500+ madde
- dâhilekelimesf.Ar.İç; içeri.
- dahlekelimeis.Ar.Bir şeyin içi; iç yüzü.
- damaksıkelimeis.Boyundurukta öküzün boynunun altına gelen kısım.
- damaksılkelimesf.(Sesler için) ağız boşluğunun ön damak kısmında oluşan sesler
- damaksıllaşmakelimeis.Bir kelimede art damaktan çıkan bir ünsüzün veya kalın ünlünün, ön damağa kayıp yumuşaması veya incelmesi. “yana > yine, alma > elma”
- damaksıllaşmakkelimef.(Art damaksı bir ses için) ön damağa kayıp yumuşamak ve incelmek.
- damaksıllaşmışkelimeis.Damaksılaşan ve gerçekte damaksı olan ünsüz.
- damaksıllaştırmakelimeis.Bir ünsüzün boğumlanma noktasını sert damaktan ön damağa kaydırma.
- daralmakelimeis.Dar hâle gelme; küçülme; sıkışma.
- daralmalıkelimesf.Daralma olayı ile ilgili olan.
- daraltıkelimeis.Bir organın çapını küçülten çevresel baskı.
- daraltılıkelimesf.(Ünsüz için) ses organlarının kısmen kapanması ile telaffuz edilen (/ş/, /j/, /f/, /v/, /s/, /z/, /h/, /ğ/); sürtünmeli, sürekli.
- datifkelimeis.Lat.Fiilin yönünü gösteren ve yaklaşma ifade eden isim çekim durumu; yönelme durumu; yaklaşma durumu; -e hâli.
- dayanakkelimeis.Dayanılacak şey, güç; destek; mesnet, (1935).
- değerkelimeis.eT.Alınıp satılabilen bir şeyin para olarak karşılığı; kıymet; paha; fiyat.
- değerlikkelimeis.Herhangi bir elementin atomlarıyla birleşebilen hidrojen atomu sayısı.
- değişiklikkelimeis.Değişik, farklı, başka olma durumu.
- değişimkelimeis.Belirli bir zaman dilimi içinde meydana gelen değişikliklerin tümü.
- değişkekelimeis.Her canlıda dış etkilerle ortaya çıkabilen, kalıtımla ilgili olmayan değişiklik; modifikasyon.
- değiştirimkelimeis.Bir şeyin başka bir şeyin yerine geçirilmesi.
- denekkelimeis.Üzerinde deneme yapılan canlı, (1942).
- derilmekelimeis.Toplanma durumu ve eylemi.
- devirmekelimeis.Dik duran bir şeyi yatık veya baş aşağı duruma getirmek eylemi.
- deyikelimeis.Dil, işaret, söz gibi anlatım araçlarının tümü; anlatma gücü.
- diftongkelimeis.Yun.Tek hece oluşturan yan yana iki ünlü.
- dilselkelimesf.Dile ilişkin; dile ait olan.
- disimilasyonkelimeis.Fr.Bir kelimede yan yana veya birbirine yakın bulunan aynı veya yakın seslerden birinin değişikliğe uğraması; benzeşmezlik; başkalaşma; ayrışım.
- dişilkelimeis.Bazı dillerde çekim ve sözdizimi bakımından özel biçimleniş gösteren kelime çeşidi; müennes, (1944).
- dişillikkelimeis.Dişil olma durumu.
- diyakronikelimeis.Fr.Zaman içindeki evrimleri açısından incelenen dil olayları; art zamanlılık.
- diyakronikkelimesf.Fr.Art zamanlı.
- dizikelimeis.eT.Bir ipliğe veya tele sıralanmış nesnelerin meydana getirdiği bütün.
- dizimkelimeis.eT.Dizi; sıra.
- dizimselkelimesf.Dizimle ilgili.
- doldurmalıkelimesf.İçinde doldurma ve şişirme şeyler bulunan.
- dönüşlükelimesf.Dönüşü olan; dönen.
- dönüşümkelimeis.Bir biçimden başka bir biçime girme olgusu; dönüşme eylemi.
- dönüşümcükelimeis.Dönüşümcülük yanlısı olan kişi.
- dördülkelimeis.Kenarları ve açıları birbirine eşit olan dörtgen; dört köşeli yüzey; kare; murabba.
- dudaksılkelimesf.Boğumlanma noktası dudaklarda olan ses.
- durumkelimeis.eT.Belirli bir zaman kesiti içinde bir şeyi belirleyen nitelik ve şartların tümü; hâl; vaziyet; keyfiyet, (1935).
- düşmekelimeis.Düşmek eylemi.
- düşükkelimesf.eT.Düşme eylemine uğramış olan; düşmüş olan.
- düşümkelimeis.Düşme.
- düşürmekkelimef.eT.Düşmesine yol açmak veya sebep olmak.
- düzeykelimeis.Bir şeyin veya yerin seçilen yatay bir düzleme göre taşıdığı yükseklik; yükseklik derecesi; seviye, (1935).
- düzgükelimeis.Değerlendirme ve yargılamada örnek veya kural olabilen önerme; ölçü; kaide; numune; emsile; paradigma.
- düzleşmekelimeis.Düz hâle gelme eylemi.
- düzleştirmekkelimef.Bir şeyi düz hâle getirmek; düzleşmesini sağlamak.
- ecvefkelimesf.Ar.Kof; içi boş.