500+ madde
- kahramankelimeis.Far.Bir savaşta veya tehlikeli bir durumda korkusuzca davranıp, özveride bulunarak yararlılık gösteren üstün niteliklere sahip kimse; alp; yiğit.
- kakışmakelimeis.Karşılıklı birbirini itme.
- kakofonikelimeis.Fr.Bazı sözlerde, söz öbeklerinde çıkakları yakın olan seslerin birbirini etkilemesi sonucu, söyleyiş güçlüğü yaratması ve kulağı rahatsız etmesi…
- kalbkelimeis.Ar.Tersine çevirme; döndürme.
- kalb-i muavvecdeyimEvirmece.
- kalb-i muntazamdeyimTersinden okunduğu zaman da bir anlam çıkan kelime.
- kalem şuarāsıdeyimDivan şiirinden çeşitli yönlerden etkilenmiş okur yazar halk şairlerine verilen isim; kalem şairleri.
- kalenderîkelimeis.Far.Dervişlik; başıboşluk; filozofluk.
- kalıpkelimeis.Yun.Sıvı veya toz hâldeki bir maddeye belirli bir şekil vermek amacıyla kullanılan oyuk nesne.
- kanavakelimeis.Fr.Seyrekçe dokunmuş kolalı keten bezi; kanaviçe.
- kand-i mükerrerdeyimİki kere tatlı.
- kapalı istiaredeyimBenzetmenin yalnızca benzetilen ögesiyle yapılan istiare
- kapalılıkkelimeis.Kapalı olma hâli.
- karakterkelimeis.Yun.Bir kimsenin kişiliğini, duyuş ve davranış biçimlerini oluşturan, tepkilerini belirleyen sürekli duygusal niteliklerin tümü; öz yapı; seciye; ıra.
- karîne-i māni'ādeyimMecazlı kelimenin kendi anlamında kullanılmaması.
- karşılaştırmakelimeis.Kişi ve nesnelerin benzerlik ve ayrılıklarını belirlemek üzere birbiriyle karşılaştırmak, birbirine yaklaştırmak eylemi; kıyaslama; oranlama;…
- kasırkelimeAr.Kısa; eksik.
- kasidekelimeis.Ar.On beş ile yüz beyitten oluşan tek kafiye düzeninde, genellikle büyükleri övmek amacıyla yazılmış manzume.
- kasrkelimeis.Ar.Kısaltma; kısa kesme.
- kasr-ı hakîkîdeyimKelimenin okunuşta kısa oluşu.
- kasr-ı zevkîdeyimKelimenin edebî zevk gereğince kısa okunması.
- kasriyekelimeis.Ar.Divan edebiyatında, devlet büyüklerinin yeni bir saray veya köşk yaptırması üzerine söylenen kaside.
- katkelimeis.Ar.Kesme; kesilme; biçilme.
- kavuştakkelimeis.Şarkı ve türküde tekrarlanan dize; nakarat.
- kayabaşıkelimeis.Türk halk şiirinde anlam bakımından basit, dil yönünden ilkel bir tür koşma.
- kayıtkelimeis.Ar.Bir bilgiyi kâğıda yazma; geçirme; işleme.
- kefkelimeis.Ar.El.
- kementkelimeis.Far.Ucu ilmiklenmiş ip.
- kesikkelimesf.Kesilmiş olan; parçalara ayrılmış; kopmuş.
- kesik manideyimİlk dizesi 7'den az heceli anlamlı veya anlamsız sözlerle başlayan mani türü.
- kesmekelimeis.Kesici aletlerle kesip parçalara ayırmak işi; kesmek eylemi.
- kır romanıdeyimŞehir hayatı dışındaki yaşayışı konu edinen roman türü; pastoral roman.
- kısa hecedeyimİçinde uzun ünlü bulunmayan hece.
- kıt'akelimeis.Ar.Parça; tane; kısım; bölüm.
- kıt'a-i kebîredeyimİki beyitten fazla olan kıt'a.
- kinayekelimeis.Ar.Düşünüleni doğrudan değil de dolaylı yoldan anlatan söz; dolaylı anlatım .
- kişikelimeis.Cinsiyet farkı gözetilmeden kadın veya erkek kimse; insan; adam; şahıs; kimse.
- kişileştirmekelimeis.Kişilik kazandırma.
- kişisel tenkitdeyimBir eserin kusurlarını ortaya koymaktan ziyade yazarın hayatını, davranışlarını, karakterini kınayan eleştiri.
- konuşturmakelimeis.Konuşturmak eylemi.
- koşakelimesf.Çift; ikili; eş; ikiz.
- koşmakelimeis.İki şeyi yan yana getirme; paralel hâle getirme.
- koşukkelimeis.eT.Manzume; manzum eser; nazım; şiir.
- koşutlukkelimeis.Koşut olma durumu.
- kritikkelimesf.Yun.Eleştiri ile ilgili; eleştirme özelliği olan; eleştiren; eleştirmeye dayanan; eleştirel.
- kudumiyekelimeis.Ar.Bulunduğu yere dönen veya misafir olarak bir yere giden devlet büyüğüne sunulan armağan.
- kulkelimeis.eT.Yabancı ülkelerden tutulup getirilmiş, alınıp satılabilen köle veya karavaş; uşak; köle; erkek köle; esir. [Yüknekî]
- kulak için kafiyedeyimKelimelerin yazılış benzerliğine değil de seslerin benzerliğine dayanan kafiye çeşidi.
- kumakelimeis.Ar.Eski Arap edebiyatında bulunmayan, Abbasiler devrinde Bağdat’ta Ramazan ayında sahurda halkı uyandırmak için şarkıcıların gezerek söyledikleri şiir.
- kuralkelimeis.Düşünce ve davranış bakımından uyulması gereken ilke; izlenmesi gereken zorunlu yol; davranışlarımıza yön veren ilke; kaide, (1935).