1. teşekkülkelimeis.Ar.Bir varlık, bir biçim kazanma; şekillenme; oluşma.
  2. zincirlemekelimeis.Zincirlemek eylemi.
  3. dostlukkelimeis.Cinselliğe, aile bağlarına ve hiçbir çıkar ilişkisine dayanmaksızın kişilerin birbirlerine karşı duydukları bağlılık.
  4. kutsalkelimesf.Çok derin ve güçlü bir dinî saygı uyandıran veya uyandırması gereken; mukaddes, (1942).
  5. özgürlükkelimeis.Köle olmayan kimsenin durumu; birinin mutlak egemenliği altında olmayan kimsenin durumu; köle olmayan kimsenin durumu; serbestî.
  6. simgeselkelimesf.Simge ile ilgili; simgeye ilişkin; sembolik.
  7. mütemmimkelimesf.Ar.Eksiği gideren; tamamlayan; tamamlayıcı; bitiren.
  8. müzakerekelimeis.Ar.Bir konu hakkında yapılan konuşma, görüşme; görüşme.
  9. saygıkelimeis.Bir kimseye, üstünlüğü, yaşlılığı, yararlılığı gibi özellikleri nedeniyle önem verilmesinden, üstün görülmesinden dolayı o kimseye değerini…
  10. rücukelimeis.Ar.Geri dönme.
  11. cebriyekelimeis.Ar.İnsanın bütün davranışlarının önceden Allah tarafından belirlendiğini, bunun için kişinin iradesinin elinde olmadığını, her davranışını bir zor…
  12. düşünmekelimeis.Düşünmek durumu ve eylemi; tefekkür.
  13. etkinlikkelimeis.Etkin olma durumu; faaliyet.
  14. gerçekçilikkelimeis.Gerçekçi tutum ve davranış; realizm.
  15. ikilikkelimesf.İki tanesi bir arada bulunan.
  16. indüklemekelimeis.Lat.İndüklemek işi; endüksiyon.
  17. iradiyekelimeis.Ar.Ruhsal ve ahlakî olay, olgu ve davranışlarda akıl ve bilgiden çok iradeye üstünlük tanıyan, bilgi sürecinin temelinde iradenin yattığını, davranış ve…
  18. kendindekelimeis.Dış görünüş veya tasavvurdan bağımsız olarak, nasılsa öyle kalan, var olan somut varlık; varlıkların kendi doğası; nesnenin doğal varlığı; töz;…
  19. kinetikkelimesf.Yun.Hareketle ilgili; harekete ait.
  20. minörkelimesf.Lat.Daha küçük.
  21. onurkelimeis.Bir kişinin kendi benliğine karşı duyduğu saygı; öz saygısı; izzet-i nefis; haysiyet.
  22. salibekelimesf.Ar.Ret ve inkâr eden.
  23. tesadüfkelimeis.Ar.Yalnız ihtimallere bağlı olduğu düşünülen olayların kesin olmayan, değişebilen bağıl nedeni.
  24. rastlantıkelimeis.Belli bir kurala, sebebe, bilgiye, isteğe dayanmaksızın oluveren; tesadüf; denk gelme.
  25. zamanlılıkkelimeis.Zaman içinde olan şeyin niteliği.
  26. belirlenimkelimeis.Belirli duruma gelme; belirginleşme.
  27. belirlenimcilikkelimeis.Her olayın başka olayların gerekli ve kaçınılmaz sonucu olduğunu savunan felsefî görüş; gerekircilik; determinizm.
  28. bireşimkelimeis.Parça veya ögelerin bir araya getirilip birleştirilmesi.
  29. anlamakelimeis.Anlamak işi.
  30. devimselkelimesf.Hareket hâlinde olan; harekî.
  31. devinimkelimeis.Bir cismin uzayda yer değiştirmesi.
  32. dışınlıkelimesf.Öze bağlı olmayan, bir düşüncenin aslında ve kendinde olmayan fakat ona bağlı kalan; arızî olan; öz dışı; gayr-ı zâtî, haricî.
  33. dolayımsızkelimesf.Sezgi yoluyla elde edilen.
  34. dürtükelimeis.İnsanı bir şey yapmaya iten eğilim veya duygu.
  35. duyarlıkkelimeis.Duyarlı olma hâli; hassasiyet, (1935).
  36. duyusalkelimesf.Duyu ile ilgili olan.
  37. eleştirikelimeis.Doğru ve yanlış, iyi ve kötü veya güzel ve çirkin yönlerini bulup göstermek amacıyla bir kişiyi, bir nesneyi, bir eseri, bir konuyu inceleme işi;…
  38. estetikkelimesf.Fr.Güzellik duygusu ile ilgili olan.
  39. gerekircilikkelimeis.Her olayın başka olayların gerekli ve kaçınılmaz sonucu olduğunu savunan felsefî görüş; determinizm, belirlenimcilik.
  40. görükelimeis.Görme yetisi.
  41. gözlemkelimeis.Olayları, insanları, canlı ve cansız varlıkları incelemek işi.
  42. ikicilikkelimeis.İkici olma durumu.
  43. nedensellikkelimeis.Nedeni sonuca bağlayan ilişki; illiyet.
  44. olabilirkelimesf.Gerçekleşmesi için herhangi bir engel bulunmayan; mümkün.
  45. olgukelimeis.Birtakım olayların sebep olduğu ve bu sebeplerin yol açtığı sonuç; gözlemlenmiş olay; vakıa (1942).
  46. özdeşlikkelimeis.Özdeş olma durumu; özdeş olan şeyin niteliği; ayniyet; tıpkılık.
  47. selbkelimeis.Ar.Zor kullanarak, rızasız olarak alma, kullanma.
  48. yönelimkelimeis.Yönelme eylemi ve sonucu.
  49. müdde'akelimeis.Ar.İddia olunan şey; tez; sav.
  50. mütenavibkelimesf.Ar.Nöbetleşe olan; birbirinin ardınca sürüp giden; art arda gelen.