500+ madde
- doğruculukkelimeis.Doğruyu söyleme; doğru yapma alışkanlığı.
- doğrulamakelimeis.Doğru olduğunu belirtme durumu ve eylemi; teyit; tasdik; geçerleme.
- doğrulukkelimeis.Doğru olma durumu.
- doğurtmakelimeis.Doğurmasını sağlamak eylemi.
- doğuştancılıkkelimeis.Zaman, mekân ve Allah kavramlarının doğuştan olduğunu ileri süren felsefî görüş; nativizm; fıtriye.
- dolayımlamakkelimeis.Nesneye, akıl yürütmenin aracılığıyla ulaşmak.
- dolayımsızlıkkelimeis.Dolayımsız olma durumu.
- dostlukkelimeis.Cinselliğe, aile bağlarına ve hiçbir çıkar ilişkisine dayanmaksızın kişilerin birbirlerine karşı duydukları bağlılık.
- durumkelimeis.eT.Belirli bir zaman kesiti içinde bir şeyi belirleyen nitelik ve şartların tümü; hâl; vaziyet; keyfiyet, (1935).
- durumculukkelimeis.1968 öğrenci hareketlerine kaynaklık eden, her türlü toplum düzenini ve tasarısını alaya almayı, gelenek hâline gelmiş her türlü ağırbaşlılığı gülünç…
- duyarlıkkelimeis.Duyarlı olma hâli; hassasiyet, (1935).
- duygulanımkelimeis.Duygu alma eylemi; duygulanma durumu.
- duyumculukkelimeis.Bilgilerimizin kaynağının duyumlardan ibaret olduğunu, duyu algılarına dayandığını ileri süren görüş; ihsasiye; sansüalizm.
- duyumsamazlıkkelimeis.Yeterli duyum sağlayamadığı için az veya yavaş tepki gösteren, bunun sonucu olarak duygulandırıcı sebeplere karşı ilgisiz kalan insanın niteliği.
- düalizmkelimeis.Fr.Birbirinden ayrı, birbirinden bağımsız, birbirine geri götürülemeyen, birbirinin yanında veya karşısında bulunan iki ilkenin varlığını kabul eden…
- dürtükelimeis.İnsanı bir şey yapmaya iten eğilim veya duygu.
- düşümdeşlikkelimeis.Birkaç olayın aynı anda görülmesi durumu.
- düşüncellikkelimeis.Düşüncel olma niteliği.
- düşünmekelimeis.Düşünmek durumu ve eylemi; tefekkür.
- düşünselleştirmekelimeis.Bazı toplumsal olgu ve olayların en belirgin özelliklerini temel alarak yasa kurucu bilimsel çözümleme işi; idealize etme; idealizasyon.
- düşüntükelimeis.Tasavvur.
- düşünüşkelimeis.Düşünme eylemi; tefekkür.
- düzenleşimkelimeis.Aynı sıradaki nesne ve kavramların birbirinin yanında oluşu; eş düzen.
- düzgükelimeis.Değerlendirme ve yargılamada örnek veya kural olabilen önerme; ölçü; kaide; numune; emsile; paradigma.
- edimkelimeis.Yapılmış, gerçekleşmiş iş; amel; fiil; performans.
- edimleşmekelimeis.Erkten edime geçme durumu.
- edimselleştirmekelimeis.Olabilir durumdaki bir olguyu gerçeğe çevirme; gerçekleştirme; uygulama; edimsel kılma.
- egoculukkelimeis.Benci olma durumu; kendini düşünme.
- egoizmkelimeis.Lat.Başkalarının çıkarını hiçe sayarak yalnızca kendi çıkarlarına uygun davranışlar sergileme durumu; bencillik; hodbinlik.
- egosantrizmkelimeis.Fr.Bireyin benliğini evrenin merkezi sayan dünya görüşü; ben merkezcilik.
- egzistansiyalizmkelimeis.Fr.Alın yazısının doğmadan önce belirlenmediğini, kişinin bizzat kendi hür iradesiyle belirlediğini; kişi kendini ne duruma getirmişse o durumdan…
- eklektizmkelimeis.Fr.Kurulmuş olan sistemlerden kendisine uygun olanı seçip almak ve kendi öğretisinde birleştirmek yöntemi; bu şekilde çalışan filozofların öğretisi;…
- ekspresyonistkelimeis.Fr.Olayları, varlıkları gerçekte olduğu gibi değil de kendi iç dünyasına göre anlatan sanatçı; ekspresyonist; dışavurumcu; anlatımcı.
- ekspresyonizmkelimeis.Fr.Olayları, varlıkları gerçekte olduğu gibi değil de sanatçının kendi iç dünyasına göre anlatması anlayışına dayanan sanat akımı; ifadecilik;…
- elemancılıkkelimeis.Doğal elemanları ve bunların insan hayal gücündeki yerini inceleyen öğreti.
- eleştirikelimeis.Doğru ve yanlış, iyi ve kötü veya güzel ve çirkin yönlerini bulup göstermek amacıyla bir kişiyi, bir nesneyi, bir eseri, bir konuyu inceleme işi;…
- eleştiricilikkelimeis.Eleştiricinin yaptığı iş; eleştirmenlik; tenkitçilik.
- eleştirimkelimeis.Bilginin eleştirilmesi görüşü; kritisizm.
- eleştirimcilikkelimeis.Bilgiyi eleştiren ve aklın sınırlarını belirlemeye çalışan Alman filozofu Kant’ın felsefesi; eleştirici felsefe; eleştiricilik; kritisizm.
- elindelikkelimeis.Kişinin davranışlarını ve eylemlerini kendi arzusu ile gerçekleştirebilir olma durumu; seçme yetisi; irade-i cüz’iye; özgürlük.
- elindesizlikkelimeis.Ahlakî gerekircilik; kadercilik.
- emekkelimeis.Zahmet.
- ena'iyetkelimeis.Ar.Kendini beğenmişlik; bencillik.
- endividüalizmkelimeis.Fr.Bireyin haklarının toplumun haklarından daha önde geldiğini savunan toplumsal görüş; ferdiyetçilik; bireycilik.
- ene'iyekelimeis.Ar.Tek bencilik; ben bencilik.
- eniyetkelimeis.Ar.Kişilik; personalite.
- enstrümantalizmkelimeis.Fr.Düşünce, mantık, ahlak gibi soyut kavramlara ait biçimlerin yalnızca hayatın değişik şartlarına uyma araçları olduğunu ve bunların ancak yararlı…
- entelektüalizmkelimeis.Fr.Akılla ölçme ve muhakeme etmeye dayalı bilme gücünün, duyguların ve iradenin üzerinde bir üstünlüğünün bulunduğunu savunan felsefî akım; anlıkçılık;…
- entelekyakelimeis.Yun.Aristo mantığına göre herkeste var olan bilmenin, edimle gerçekleşen ve artık hiçbir oluşa yer bırakmayan etkin durumu.
- Epikürcülükkelimeis.Yun.Epikuros’un doğal ve zorunlu olan zevklerin ön plana çıkarılarak mutluluğa ulaşılmasını savunan görüşü.