500+ madde
- genizsileşmekelimeis.Genizsileşmek işi.
- genizsilleşmekelimeis.Genizsilleşmek işi; genizsil bir durum alma.
- genizsilleştirmekelimeis.Ağızsıl bir sesi genizsi bir hâle getirmek işi.
- genizsilleştirmekkelimef.Ağızsıl bir sesi genizsi duruma getirmek; genizsi bir tını kazandırmak.
- gerçekleşmekelimeis.Gerçek hâle gelmek işi.
- gerginkelimesf.Gerilmiş durumda olan.
- gerilimkelimeis.İki ucundan çekilen telin her noktasına uygulanan çekme gücüne karşı gösterilen direnç. (1942)
- gerilmekelimeis.Gergin duruma gelmek işi.
- Germencekelimeis.Germen dillerinin türediği Hint-Avrupa dil ailesinin bir dalı.
- gerundiumkelimeis.Lat.Zarf olarak kullanılan fiil soylu kelimeler; bağ-fiil; zarf-fiil; ulaç.
- gevşekkelimesf.Gergin ve sert yapıda olmayan; yumuşak ve bağlantıları zayıf olan.
- gevşemekelimeis.Gevşek duruma gelmek işi.
- girişimkelimeis.Bir işi yapmaya başlama; teşebbüs. (1935)
- göçüşmekelimeis.Göçmek işini birlikte yapma.
- gönderenkelimesf.Gönderme işini yapan.
- gönderilenkelimesf.Gönderilmiş bulunan; gönderme işlemine konu olan.
- gönderimkelimeis.Bir dil ögesinin anlamca gösterdiği kavram, nesne vb. şey.
- gönderimselkelimesf.Gönderimde bulunan veya gönderim özelliği taşıyan.
- görevkelimeis.Bir nesne veya kimsenin yaptığı iş; iş görme yetisi; fonksiyon. (1942)
- görevselcilikkelimeis.Dildeki ögeleri ve bunların bağıntılarını, bildirişimde taşıdıkları görevler açısından inceleyen dil bilimi akımı.
- görünümkelimeis.Bir şeyin dıştan bakıldığında görünen biçimi; görünme durumu; manzara.
- görünüşkelimeis.Gözün ilk bakışında veya zihnin doğrudan algıladığı şey.
- gösterenkelimesf.Bir şeyin görülmesini sağlayan.
- göstergekelimeis.Soyut ya da karmaşık olan bir ölçü ve bilginin niteliğini, niceliğini görünür hâle getirerek ya da basite indirgeyerek karşılaştırmalı bir bilgi…
- gösterilenkelimesf.Görünmesi sağlanan, görülür hâle getirilen.
- gösterimkelimeis.Görüntünün bir gösterici yardımıyla bir görüntülük üzerine düşürülmesi, yansıtılması işlemi; projeksiyon.
- gövdekelimeis.eT.Bir nesnenin asıl ve önemli bölümü.
- gözlemleyicikelimesf.Gözlemle işlemini yapan.
- güdüklemekelimeis.eT.Baş veya son tarafından bir veya birçok hecenin kaldırılmasıyla bir kelimenin kısaltılması.
- Gürcücekelimeis.Kafkas dilleri öbeğinden Gürcülerin konuştuğu dil.
- gürültükelimeis.Aralarında uyum bulunmayan düzensiz seslerin meydana getirdiği, insanı rahatsız edici, hatta uzun sürede sağlık bozucu etkisi görülen seslerin…
- haberkelimeis.Ar.Görerek bilme; bilgisi olma.
- haberîkelimesf.Ar.Haberle ilgili.
- hâlkelimeis.Ar.Bir nesnenin nitelikleri ile içinde bulunduğu koşulların tümü; vaziyet.
- halisetkelimeis.Ar.Cümlenin düzgün ve akıcı olması.
- haplolojikelimeis.Fr.Orta hece yutumu; hece düşmesi.
- harekekelimeis.Ar.Arapça, Farsça ve Osmanlıca’da kısa ünlüyü göstermek üzere harfin altına veya üstüne konulan üstün, esre, ötre adındaki küçük işaretler.
- haykırıkelimeis.Bağırma; bağırtı.
- hecekelimeis.Ar.Konuşma sırasında bir solukta veya ağzın bir tek hareketi ile çıkarılan ses veya sesler topluluğu; bir ünlü veya bir ünlü etrafında toplanmış sesler…
- hemzekelimeis.Ar.Parmakla sıkma; çimdikleme.
- Hintçekelimeis.Sanskiritçe’den etkilenmiş Hint-Ari dilleri grubundan Hindistan’da büyük bir çoğunluğun konuştuğu dil; Hint dili; Hindu; Hindî.
- hurufkelimeis.Ar.Alfabeyi oluşturan işaretler; harfler.
- i'lalkelimeis.Ar.Arap dilbilgisinde, içinde elif, vav, ye harfleri bulunan kelimenin asıl şeklinden nasıl türediğini ve diğer bir şekle nasıl girdiğini inceleyip…
- i'rabkelimeis.Ar.Düzgün konuşma.
- içerikkelimeis.Bir şeyin içinde bulunan ögelerin tümü; bir şeyin kapsamı; muhteva.
- içkinkelimesf.Varlığın içinde, kendinde var olan; varlığın yapısına karışmış bulunan; mündemiç.
- içkinlikkelimeis.Öznenin, ereklerin öznenin kendi içinde bulunması özelliği.
- ideogramkelimeis.Fr.Bir düşünceyi bütünüyle belirten şekli, şekil-kavram ilişkisine dayanan kavramı veya sesi belirtmek için kullanılan işaret; yazı.
- if'alkelimeis.Ar.Arapça’da geçişsiz fiilleri geçişli, geçişli fiilleri de ettirgen yapan kalıp.
- ihbarikelimesf.Ar.Habere ilişkin; haberle ilgili.