1. başçavuşlukkelimeis.Başçavuşun rütbesi ve görevi.
  2. başgediklikelimeis.En yüksek rütbeli astsubay.
  3. bataryakelimeis.Lat.Bir subayın komutasındaki ağır silahlarla bunların hizmetinde bulunan araçların bütünü.
  4. bazukakelimeis.İng.İki ucu soba borusu gibi açık, saç boru içinde kendi itmeli roket atan silah; roketatar.
  5. bedel tutmakdeyimKendi yerine askerlik hizmetini yaptırmak veya bir başka yükümlülüğü yerine getirtmek üzere bir başkasını para ile tutmak.
  6. bedel-i nakdîdeyimKanun gereğince askere alınacak er miktarının ordu ihtiyacından fazla olması durumunda, Millî Savunma Bakanlığına tanınan yetkiye göre askerlik…
  7. bedelli askerlikdeyimAskerlik yükümlülüğünün bir süresini devlete para ödeyerek yapılan kısa süreli askerlik hizmeti.
  8. begayakelimeis.Ar.Keşif kolu takımı.
  9. beşinci koldeyimDüşmanla işbirliği yaparak bir ülkeyi içerden çökertmeye çalışanlar.
  10. bindirilmiş kuvvetlerdeyimMotorlu taşıtlara bindirilmiş askerî birlikler.
  11. blakavtkelimeis.İng.Karartma.
  12. bombalamakkelimeBelli bir hedefe bomba atarak tahrip etmek; uçurmak; top ateşine tutmak.
  13. bombardımankelimeis.Fr.Bir yeri top mermileri atarak tahrip etmek; topa tutma.
  14. bombardıman etmekdeyimTop ateşi veya bombalar atarak saldırmak.
  15. bombardıman uçağıdeyimBombalama işinde kullanılan uçak.
  16. borazankelimeis.T.Koni şeklinde genellikle piyade tarafından çalınan perdesiz üflemeli bakır çalgı.
  17. bordakelimeis.İt.Geminin su üstünde kalan kısmının yanları.
  18. borukelimeis.eT.Bir yerden başka bir yere sıvı veya gaz akıtmaya yarar, içi boş, uçları açık, dar ve uzun yuvarlak nesne.
  19. borucukelimeis.Boru yapıp satan kimse.
  20. bölükkelimeis.Bütünden ayrılmış parça; kısım.
  21. bölüklülerkelimeis.tar. Yeniçeri ocağında ağa bölüklerinden olanlara verilen ad.
  22. bölümkelimeis.Bölünen bir bütünün parçalarından her biri.
  23. buluşma noktasıdeyimBir birliğin muharebe esnasında sorumluluk alanının bittiği, diğer birliğin sorumluluğunun başladığı yer
  24. bunkerkelimeis.İng.Sığınak.
  25. büyük amiraldeyimDeniz savaşı kazanmış amirale verilen unvan.
  26. canibdarkelimeis.Ar.Yandaş; taraftar.
  27. canlı hedefdeyimAskerî birlikleri ve sivil halkı içine alan hedef.
  28. caydırmakelimeis.Sözünden ve kararından döndürme; vazgeçirme.
  29. cebel topudeyimDağlık arazide kullanılan top.
  30. cebrî geçişdeyimDüşman elinde bulunan köprü, akarsu veya yoldan zor kullanarak yapılan geçiş.
  31. cebrî yürüyüşdeyimBir yere düşmandan önce varmak veya kuvvet yetiştirmek için yapılan zorunlu ve sıkı yürüyüş.
  32. cemiyetkelimeis.Ar.Toplum; topluluk, (19.yy).
  33. cenahkelimeis.Ar.Kanat.
  34. cephekelimeis.Ar.Ön; yüz; yüz tarafı.
  35. cephe alarak selamlamakdeyimYönünü selamlaması gereken sancak ya da cumhurbaşkanına dönüp esas duruşta bekleyerek selam vermek.
  36. cephe almakdeyim(Askerî birlik için) düşmanı karşılamak üzere uygun bir yerde mevzi almak.
  37. cephe ateşideyimKendi birliğinin cephesine dikey olarak düşman üzerine yapılan ateş.
  38. cephe büyütmekdeyim(Askerî birlik için) cephesini yanlara doğru açmak.
  39. cepheden hücuma geçmekdeyimDolambaçlı yollara başvurmadan doğrudan, açıkça mücadeleye girişmek.
  40. ceridekelimeis.Ar.İmparatorluk devrinde vergi memurlarının arazilerin yüz ölçümlerini yazdıkları defter.
  41. cerikankelimeis.İng.Petrol ürünlerini taşımakta kullanılan yirmi litrelik taşınabilir kap; benzin çantası.
  42. çadırcıkelimeis.Çadır üreten veya çadır satan kimse.
  43. çadırlı ordugâhdeyimÇadırlarda barındırılan askerî güç.
  44. çağ dışıdeyimÇağın gereklerine yetişememiş; çağın şartlarına göre geride kalmış; köhne.
  45. çağ dışı olmakdeyimYedek askerlik çağını doldurmuş olmak.
  46. çakalozkelimeis.Küçük gemilerde kullanılan ağızdan dolma, taş gülle atan 40 cm çapında bir tür havan topu.
  47. çakıl dikmekdeyimOk atma yarışlarında rekor kırdığı hâlde arkadaşlarına ziyafet çekmeye gücü yetmeyenler namına yapılan ortaklaşa ziyafet.
  48. çapraz ateşdeyimÇeşitli noktalardan çıkan ve birbirini keserek aynı hedefe yapılan atış.
  49. çark etmekdeyimOlduğu yerde dönmek.
  50. çarpışmakelimeis.Karşılıklı çarpma eylemi.