1. diş eti-damak ünsüzüdeyimDil ucunun üst diş etleriyle ön damağa dokunmasından oluşan ünsüz
  2. diş eti-dudak ünsüzüdeyimAlt dudağın üst dişlere dokunmasıyla oluşan dudak ünsüzleri
  3. diş ünsüzüdeyimDil ucunun üst diş etlerine dokunması ile oluşan ünsüz; /d/, /t/, /c/, /ç/.
  4. diş-damak ünsüzüdeyimDil ucunun üst diş etleriyle ön damağa dokunmasından oluşan ünsüz
  5. diş-dudak ünsüzüdeyimAlt dudağın üst dişlere dokunmasıyla oluşan dudak ünsüzleri
  6. dişilkelimeis.Bazı dillerde çekim ve sözdizimi bakımından özel biçimleniş gösteren kelime çeşidi; müennes, (1944).
  7. dişillikkelimeis.Dişil olma durumu.
  8. diyakronikelimeis.Fr.Zaman içindeki evrimleri açısından incelenen dil olayları; art zamanlılık.
  9. diyakronikkelimesf.Fr.Art zamanlı.
  10. dizikelimeis.eT.Bir ipliğe veya tele sıralanmış nesnelerin meydana getirdiği bütün.
  11. dizimkelimeis.eT.Dizi; sıra.
  12. dizimselkelimesf.Dizimle ilgili.
  13. dolaylı öznedeyimEdilgen çatılı fiilli cümlede tümleç olarak bulunan kelimede saklı bulunan gerçek yapıcı ve olucu durumda bulunan özne; sözde özne. "Ödevler öğretmen…
  14. dolaylı tümleçdeyimFiilin anlamını tamamlayan ve cümlede yönelme (-e), kalma (-de) ve çıkma (-den) durumlarından birinde bulunan veya edat alan tümleç.
  15. doldurmalıkelimesf.İçinde doldurma ve şişirme şeyler bulunan.
  16. dönüşlükelimesf.Dönüşü olan; dönen.
  17. dönüşlü çatıdeyimFiilin belirttiği eylemin özneye döndüğünü belirten çatı.
  18. dönüşlü fiildeyimÖznenin yaptığı işin yine öznenin kendi üzerine yöneldiğini belirten fiil çatısı.
  19. dönüşlü zamirdeyimKişi kavramını pekiştirmekte kullanılan "kendi" kelimesi.
  20. dönüşlülük ekideyimFiil kök ve gövdelerinden dönüşlü çatı kurmaya yarayan (-n, -l, -ş) ekleri.
  21. dönüşümkelimeis.Bir biçimden başka bir biçime girme olgusu; dönüşme eylemi.
  22. dönüşümcükelimeis.Dönüşümcülük yanlısı olan kişi.
  23. dönüşümsel birleşendeyimÜretici dil bilgisinde söz diziminin derin yapıdan yüzeysel yapıya geçişini sağlayan bölümü.
  24. dördülkelimeis.Kenarları ve açıları birbirine eşit olan dörtgen; dört köşeli yüzey; kare; murabba.
  25. dudak benzeşmesideyimDudak ünsüzlerinin veya yuvarlak ünlülerin düz ünlüleri etkileyerek yuvarlaklaştırması.
  26. dudak ünsüzüdeyimSes yolundan gelen havanın kapalı hâldeki dudaklar birden açılınca dışarıya çıkmasıyla meydana gelen ünsüzler; dudaksıl
  27. dudaksılkelimesf.Boğumlanma noktası dudaklarda olan ses.
  28. durumkelimeis.eT.Belirli bir zaman kesiti içinde bir şeyi belirleyen nitelik ve şartların tümü; hâl; vaziyet; keyfiyet, (1935).
  29. durum belirtecideyimbknz. durum zarfı
  30. durum dil bilgisideyimCümleyi bir eylem, isimleri bu eyleme belli bir anlam ilişkisi ile bağlı dizimler olarak ele alan ve bu anlam ilişkileri arasındaki bağıntıları derin…
  31. durum ekideyimİsim ve isim soyundan kelimelerin birbirleriyle veya fiillerle olan ilişki biçimlerini gösteren belirtme (-i), yönelme (-e), kalma (-de), çıkma…
  32. durum fiilideyimCümlede öznenin belirli bir durumda olduğunu bildiren fiil.
  33. durum ortacıdeyimGeniş zaman kavramı içinde sıfat olarak kullanılan fiil; durum sıfat fiili.
  34. durum tümlecideyimBir eylemin hangi şartlarda gerçekleştiğini belirten tümleç.
  35. durum ulacıdeyimHem bağlama hem de zarf görevi yüklenen fiilimsi; hâl zarf fiili.
  36. durum zarfıdeyimFiillerin anlamlarını durumları bakımından etkileyen zarflar.
  37. düşmekelimeis.Düşmek eylemi.
  38. düşükkelimesf.eT.Düşme eylemine uğramış olan; düşmüş olan.
  39. düşümkelimeis.Düşme.
  40. düşürmekkelimef.eT.Düşmesine yol açmak veya sebep olmak.
  41. düz cümledeyimYüklemi diğer ögelerden sonra gelen cümle türü; kurallı cümle.
  42. düz tümleçdeyimGeçişli fiillerle kurulan cümlelerde hâlde bulunan tümleç; belirsiz nesne.
  43. düz ünlüdeyimDudakların gerilip düzleşmesi ile meydana gelen ünlü; /a/, /e/, /ı/,/i/.
  44. düzeltme işaretideyimKalın ünlülerden önce gelen /g/, /k/, /l/ ünsüzlerini ince söyletmek, yabancı dillerden girmiş uzun heceleri belirtmek veya yazılışları aynı,…
  45. düzeykelimeis.Bir şeyin veya yerin seçilen yatay bir düzleme göre taşıdığı yükseklik; yükseklik derecesi; seviye, (1935).
  46. düzgükelimeis.Değerlendirme ve yargılamada örnek veya kural olabilen önerme; ölçü; kaide; numune; emsile; paradigma.
  47. düzleşmekelimeis.Düz hâle gelme eylemi.
  48. düzleştirmekkelimef.Bir şeyi düz hâle getirmek; düzleşmesini sağlamak.
  49. ecvefkelimesf.Ar.Kof; içi boş.
  50. ecvef-i vavdeyimÜçlü kökünün ortası vav olduğu için kelimenin ortasının boş olması durumu.