500+ madde
- seselimkelimeis.Rezonans; tannanlık.
- seslemkelimeis.Konuşmada, her türlü ses dizilişinin temelini oluşturan bir tek seslenme eylemi ile çıkarılan sesler öbeği; hece.
- seslemekelimeis.Seslemek eylemi.
- sıfatkelimeis.Ar.Nesnelere ilişkin durum, biçim, nicelik ve nitelik; vasıf.
- sıfatlaştırıcıkelimeis.Asıl kelime türü sıfat olmayan bir kelimeyi sıfat hâline getiren öge veya ek: buz-lu (-lu eki)
- sıfatlaştırmakelimeis.Sıfatlaştırmak işi.
- sıfırkelimeis.Ar.Boş.
- sıklıkkelimeis.Sık olma durumu.
- sılakelimeis.Ar.Bir araya gelme; buluşma; birleşme.
- sınıfkelimeis.Ar.Belirli bir özelliği taşıyan ya da paylaşan birimlerin oluşturduğu bütün.
- sınıflandırmakelimeis.Sınıflandırmak eylemi; bölümlere ayırma; bölümleme.
- sıyagkelimeis.Ar.Kipler; sigalar.
- sıygakelimeis.Ar.Kip.
- sızıcılaşmakelimeis.Sızıcılaşmak eylemi; sızıcı bir durum alma.
- sigmakelimeis.Yun.Fenikelilerin sin adını verdikleri harften geliştirilen ve ıslıklı bir S sesini veren Yunan alfabesinde bir harf: δ
- silinmekelimeis.Silinmek eylemi.
- silmekelimeis.Silmek eylemi.
- sinkelimeis.Ar.Arap asıllı eski Türk alfabesinin on beşinci (Arap alfabesinin ise on ikinci) harfi olan “s”nin adı. Ebced hesabında 60’ın karşılığıdır.
- sintagmakelimeis.Birbirini izleyen iki ya da daha çok birimin söz zinciri içinde birleşimi; dizim; sentagma.
- söyleyimkelimeis.Konuşurken ögeler arası bağlantıyı, duraklamaları, vurgulamayı, tonlamayı doğru yapma becerisi; diksiyon.
- söyleyişkelimeis.Söylemek eylemi veya biçimi.
- sözkelimeis.eT.Bir duyguyu, bir düşünceyi dile getirmek için ağızdan çıkan sözcük, sözcük dizisi ya da cümle; laf; kelam; haber; mesaj; kelime. (sö:z)
- sözcekelimeis.Dilin, konuşmada söze başlama ile ilk suskunluk arasında kalan tek bir sözcükten cümleler tutacak kadar uzun olabilen bölümü; yazıdaki paragrafın,…
- sözcükkelimeis.Bir cümlenin kuruluşunda yer alan, bir sözcenin söz dizimsel ve anlamsal işleyişine katılan bir ya da birçok ses biriminden oluşan, belirli biçimde…
- sözeylemkelimeis.bknz. söz eylem
- sözlükçekelimeis.Herhangi bir uzmanlık alanına ilişkin sözlük.
- statükelimeis.Lat.Tüzük.
- sunucukelimeis.Radyo, televizyon yayınları ile bir gösteri vb. yerinde programı sunan kimseye verilen ad; takdimci.
- susmakelimeis.Susmak eylemi.
- süjekelimeis.Fr.Konu.
- sükûnkelimeis.Ar.Durma; kımıldamama.
- sürçmekelimeis.Sürçmek eylemi.
- sürdürmekelimeis.Sürdürmek eylemi.
- sürekelimeis.Akıp giden zaman içinde başlangıç ve sonu ile belirlenmiş zaman dilimi; sınırlı zaman parçası; müddet; sayruret.
- şahıskelimeis.Ar.Adı söylenmek istenmeyen, ancak kendisinden söz edilen insan; kişi; kimse; zat.
- şapkakelimeis.Lat.Keçe, kumaş vb. şeylerden yapılma kadın ve erkeklerin sokağa çıkarken giydikleri çok değişik biçimleri olan başlıklara verilen genel ad.
- şeddekelimeis.Ar.Arapça ve Farsça kelimelerde bir harfin çift okunacağını gösteren işaret.
- şekilkelimeis.Ar.Nesnelerin görüşünü ortaya koyan dış çizgilerin düzeni; dış görünüş; biçim.
- şekliyatkelimeis.Ar.Biçim bilgisi; morfoloji.
- şivekelimeis.Far.Naz; eda; cilve.
- ta'addikelimeis.Ar.Birinin hakkına saldırma; saldırı; tecavüz.
- ta'arrubkelimeis.Ar.Arap yaşam tarzını, kültürünü, giyimini kuşamını benimseme; Araplaşma.
- ta'diyekelimeis.Ar.Bir şeyden başka bir şeye geçirme; aşırma.
- ta'diyetkelimeis.Ar.Geçişlilik.
- tafdilkelimeis.Ar.Bir kimseyi erdemi dolayısıyla başka birinden daha üstün tutma; tercih etme.
- taharrükkelimeis.Ar.Hareket etme; kımıldama; kıpırdama; oynama.
- tahrikkelimeis.Ar.Yola çıkarma.
- takıkelimeis.Çoğunlukla nişan, düğün vb. törenlerde hediye olarak takılan bilezik, yüzük, altın, gerdanlık vb. süs eşyalarına verilen ad.
- takımkelimeis.Herhangi bir iş ya da işletmede belirli amaçla kullanılan, bir faaliyette gerekli olan nesnelerin, araçların, aygıtların tümü; ekipman.
- tamlamakelimeis.Tamlamak eylemi.