500+ madde
- teşekkülkelimeis.Ar.Bir varlık, bir biçim kazanma; şekillenme; oluşma.
- zincirlemekelimeis.Zincirlemek eylemi.
- dostlukkelimeis.Cinselliğe, aile bağlarına ve hiçbir çıkar ilişkisine dayanmaksızın kişilerin birbirlerine karşı duydukları bağlılık.
- kutsalkelimesf.Çok derin ve güçlü bir dinî saygı uyandıran veya uyandırması gereken; mukaddes, (1942).
- özgürlükkelimeis.Köle olmayan kimsenin durumu; birinin mutlak egemenliği altında olmayan kimsenin durumu; köle olmayan kimsenin durumu; serbestî.
- simgeselkelimesf.Simge ile ilgili; simgeye ilişkin; sembolik.
- mütemmimkelimesf.Ar.Eksiği gideren; tamamlayan; tamamlayıcı; bitiren.
- müzakerekelimeis.Ar.Bir konu hakkında yapılan konuşma, görüşme; görüşme.
- saygıkelimeis.Bir kimseye, üstünlüğü, yaşlılığı, yararlılığı gibi özellikleri nedeniyle önem verilmesinden, üstün görülmesinden dolayı o kimseye değerini…
- rücukelimeis.Ar.Geri dönme.
- cebriyekelimeis.Ar.İnsanın bütün davranışlarının önceden Allah tarafından belirlendiğini, bunun için kişinin iradesinin elinde olmadığını, her davranışını bir zor…
- düşünmekelimeis.Düşünmek durumu ve eylemi; tefekkür.
- etkinlikkelimeis.Etkin olma durumu; faaliyet.
- gerçekçilikkelimeis.Gerçekçi tutum ve davranış; realizm.
- ikilikkelimesf.İki tanesi bir arada bulunan.
- indüklemekelimeis.Lat.İndüklemek işi; endüksiyon.
- iradiyekelimeis.Ar.Ruhsal ve ahlakî olay, olgu ve davranışlarda akıl ve bilgiden çok iradeye üstünlük tanıyan, bilgi sürecinin temelinde iradenin yattığını, davranış ve…
- kendindekelimeis.Dış görünüş veya tasavvurdan bağımsız olarak, nasılsa öyle kalan, var olan somut varlık; varlıkların kendi doğası; nesnenin doğal varlığı; töz;…
- kinetikkelimesf.Yun.Hareketle ilgili; harekete ait.
- minörkelimesf.Lat.Daha küçük.
- onurkelimeis.Bir kişinin kendi benliğine karşı duyduğu saygı; öz saygısı; izzet-i nefis; haysiyet.
- salibekelimesf.Ar.Ret ve inkâr eden.
- tesadüfkelimeis.Ar.Yalnız ihtimallere bağlı olduğu düşünülen olayların kesin olmayan, değişebilen bağıl nedeni.
- rastlantıkelimeis.Belli bir kurala, sebebe, bilgiye, isteğe dayanmaksızın oluveren; tesadüf; denk gelme.
- zamanlılıkkelimeis.Zaman içinde olan şeyin niteliği.
- belirlenimkelimeis.Belirli duruma gelme; belirginleşme.
- belirlenimcilikkelimeis.Her olayın başka olayların gerekli ve kaçınılmaz sonucu olduğunu savunan felsefî görüş; gerekircilik; determinizm.
- bireşimkelimeis.Parça veya ögelerin bir araya getirilip birleştirilmesi.
- anlamakelimeis.Anlamak işi.
- devimselkelimesf.Hareket hâlinde olan; harekî.
- devinimkelimeis.Bir cismin uzayda yer değiştirmesi.
- dışınlıkelimesf.Öze bağlı olmayan, bir düşüncenin aslında ve kendinde olmayan fakat ona bağlı kalan; arızî olan; öz dışı; gayr-ı zâtî, haricî.
- dolayımsızkelimesf.Sezgi yoluyla elde edilen.
- dürtükelimeis.İnsanı bir şey yapmaya iten eğilim veya duygu.
- duyarlıkkelimeis.Duyarlı olma hâli; hassasiyet, (1935).
- duyusalkelimesf.Duyu ile ilgili olan.
- eleştirikelimeis.Doğru ve yanlış, iyi ve kötü veya güzel ve çirkin yönlerini bulup göstermek amacıyla bir kişiyi, bir nesneyi, bir eseri, bir konuyu inceleme işi;…
- estetikkelimesf.Fr.Güzellik duygusu ile ilgili olan.
- gerekircilikkelimeis.Her olayın başka olayların gerekli ve kaçınılmaz sonucu olduğunu savunan felsefî görüş; determinizm, belirlenimcilik.
- görükelimeis.Görme yetisi.
- gözlemkelimeis.Olayları, insanları, canlı ve cansız varlıkları incelemek işi.
- ikicilikkelimeis.İkici olma durumu.
- nedensellikkelimeis.Nedeni sonuca bağlayan ilişki; illiyet.
- olabilirkelimesf.Gerçekleşmesi için herhangi bir engel bulunmayan; mümkün.
- olgukelimeis.Birtakım olayların sebep olduğu ve bu sebeplerin yol açtığı sonuç; gözlemlenmiş olay; vakıa (1942).
- özdeşlikkelimeis.Özdeş olma durumu; özdeş olan şeyin niteliği; ayniyet; tıpkılık.
- selbkelimeis.Ar.Zor kullanarak, rızasız olarak alma, kullanma.
- yönelimkelimeis.Yönelme eylemi ve sonucu.
- müdde'akelimeis.Ar.İddia olunan şey; tez; sav.
- mütenavibkelimesf.Ar.Nöbetleşe olan; birbirinin ardınca sürüp giden; art arda gelen.