burgaç
kelimeis.-cıKöken
bur-mak > bur-ġaç
بورغاچ
Anlamlar
- 1
{OsT}Suyun yandan bir engele çarpması sonucu dibe doğru akarken meydana getirdiği dönme hareketi; anafor; girdap.
- 2
{eAT}Bükülmüş; büklüm.
- 3
{OsT}Eğri büğrü; kıvrılmış; kıvrık; dolaşık.
- 4
fiz.Akışkan taneciklerin bir eksen etrafında dönme hareketi yaparak akması.
- 5
mim.Bir halat gibi kendi ekseni etrafında burularak ilerleyen yapı elemanı.
- 6
{ağız}Husyeleri burularak kısırlaştırılmış koç, teke.
[DS]
- 7
{ağız}Yol dönemeci.
[DS]
- 8
{ağız}Ucu çatallı, meyve koparmaya yarayan değnek; çevgen.
[DS]
- 9
{ağız}Balta ile yarılamayan, dokuları çapraşık odun.
[DS]
- 10
{ağız}Taranmış ve eğrilmek üzere burularak toparlanmış yün demeti. 11. İp gibi bükülerek büyüyen ağaç; sarılgan bitki.
[DS]
- 11
{ağız}Eklem yerlerindeki kemikler.
[DS]
- 12
Odunları arabada tutmak üzere yükün üzerine bağlandıktan sonra bir sopa ile çevrilerek sıkıştırmaya yarayan düzenek.
- 13
{ağız}Çimdik.
[DS]
- 14
{ağız}Vida; vidalı şey.
[DS]
- 15
{ağız}Burgu.
[DS]
- 16
{ağız}Çeşme musluğu; açılıp kapanabilen çeşme oluğu.
[DS]
- 17
{ağız}Hortum; rüzgâr çevrintisi.
[DS]
- 18
{ağız}Burma altın bilezik. 20. sf. Dolaşık; çapraşık; eğri büğrü.
[DS]