1. azmettirmekkelimef.Ar.Bir kimseyi yapmak istediği bir işe heveslendirmek.
  2. boşanmakkelimef.(Karı koca için) mahkeme kararı ile evlilik birliğini bitirmek; ayrılmak; ayağının bağını çözmek; ev bozmak; yuvasını yıkmak.
  3. karışmakkelimef.Çarpışmak; karşı karşıya gelmek; düşman kesilmek.
  4. kasretmekkelimef.Ar.Kısaltmak; indirmek; küçültmek.
  5. kısıtlamakkelimef.Kısıtlı hâle getirmek; sınırlamak.
  6. kısıtlanmakkelimef.Kısıtlı hâle getirilmek; sınırlanmak.
  7. markalamakkelimef.İşaret koymak; damgalamak.
  8. markalanmakkelimef.(Herhangi bir nesne için) üzerine işaret konmak; damgalanmak.
  9. merkezîleştirmekkelimef.Merkezî duruma getirmek.
  10. nakzetmekkelimef.Ar.Bozmak.
  11. onaylamakkelimef.Yapılan iş, işlem ve varılan kararın doğruluğunu kabul etmek; kendi yapmışçasına sorumluluğu üstlendiğini iradesi ile beyan etmek; tasdik etmek.
  12. ödemekkelimef.Bir alışveriş ilişkisi dolayısıyla borçlu olunan şeyin karşılığını alacaklıya vermek; tediye etmek.
  13. savunmakkelimef.(Birini veya bir yeri, bir şeyi) tehlikelere karşı korumak; müdafaa etmek.
  14. taşlamakkelimef.Üzerine taş atmak; taş fırlatmak; arkasından taş atmak; taş ile kovalamak; taşa tutmak. .
  15. taşlatmakkelimef.Taşlamak işini yaptırmak; üzerine taş attırmak; recmetmek; üzerine ya da arkasından taş attırmak; taş ile kovalatmak; taşa tutturmak.
  16. yargılamakkelimef.eT.Bir kimse veya şey hakkında delillerden hareketle olumlu veya olumsuz bir karara varmak; onunla ilgili bir değer yargısına ulaşmak; muhakeme etmek.
  17. yargılanmakkelimef.Hakkında yargılamak eylemi gerçekleştirilmek; yargılamak eylemine konu olmak.
  18. yasaklamakkelimef.Bir şeyin yapılmasına engel koymak; yapılmamasını istemek; yasak etmek.