500+ madde
- dogmacılıkkelimeis.Öne sürülen öğretileri sınamadan, eleştirmeden doğru olarak kabul eden; benimsediği var sayımlardan katı yöntemlerle önermeler üreten anlayış;…
- dogmatikkelimesf.Fr.(Düşünce biçimi için) deney bilgisini, deneye dayanan kanıtları hiçe sayarak, savlarını inanç öğretilerinden çıkaran.
- dogmatizmkelimeis.Fr.Birtakım ilkeleri, kuralları, fikirleri her zaman için geçerli değişmez doğrular olarak kabul eden düşünce tarzı; dogmacılık.
- doğa felsefesideyimDoğa üzerine, doğanın özü, biçimleri ve gerçekleri üzerine ya da doğa bilimlerinin ana kavramları ve temelleri üzerine yönelen felsefe dalı.
- doğa ötesideyimDuyularımızla algılayamadığımız varlıkların sebeplerini ve temellerini araştıran felsefe; fizik ötesi; metafizik.
- doğacılıkkelimeis.Yaşama biçimi, beslenme vb. konularda kent ve sanayi ortamlarından uzak durarak doğayı izleme gereğini amaç edinen öğreti; natürizm.
- doğal ışıkdeyimİnsanın içinde var olan ve bilgi elde etmeye olanak sağlayan ışık.
- doğalcılıkkelimeis.Doğayı gerçek olarak yansıtmayı amaçlayan sanat akımı; natüralizm.
- doğaüstücülükkelimeis.Doğa yasalarıyla açıklanamayan olayların ve gerçeklerin varlığına inanmak gerektiğini savunan görüş; sürrealizm; tabiat üstücülük.
- doğruculukkelimeis.Doğruyu söyleme; doğru yapma alışkanlığı.
- doğrulamakelimeis.Doğru olduğunu belirtme durumu ve eylemi; teyit; tasdik; geçerleme.
- doğrulamakkelimef.Bir şeyin doğru olduğunu belgeler, kanıtlar, destekler ortaya koyarak ispatlamak.
- doğrulukkelimeis.Doğru olma durumu.
- doğurtmakelimeis.Doğurmasını sağlamak eylemi.
- doğuştancıkelimesf.Zaman, mekân ve Allah kavramlarının doğuştan olduğunu ileri süren; nativist; fıtriyeci.
- doğuştancılıkkelimeis.Zaman, mekân ve Allah kavramlarının doğuştan olduğunu ileri süren felsefî görüş; nativizm; fıtriye.
- dolayımlamakkelimeis.Nesneye, akıl yürütmenin aracılığıyla ulaşmak.
- dolayımlıkelimesf.Akıl yürütme sonucu elde edilen.
- dolayımsızkelimesf.Sezgi yoluyla elde edilen.
- dolayımsızlıkkelimeis.Dolayımsız olma durumu.
- dolaysızkelimesf.Araya herhangi bir aracı girmeden, doğrudan doğruya olan; vasıtasız; bilavasıta, (1955).
- dolaysız bilgideyimAkıl yürütme katılmaksızın, doğrudan doğruya sezgi yoluyla edinilen bilgi.
- dostlukkelimeis.Cinselliğe, aile bağlarına ve hiçbir çıkar ilişkisine dayanmaksızın kişilerin birbirlerine karşı duydukları bağlılık.
- durumkelimeis.eT.Belirli bir zaman kesiti içinde bir şeyi belirleyen nitelik ve şartların tümü; hâl; vaziyet; keyfiyet, (1935).
- durumculukkelimeis.1968 öğrenci hareketlerine kaynaklık eden, her türlü toplum düzenini ve tasarısını alaya almayı, gelenek hâline gelmiş her türlü ağırbaşlılığı gülünç…
- duyarlıkkelimeis.Duyarlı olma hâli; hassasiyet, (1935).
- duygulanımkelimeis.Duygu alma eylemi; duygulanma durumu.
- duyumculukkelimeis.Bilgilerimizin kaynağının duyumlardan ibaret olduğunu, duyu algılarına dayandığını ileri süren görüş; ihsasiye; sansüalizm.
- duyumsamazlıkkelimeis.Yeterli duyum sağlayamadığı için az veya yavaş tepki gösteren, bunun sonucu olarak duygulandırıcı sebeplere karşı ilgisiz kalan insanın niteliği.
- duyusalkelimesf.Duyu ile ilgili olan.
- duyusal duyumlardeyimGörme, işitme, koklama, tat alma, dokunma, basınç, ısı duyumları, hareket ve durum duyumları, acı ve organ duyumları.
- duyuüstükelimesf.Duyularla verilemeyen.
- düalistkelimesf.Fr.(Kişi için) birbirinden ayrı, birbirinden bağımsız, birbirine geri götürülemeyen, birbirinin yanında veya karşısında bulunan iki ilkenin varlığını…
- düalizmkelimeis.Fr.Birbirinden ayrı, birbirinden bağımsız, birbirine geri götürülemeyen, birbirinin yanında veya karşısında bulunan iki ilkenin varlığını kabul eden…
- dünya görüşüdeyimKişinin dünyayı kavrayış ve algılayış biçimi.
- dürtükelimeis.İnsanı bir şey yapmaya iten eğilim veya duygu.
- düşümdeşlikkelimeis.Birkaç olayın aynı anda görülmesi durumu.
- düşün yapıdeyimBir millet, sınıf, meslek veya dinî herhangi bir toplumsal grubun yaşayışına yön veren ve kendi içinde uyumlu bir düzen oluşturan düşünce, inanç ve…
- düşüncellikkelimeis.Düşüncel olma niteliği.
- düşünmekelimeis.Düşünmek durumu ve eylemi; tefekkür.
- düşünme yasalarıdeyimDoğru düşünmenin belli şartlarını ve nasıl gerçekleşmesi gerektiğini belirleyen kurallar
- düşünselleştirmekelimeis.Bazı toplumsal olgu ve olayların en belirgin özelliklerini temel alarak yasa kurucu bilimsel çözümleme işi; idealize etme; idealizasyon.
- düşüntükelimeis.Tasavvur.
- düşünümlükelimesf.(Bilinç için) kendini nesne olarak ele alan.
- düşünüşkelimeis.Düşünme eylemi; tefekkür.
- düşünüş ahlâkıdeyimAhlâkî eylemlerin değerlendirilmesinde başarıyı değil de düşünüşü esas alan görüş.
- düzenleşikkelimesf.Düzenleri birbirine uygun olan.
- düzenleşimkelimeis.Aynı sıradaki nesne ve kavramların birbirinin yanında oluşu; eş düzen.
- düzgükelimeis.Değerlendirme ve yargılamada örnek veya kural olabilen önerme; ölçü; kaide; numune; emsile; paradigma.
- düzgüselkelimesf.Düzgü ile ilgili; yasa veya kural olan; normatif.