500+ madde
- diş eti-damak ünsüzüdeyimDil ucunun üst diş etleriyle ön damağa dokunmasından oluşan ünsüz
- diş eti-dudak ünsüzüdeyimAlt dudağın üst dişlere dokunmasıyla oluşan dudak ünsüzleri
- diş ünsüzüdeyimDil ucunun üst diş etlerine dokunması ile oluşan ünsüz; /d/, /t/, /c/, /ç/.
- diş-damak ünsüzüdeyimDil ucunun üst diş etleriyle ön damağa dokunmasından oluşan ünsüz
- diş-dudak ünsüzüdeyimAlt dudağın üst dişlere dokunmasıyla oluşan dudak ünsüzleri
- dişilkelimeis.Bazı dillerde çekim ve sözdizimi bakımından özel biçimleniş gösteren kelime çeşidi; müennes, (1944).
- dişillikkelimeis.Dişil olma durumu.
- diyakronikelimeis.Fr.Zaman içindeki evrimleri açısından incelenen dil olayları; art zamanlılık.
- diyakronikkelimesf.Fr.Art zamanlı.
- dizikelimeis.eT.Bir ipliğe veya tele sıralanmış nesnelerin meydana getirdiği bütün.
- dizimkelimeis.eT.Dizi; sıra.
- dizimselkelimesf.Dizimle ilgili.
- dolaylı öznedeyimEdilgen çatılı fiilli cümlede tümleç olarak bulunan kelimede saklı bulunan gerçek yapıcı ve olucu durumda bulunan özne; sözde özne. "Ödevler öğretmen…
- dolaylı tümleçdeyimFiilin anlamını tamamlayan ve cümlede yönelme (-e), kalma (-de) ve çıkma (-den) durumlarından birinde bulunan veya edat alan tümleç.
- doldurmalıkelimesf.İçinde doldurma ve şişirme şeyler bulunan.
- dönüşlükelimesf.Dönüşü olan; dönen.
- dönüşlü çatıdeyimFiilin belirttiği eylemin özneye döndüğünü belirten çatı.
- dönüşlü fiildeyimÖznenin yaptığı işin yine öznenin kendi üzerine yöneldiğini belirten fiil çatısı.
- dönüşlü zamirdeyimKişi kavramını pekiştirmekte kullanılan "kendi" kelimesi.
- dönüşlülük ekideyimFiil kök ve gövdelerinden dönüşlü çatı kurmaya yarayan (-n, -l, -ş) ekleri.
- dönüşümkelimeis.Bir biçimden başka bir biçime girme olgusu; dönüşme eylemi.
- dönüşümcükelimeis.Dönüşümcülük yanlısı olan kişi.
- dönüşümsel birleşendeyimÜretici dil bilgisinde söz diziminin derin yapıdan yüzeysel yapıya geçişini sağlayan bölümü.
- dördülkelimeis.Kenarları ve açıları birbirine eşit olan dörtgen; dört köşeli yüzey; kare; murabba.
- dudak benzeşmesideyimDudak ünsüzlerinin veya yuvarlak ünlülerin düz ünlüleri etkileyerek yuvarlaklaştırması.
- dudak ünsüzüdeyimSes yolundan gelen havanın kapalı hâldeki dudaklar birden açılınca dışarıya çıkmasıyla meydana gelen ünsüzler; dudaksıl
- dudaksılkelimesf.Boğumlanma noktası dudaklarda olan ses.
- durumkelimeis.eT.Belirli bir zaman kesiti içinde bir şeyi belirleyen nitelik ve şartların tümü; hâl; vaziyet; keyfiyet, (1935).
- durum belirtecideyimbknz. durum zarfı
- durum dil bilgisideyimCümleyi bir eylem, isimleri bu eyleme belli bir anlam ilişkisi ile bağlı dizimler olarak ele alan ve bu anlam ilişkileri arasındaki bağıntıları derin…
- durum ekideyimİsim ve isim soyundan kelimelerin birbirleriyle veya fiillerle olan ilişki biçimlerini gösteren belirtme (-i), yönelme (-e), kalma (-de), çıkma…
- durum fiilideyimCümlede öznenin belirli bir durumda olduğunu bildiren fiil.
- durum ortacıdeyimGeniş zaman kavramı içinde sıfat olarak kullanılan fiil; durum sıfat fiili.
- durum tümlecideyimBir eylemin hangi şartlarda gerçekleştiğini belirten tümleç.
- durum ulacıdeyimHem bağlama hem de zarf görevi yüklenen fiilimsi; hâl zarf fiili.
- durum zarfıdeyimFiillerin anlamlarını durumları bakımından etkileyen zarflar.
- düşmekelimeis.Düşmek eylemi.
- düşükkelimesf.eT.Düşme eylemine uğramış olan; düşmüş olan.
- düşümkelimeis.Düşme.
- düşürmekkelimef.eT.Düşmesine yol açmak veya sebep olmak.
- düz cümledeyimYüklemi diğer ögelerden sonra gelen cümle türü; kurallı cümle.
- düz tümleçdeyimGeçişli fiillerle kurulan cümlelerde hâlde bulunan tümleç; belirsiz nesne.
- düz ünlüdeyimDudakların gerilip düzleşmesi ile meydana gelen ünlü; /a/, /e/, /ı/,/i/.
- düzeltme işaretideyimKalın ünlülerden önce gelen /g/, /k/, /l/ ünsüzlerini ince söyletmek, yabancı dillerden girmiş uzun heceleri belirtmek veya yazılışları aynı,…
- düzeykelimeis.Bir şeyin veya yerin seçilen yatay bir düzleme göre taşıdığı yükseklik; yükseklik derecesi; seviye, (1935).
- düzgükelimeis.Değerlendirme ve yargılamada örnek veya kural olabilen önerme; ölçü; kaide; numune; emsile; paradigma.
- düzleşmekelimeis.Düz hâle gelme eylemi.
- düzleştirmekkelimef.Bir şeyi düz hâle getirmek; düzleşmesini sağlamak.
- ecvefkelimesf.Ar.Kof; içi boş.
- ecvef-i vavdeyimÜçlü kökünün ortası vav olduğu için kelimenin ortasının boş olması durumu.