500+ madde
- ilm-i bedi'deyimGüzel yazma ve söyleme tekniği ve bilgisi.
- ilm-i belāgatdeyimGüzel söz söylemeyi ve yazmayı edinme bilgisi.
- ilm-i beyāndeyimGüzel söz söyleme tekniği.
- ilm-i kāfiyedeyimŞiirde uyak ve ritim sağlama bilgisi ve tekniği.
- ilm-i kitābetdeyimSözü ve yazıyı güzel ve etkili biçimde düzenleme bilgisi; kompozisyon.
- ilm-i manādeyimGüzel söz söyleme bilgisi.
- iltibaskelimeis.Ar.Birbirine çok benzeyen iki şeyin karışması; andırışma.
- iltifatkelimeis.Ar.Yüzünü döndürerek bakma.
- iltizamkelimeis.Ar.Kendisi için gerekli sayma; gerekli bulma.
- imalatkelimeis.Ar.Bir yana doğru eğmeler; meylettirmeler; imaleler.
- imalekelimeis.Ar.Bir yana doğru yatırma; eğme; meylettirme; çevirme.
- insicamkelimeis.Ar.Yağmurun tek düze yağması.
- inşakelimeis.Ar.Yapı kurma; yapma; kurma; yapım.
- inşatkelimeis.Ar.Güzel şiir söyleme.
- intak sanatıdeyimHayvanları ve eşyaları bir edebî eserde insan gibi konuşturmak; konuşturmak.
- intihalkelimeis.Ar.Başkasına ait malın kendisine ait olduğunu söyleme; çalma.
- iptizalkelimeAr.Bir şeyin çokluğundan dolayı değerini yitirmesi; sıradan bayağı duruma gelmesi.
- irdafkelimeis.Ar.Birbirinin ardı sıra yürütme; arka arkaya gönderme.
- ironikelimeis.Fr.Dolaylı ve alaylı anlatım; mizah.
- irsadkelimeis.Ar.Hazırlama; hazır etme.
- irsāl-i meseldeyimKonuşma ve yazmada anlatımı güçlendirmek için atasözü ve vecize kullanma.
- irsāl-i meseleyndeyimBeyitte bir ifadeye örnek vermek için iki şey arasında karşılaştırma yapmak.
- irticazkelimeis.Ar.Kısaltma; özetleme.
- iskenderiyecilikkelimeis.Yun.İskenderiye okulunun felsefe sistemi.
- isti'anekelimeis.Ar.Başkasından yardım isteme; yardım dileme.
- isti'arekelimeis.Ar.Bir şeyi bir yerden ödünç veya bir kimseden borç alma; eğreti alma.
- isti'āre-i asliyedeyimAsıl eğretileme.
- isti'āre-i emsîliyedeyimBenzeyen ve kendisine benzetilenin birden çok olması biçimiyle yapılan eğretileme.
- isti'āre-i mekniyedeyimKendisine benzetilen bulunmayan eğretileme; kapalı eğretileme.
- isti'āre-i musarrahadeyimBenzeyenin söylenmemesi biçimiyle yapılan istiare; açık istiare.
- isti'āre-i telmihiyedeyimAlay içeren eğretileme.
- istidrakkelimeis.Ar.Ulaşma; yetişme; erişme.
- istiğrakkelimeis.Ar.Bir şeyin içine gömülme; dalma; boğulma.
- istihdamkelimeis.Ar.Bir kimseyi bir işte veya hizmette kullanma; çalıştırma.
- istihrackelimeis.Ar.Bir şeyin içinden başka bir şeyi çekip çıkarma.
- istihzarkelimeis.Ar.Bir iş için gerekli olan her şeyi hazırlamış olma; hazır bulundurma.
- istikbaliyekelimeis.Ar.Bir kimsenin bir şehre gelişi ile ilgili olarak yazılan kaside; karşılama şiiri; kudümiye.
- işbakelimeis.Ar.Açlığını giderme; doyurma; yedirme.
- işlemekelimeis.İş görme, çalışma ve hareket etme eylemi ve durumu.
- işlemekkelimef.eT.Bir iş yapmak.
- iştikakkelimeis.Ar.Yarılmış bir şeyin yarısını alma.
- itakelimeis.Ar.Bir kelimenin, bir şiirin ikiden fazla dizesinde aynı anlamda kullanılması.
- îtā'-yı celîdeyimBir kelimenin, şiir içinde aynı anlamda sık sık tekrarlanmasından doğan edebî kusurun kolay anlaşılması durumu.
- îtā'-yı hafîdeyimBir kelimenin, şiir içinde aynı anlamda sık sık tekrarlanmasından doğan edebî kusurun güç anlaşılması durumu.
- itilafkelimeis.Ar.Anlaşma; uyuşma; uzlaşma.
- izhār-ı belāgatdeyimBelâgat gösterme.
- kāb-ı kavseyndeyimİki yay boyu.
- kabalakelimeis.İbr.Yahudilikte, yazılı olarak gelen İlahî buyrukların yanında, geleneksel olarak ağızdan ağıza aktarılan, İbranî felsefesi ve efsaneleri ile karışmış…
- kabızkelimeis.Ar.Dışkıyı boşaltma güçlüğü; dışarı çıkma güçlüğü; peklik.
- kafiyekelimeis.Manzum yazılarda mısra sonlarında, yapı, görev ve anlam bakımından farklı olmakla birlikte ses bakımından benzerlik oluşturan birimler; uyak; ayak.