- kaplamkelimeis.Bir terimin belirli sayıda nesneyi kapsama niteliği; şümul.
- kazayakelimeis.Ar.Önerme; kaziyeler.
- kıyaskelimeis.Ar.Bir şeyi başka bir şeye denk sayma; bir tutma.
- kıyasımukassemkelimeis.Ar.İki seçeneği bulunan ve her iki seçeneğinin de vargısı aynı olan kıyas; ikilem.
- kiplikkelimeis.Önermelerin, yalın, belkili veya mecburî olma niteliklerinden her biri.
- konuşmakelimeis.Konuşmak eylemi.
- konutkelimeis.Bir akıl yürütmeye başlamazdan önce, kendisi hiçbir doğru önermeye bağlanamayan fakat ispata gerek kalmadan, şüphesiz doğru kabul edilen önerme;…
- koşaçkelimeis.Bağlamaya yarayan öge.
- koyutkelimeis.Bir akıl yürütmeye başlamazdan önce, kendisi hiçbir doğru önermeye bağlanamayan fakat ispata gerek kalmadan, şüphesiz doğru kabul edilen önerme;…
- lazımekelimeis.Ar.Bulunması ve yapılması mutlak gereken şey; mutlak gerekli olan şey.
- makulekelimeis.Ar.Cins; çeşit.
- mantıkçılıkkelimeis.Mantığı felsefenin başı sayan dünya görüşü; mantık biliminin her şeyin üstünde olduğunu savunan felsefî görüş.
- metodolojikelimeis.Fr.Mantığın, çeşitli bilgi kategorilerini ve çeşitli bilimlerin metotlarını inceleyen bölümü; yöntem bilimi; bilimler mantığı.
- metotkelimeis.Yun.Amaca ulaşabilmek için bir şeyi belirli bazı temel ilkelere uygun olarak yapma biçimi; yöntem; usul.
- mugalatakelimeis.Ar.Yanıltacak biçimde söz söyleme; yanıltmaca.
- mukaddematkelimeis.Ar.Öncüler; önde olanlar; önde gelenler.
- nefiykelimeis.Ar.Sürgün etme; sürme.
- niceleyicikelimeis.Niceleme özelliğinde olan.
- olasılıkkelimeis.Bir şeyin olabilmesi, gerçekleşebilmesi durumu; olabilirlik; ihtimal.
- olmazlıkkelimeis.Gerçekleşmesine olanak bulunmama durumu.
- olumlamakelimeis.Olumlamak eylemi veya durumu.
- olumsuzlamakelimeis.Olumsuzlamak eylemi ve durumu; nefyetme.
- ögekelimeis.Birleşik bir bütünü oluşturan parça veya yalın şeylerden her biri; unsur; eleman.
- ölçenkelimeis.Yalın önermelerden yola çıkarak karmaşık bir önerme kurmaya yarayan ve aynı zamanda bu karmaşık önermenin doğruluğunu gerçekleyen önerme.
- öncelkelimeis.Bir görevde şu anda bulunana göre orasını daha önce tutmuş bulunan; selef.
- öncülkelimeis.Önde bulunan; önde yer alan; kendisinden sonra gelenlere temel olan; önce gelen; birinci; başta giden.
- önermekelimeis.Önermek eylemi.
- önertikelimeis.Bir ikili tasımda birinci önermeye verilen ad; koşullu önermenin, koşul belirten ön bölümü; öncel.
- öznekelimeis.Bilen, bilmeye yönelen ama kendisi bilgi nesnesi olmayan varlık.
- özümlemekelimeis.Özümlemek eylemi ve olgusu; temessül; temsil; asimilasyon; anabolizma.
- paradokskelimeis.Fr.Kökleşmiş ve yaygın görüş ve inanışa aykırı düşünce.
- saçmakelimeis.Saçmak eylemi.
- sembolleştirmekelimeis.Sembolleştirmek eylemi; simgeleştirme.
- sınıfkelimeis.Ar.Belirli bir özelliği taşıyan ya da paylaşan birimlerin oluşturduğu bütün.
- ta'mimkelimeis.Ar.Genelleme; genelleştirme; yayma.
- tasavvuratkelimeis.Ar.Tasavvurlar; düşünceler.
- tasımkelimeis.Küçük önerme aracılığıyla büyük önermeden vargı çıkarmaya dayanan kanıt; doğru olan iki önermeden üçüncü bir önerme çıkarma; kıyas.
- tazammunkelimeis.Ar.Kefalet.
- ulamkelimeis.Ulamak eylemi.
- vargıkelimeis.Belirli bir yol izlenerek elde edilen sonuç, (1969).
- yadsımakelimeis.Yadsımak eylemi; inkâr.
- yapılandırmakelimeis.Yapılandırmak eylemi.