500+ madde
- müstahfızkelimesf.Ar.Koruyan; koruyucu; korucu.
- müşirkelimesf.Ar.Emir verici; işaret edici.
- müşterek harekâtdeyimSilahlı kuvvetlerin kara, deniz ve hava kuvvetleri gibi birden çok kuvvetinin birlikte yürüttüğü harekât.
- neferkelimeis.Ar.Kişi; kimse; tek bir şahıs; bir tek adam.
- nizamkelimeis.Ar.Kural; usul; kaide.
- nizam karakoludeyimAskerî birlik ve askerî kurulların güvenlik ve gözetme, disiplin gibi hizmetlerini yürütme görevi ile kurulmuş sürekli nöbetçi bulundurulan silahlı…
- nizām-ı cedîddeyimÜçüncü Selim zamanında kurulan talimli yeni orduya verilen ad.
- nöbetkelimeis.Ar.Sıra; keşik.
- nöbetçikelimeis. sf.Kesintisiz sürdürülmesi gereken bir işi yerine getirme görevi kendisine gelmiş kişi veya iş yeri; nöbet bekleyen kimse.
- obüskelimeis.Fr.Doğrudan atış, havan atışı ve düşey atış yapabilen kısa namlulu bir tür top.
- oda hapsideyimAsker kişilere uygulanan disiplin cezası.
- omuzlukkelimeis.Omuza konulan herhangi bir şey.
- onbaşıkelimeis.En küçük askerî birlik olan takımın komutan yardımcısı sıfatını taşıyan, erden sonraki ilk rütbeyi taşıyan asker.
- onbaşılıkkelimeis.Onbaşı olma durumu.
- oyalamakkelimef.Yapılması gereken asıl işten başka bir şey üzerine dikkati çekerek veya onlarla ilgilenmesini sağlayarak vakit kaybettirmek; hile ve oyunlarla eyleme…
- ön çukurdeyimBir mevziin hemen önünde yer alan hendek.
- ön emirdeyimBir askerî birliğe toplu harekât emri ulaşıncaya kadar, asıl birliklerin hazırlanmasına imkân vermek amacıyla özet olarak gönderilen emir.
- ön yüzbaşıdeyimDokuz yıllık bekleme süresinin ilk altı yılını tamamlamış olan kıdemli yüzbaşılara verilen rütbe; bu rütbeyi taşıyan subay.
- öncükelimeis.Önden giderek haber ulaştıran kimse.
- örtmekelimeis.Örtmek eylemi.
- örtükelimeis.Bir şeyi örtmeye yarayan şey; örtmekte kullanılan şey.
- örtülükelimesf.Örtüsü bulunan; örtü sahibi olan; örtü edinmiş olan.
- örtülü arazideyimAğaçlarla kaplı arazi.
- öz yöneticideyimBir güdümlü merminin hedeften gelen işaretleri algılamaya ve mermiyi o hedefe yöneltmeyi sağlayan bilgileri elde etmeye yarayan birleşeni.
- özel çağrıdeyimÖzel harekât planlarında öngörülen birlik ve kurumların sefer kadrolarını tamamlamak amacıyla ilgili yedek personeli göreve almak için yaptığı çağrı.
- özel emirdeyimYalnız bir birliği veya kişiyi ilgilendiren buyruk.
- özel görevdeyimSilahlı kuvvetlerde özel bir amacı gerçekleştirmek için oluşturulmuş birliklerce gerçekleştirilecek taktik veya teknik görev.
- panel köprüdeyimİstihkâmcılıkta, askerin ve araçların derin dere yataklarından geçmesini sağlamak amacıyla panel adı verilen çelik kiriş ve ahşap parçaların…
- paraşüt birliklerideyimParaşütle iniş yapmak üzere yetiştirilmiş havadan taşınan askerî birliklere verilen ad.
- paraşütçükelimeis.Bir hava aracından paraşütle atlayarak yere inen kimse.
- paraşütlü işaret (aydınlatma) fişeğideyimAtıldıklarında yere inerken açılan küçük bir paraşüt yardımı ile yere yavaş yavaş inen ve çevreyi aydınlatan fişek.
- parça emniyetlideyimPatlayan mermi parçalarının geçmesine engel olan.
- parça tesirli bombadeyimPatladıktan sonra her bir parçası vurucu nitelikte olan bomba.
- perakendekelimesf.Far.Düzenli olmayan; dağınık; perişan; düzensiz.
- perdelemekkelimef.Bir şeyin önüne perde çekmek; perdeyle örtmek.
- personelkelimeis.Fr.Bir kurum veya kuruluşta çalışan kişilerin tümü.
- pervanekkelimeis.Öncü.
- piyadekelimesf.Far.Yaya.
- plajkelimeis.İt.Denize girmek, güneşlenmek için düzenlenmiş kumluk deniz kıyısı.
- postakelimeis.İt.Bir yerden başka bir yere gönderilen paket, mektup, para gibi şeylerin alıcısına ulaşıncaya kadar yapılan iş ve işlemlerin tümü.
- pusatçıkelimeis.Orta oyununda şakşak veya tahta kılıç kullanan oyuncu.
- rabıt halkasıdeyimTopu çekiciye bağlamaya yarayan halka.
- rahatkelimeis.Ar.Üzüntüsü, sıkıntısı, tedirginliği olmama durumu.
- rahat yürüyüşdeyimAskerin uygun adımı bırakarak silahını serbestçe taşımasına ve yakasını açmasına izin verilerek yaptırılan yürüyüş.
- resm-i selāmdeyimSelam töreni.
- ric'at etmekdeyimBozularak geri çekilmek; gerilemek; geri kaçmak.
- rütbekelimeis.Ar.Kendi içinde derecelendirilmiş bir bütünün basamaklarından her biri; aşama; mertebe; sıra; derece; paye.
- sa'ikkelimeis.Ar.Artçı.
- sağ koldeyimKarşıya yönelmiş bir askerî birliğin sağında bulunan bölümü; sağ kanat; sağdaki birlik.
- sahrakelimeis.Ar.Açık ve düz arazi; ova; kır.