenar, (1937).
- düşürümkelimeis.Düşürmek eylemi.
- düvelkelimeis.Yamuk (geometrik şekil).
- düzgün çokgendeyimBütün yüzleri ve açıları eşit olan çokgen.
- düzgünlükkelimeis.Düzgün ve muntazam olma durumu.
- düzlemkelimeis.Düz yüzey.
- düzlem geometrideyimKonusu düzlem içinde kalan şekillerin incelenmesi olan geometri dalı.
- düzlemdeşkelimesf.(Doğru ve noktalar için) aynı düzlem üzerinde bulunan; eş düzlemli.
- E.B.O.B.kelimeis.Birden çok sayının hepsini de bölen sayıların en büyüğü.
- E.K.O.K.kelimeis.Birden çok sayının herbirinin de katı olabilen sayıların en küçüğü.
- eczakelimeis.Ar.Parçalar; kısımlar.
- eğikkelimesf.Yatay bir çizgi veya düzlemle açı oluşturacak biçimde olan; mail; meyil; şev.
- eğik biçmedeyimEkseni tabanına dikey olmayan biçme.
- eğilmekelimeis.Eğik bir durum alma; eğilmek eylemi.
- eğrikelimesf.Doğru ve düzgün olmayan.
- ehramkelimeis.Ar.Piramitler.
- ehrām-ı gayr-i muntazamdeyimDüzgün olmayan piramit.
- ehrām-ı kaimdeyimDik piramit.
- ehrām-ı maildeyimEğik piramit.
- ehrām-ı muntazamadeyimDüzgün piramit.
- ehrām-ı murabbaîdeyimKare piramit.
- ehrām-ı müsellesîdeyimÜçgen piramit.
- ehrām-ı nākısdeyimKesik piramit.
- ehrām-ı zü kesîrü’l-vücūhdeyimÇokgen piramit.
- ekall-i murabbaātdeyimEn küçük kareler yöntemi.
- eksikelimeis.Çıkarma işleminde kullanılan (−) işareti; nâkıs; zait, (1937).
- eksi sayıdeyimSıfırdan küçük sayı; negatif sayı.
- eksilenkelimesf.Kendisinde bir eksilme meydana gelen.