kabara

kelimeis.

kab-ar-mak > kab-ar-a

  1. 1

    Ayakkabıların sağlamlığını artırmak ya da tutunmasını arttırarak kaymasını önlemek amacıyla altına çakılan yuvarlak, iri başlı, çıkıntılı çivi.

  2. 2

    Düzgün kabartılar hâlinde sıra veya başka bir düzen içinde bakla ya da yumurta biçiminde yapılmış yüzey süslemesi.

  3. 3

    Dolap, koltuk, sandık gibi eşyaların üzerlerine geçirilen kumaşları tutturmak ya da süslemek amacıyla kullanılmış iri ve yuvarlak başlı çiviler.

  4. 4

    Çanta, kemer, at koşum takımları gibi deri ve kösele işlerini süslemek amacıyla çakılmış iri ve yuvarlak başlı çiviler.

  5. 5

    {ağız}Seyrek sakallı adam.

    [DS]

  6. 6

    {ağız}Bilezik.

    [DS]

  7. 7

    {ağız}Küçük ambar.

    [DS]

  8. 8

    {ağız}Kıvrık tüylü bir cins tavuk.

    [DS]

  9. 9

    {ağız}Uzun bacaklı bir çeşit kurbağa; kara kurbağası.

    [DS]

  10. 10

    {ağız}Toz.

    [DS]

  11. 11

    {ağız}Atın ön bacaklarındaki şişkinlik.

    [DS]

  12. 12

    {ağız}Yel; gaz; osuruk.

    [DS]