1. taşımakelimeis.Taşımak eylemi; nakliye.
  2. ilkelkelimesf.Ortaya çıktığı ilk durumda kalmış bulunan; başlangıçtaki basitlik içinde olan; iptidai; basit; primitif.
  3. ortamkelimeis.Bir kimsenin, bir topluluğun, ya da bir türün yaşadığı belli fiziksel etkenler bütünüyle tanımlanan yer.
  4. üremekelimeis.Üremek eylemi.
  5. usarekelimeis.Ar.Öz su.
  6. verasetkelimeis.Ar.Bir mirasta hak sahibi olma durumu; mirasçılık.
  7. kapakçıkkelimeis.Küçük kapak.
  8. tercümekelimeis.Ar.Bir metni ya da konuşmayı başka bir dile çevirme işi; çeviri.
  9. tespitkelimeis.Ar.Bir nesneyi yerinden kıpırdamaz duruma getirme.
  10. testkelimeis.İng.Bir kimsenin, bir grubun doğuştan gelen ya da sonradan edindiği bilgi ve becerileri belirlemek ve derecelendirmek amacıyla aynı işi yapmalarını…
  11. zülalkelimeis.Ar.İçimi hoş, güzel soğuk su.
  12. cinsiyetkelimeis.Ar.Bir cins ile ilgili oluş.
  13. değişiklikkelimeis.Değişik, farklı, başka olma durumu.
  14. doğrulumkelimeis.Doğrulma, yönelme eylemi.
  15. fıkariyekelimeis.Ar.Omurgalılar.
  16. genetikkelimeis. sf.Fr.Bitki, hayvan ve insanlarda kalıtım olaylarını inceleyen biyoloji dalı; kalıtım bilimi.
  17. guanozinkelimeis.Fr.Riboza, guanin eklenmesi ile oluşan nükleosite verilen ad.
  18. idrakkelimeis.Ar.Ulaşma; varma.
  19. korunmakelimeis.Korunmak eylemi.
  20. malpikikelimeis.İt.Marcello Malpighi tarafından mikroskop kullanarak bulunan çeşitli anatomik yapıların adı.
  21. mozaikkelimeis.İt.Küp biçiminde kesilmiş değişik renklerde mermer, pişmiş toprak veya taş parçalarının harçla tutturularak yan yana getirilmesiyle yapılan resim veya…
  22. vitaminkelimeis.Lat.Vücut tarafından bireştirilemeyen ancak bedenin gelişmesi, iyi işlemesi için çok az miktarda gerekli olan etkin, yaşamsal organik madde.
  23. yorgunlukkelimeis.Yorgun olma durumu.
  24. kalımkelimeis.Kalma eylemi ve durumu; bakilik.
  25. sarmalkelimesf.Birbiri üzerine dolanarak uzayıp giden halkalar biçiminde olan; helezon biçiminde olan; helis biçiminde olan; helezoni; spiral.
  26. tahripkelimeis.Ar.Bir şeyi yıkma; yıkık duruma getirme; harap etme; bozma.
  27. rüşeymkelimeis.Ar.Embriyon; oğulcuk.
  28. zümrekelimeis.Ar.Topluluk; takım; kesim.
  29. bağıntıkelimeis.Bir nesne veya olayı bir başkası ile ilgili kılan bağlantı; münasebet; ilişki, (1942).
  30. eşeykelimeis.Canlılarda üreme ile ilgili özelliklerin tümü; cinsiyet; cinslik.
  31. evrimkelimeis.eT.Birdenbire olmayan, ancak zaman içinde birbirine bağlı, yavaş ve aşamalı biçimde gerçekleşen gelişme, değişim veya dönüşüm; inkılap, (1935).
  32. gelenikelimeis.eT.Sincapgillerden, bir karış boyunda olup kuyruğu 6 cm. civarında, sırtı sarıya kaçan kırçıl, karnı pas renginde büyük yapılı tarla faresi; tarla…
  33. gelişmekelimeis.Gelişmiş olma durumu ve eylemi.
  34. indüklemekelimeis.Lat.İndüklemek işi; endüksiyon.
  35. kromatikkelimesf.Yun.Renklerle ilgili.
  36. kromozomkelimeis.Yun.Hücre çekirdeğinde yer alan kalıtımın maddî dayanağı olan çomak biçimli yapı.
  37. küreyvekelimeis.Ar.Çok küçük küre; kürecik; zerre.
  38. lateralkelimesf.Fr.Yanal.
  39. olgunkelimesf.İstenilen kıvama ve duruma gelmiş olan; olmuş; olan.
  40. plakkelimeis.Yun.İnce metal levha; plaka.
  41. soğurmakelimeis.Soğurmak eylemi; emme; massetme; yutma.
  42. şubekelimeis.Ar.Ağaç dalı; dal; budak.
  43. uyarıkelimeis.Tehlikeli ve yanlış bulunan bir eylem ya da davranıştan vazgeçmesi için bir kimsenin dikkatini çekme; ikaz; ihtar; tembih, (1974).
  44. kaburgakelimeis.Moğ.Göğüs kafesini meydana getiren yassı ve uzun kemiklerin her biri; eğe.
  45. karşıtlıkkelimeis.Karşıt olma durumu; zıddiyet; mübayenet; tezat; kontrast.
  46. mu'afkelimesf.Ar.Cezası bir kerelik bağışlanmış olan; bir yükümlülükten bir kere affedilmiş olan; bağışlanmış; affedilmiş.
  47. mutabakatkelimeis.Ar.Birbiri ile uygunluk içinde bulunma durumu; uygunluk.
  48. temessülkelimeis.Ar.Biçim kazanma; bir biçime girme; biçimlenme; cisimlenme.
  49. balabankelimeis.Hazar doğusu Türklerinde kullanılan dokuz delikli bir tür zurna; baraban.
  50. başatkelimesf.Benzerleri arasında gücü ve önemi üstün olan; başta gelen; hâkim; dominant, (1935).