218 madde
- kıyı kordonudeyimDenizin kabarma sırasında bastığı kumsalda bıraktığı döküntü tabakası.
- kıyı rüzgârlarıdeyimKaraların geceleri daha çabuk soğuması ile karadan denize doğru esen serin rüzgârlar.
- kıyı sularıdeyimKaraya yakın olan ve kara boyunca uzanan deniz şeridi; kara suları.
- klüzkelimeis.Fr.Bir kıvrımı keserek iki yandaki çukurları birleştiren dar ve boğaz biçimindeki koyak; kısık; dar boğaz.
- kolkelimeis.İnsan vücudunun omuzdan başlayarak parmak uçlarına kadar olan kısmı. [Yüknekî]
- konumkelimeis.Bir şeyin konulmuş olduğu yer, (1935).
- körfezkelimeis.Yun.Kara içine sokulmuş geniş deniz parçası; büyük koy.
- kuşakkelimeis.eT.Çeşitli amaçlarla bele sarılan, kaba kumaş veya örgüden yapılan enli şerit.
- kuşak kayadeyimBir dağ yamacının bir bölümünü boydan boya aşan yatay veya hafif eğik dirsek kaya.
- kutb-ı arzdeyimDünyanın kutup noktaları.
- kutb-ı şimālîdeyimKuzey kutbu.
- Kuzey KutbudeyimYerküre ekseninin yer küreyi deldiği noktalardan ekvatorun kuzeyinde bulunanı; pusula ibresinin kuzeyi gösteren ucunun gösterdiği yön.
- kütlekelimeis.Ar.(Katılar için) büyük parça; toplu şey; yığın; küme; topak.
- lagünkelimeis.İt.Denizden bir kum setiyle ayrılmış ve sonradan göl haline gelmiş sığ koy veya körfez; deniz kulağı.
- lopkelimeis.Yun.Yuvarlak ve yumuşak nesne.
- lücmekelimeis.Ar.Irmak ağzı.
- mā-i dāhilîdeyimGün değmemiş su.
- ma'ilekelimesf.Ar.Mailin dişili.
- mansapkelimeis.Ar.Bir ırmağın bir denize veya daha büyük bir başka ırmağa döküldüğü, karıştığı yer; ağız; ırmak ağzı; kavşak; munsap.
- masakelimeLat.Ayak denilen destekler üzerine oturtulmuş bir tabladan meydana gelen ve değişik amaçlarla kullanılan pek çok çeşidi bulunan bir mobilya.
- mebde-i arzdeyimEnlemi belirtmek için başlangıç olarak alınan ve Yerküreyi iki eşit parçaya ayıran paralel dairesi; ekvator.
- mebde-i tūldeyimBoylamı belirtmek için başlangıç olarak alınan meridyen dairesi; Greenwich meridyeni.
- medkelimeis.Ar.Çekip uzatma.
- medarkelimeis.Ar.Etrafında dönülen nokta.
- medareynkelimeis.Ar.Yengeç ve Oğlak dönenceleri.
- medārî mıntıkadeyimTropikal kuşak.
- medcezirkelimeis.Ar.Gelgit.
- medd ü cezrdeyimAyın çekim gücü ile deniz suyunun alçalıp kabarması olayı; gelgit.
- medd ü cezr si'asıdeyimSık sık gelgit olması.
- medd-i cüz'îdeyimOn beş günde bir görülen ve az olan deniz kabarması; az derecedeki kabarma.
- medd-i ekmeldeyimBüyük gerilim.
- medd-i kâmildeyimDenizde yüksek kabarma.
- meddücezirkelimeis.Ar.Güneş ve Ay’ın çekim etkisi ile deniz yüzeyinde meydana gelen alçalma ve yükselme hareketi; gelgit; medcezir.
- mesfuhkelimesf.Ar.Dökülmüş; akıtılmış.
- metkelimeis.Ar.Uzatma; uzatılma; yayılma.
- mevādd-ı mütehayyiledeyimDöküntü.
- mıntaka-i barîdedeyimKutup kuşağı.
- mıntaka-i bürkaniyedeyimYanardağ bölgesi.
- mıntaka-i hārredeyimEkvator kuşağı.
- mıntaka-i kutb-i cenūbîdeyimGüney kutup bölgesi; antarktik bölge.
- mıntaka-i kutb-i şimālîdeyimKuzey kutup bölgesi; arktik bölge.
- mıntaka-i küredeyimYer yuvarlağının herhangi bir kuşağı.
- mıntaka-i küreviyedeyimYuvar tabakası.
- mıntaka-i mu'tediledeyimIlıman kuşak; orta kuşak.
- mıntaka-i sükûnetdeyimEkvatorda rüzgârsız bölge.
- modülkelimeis.Lat.Aynı tür başka bir eleman ile bir araya gelebilen, birlikte kullanılabilen, birleştirilebilen, aynı işlevi birlikte yürütebilen eleman.
- muhitkelimesf.Ar.Çevreleyen; kuşatan; çeviren.
- muhît-i arzdeyimDünya'nın çevresi.
- mutedilkelimesf.Ar.Düşünce, eylem vb.nde aşırıya kaçmayan; orta yolu tutan; ılımlı; itidalli.
- mütekattıkelimesf.Ar.Devamlı olmayan; kesikli.