bağlama

kelimeis.

bā-mak > baġ-la-mak

  1. 1

    Bağlamak işi.

  2. 2

    Türkülerde tekrarlanan mısralar; kavuştak.

  3. 3

    Yazılı eserlerde bir kesinti ile ayrılmış bölüme yapılan eklenti.

  4. 4

    Köylerde bahçeye hayvan bağlamak veya tarım araçlarını koymak için yapılan ek bina; ahır.

  5. 5

    Anadolu’da kullanılan uzun kollu şişkin gövdeli, tezene adı verilen mızrapla çalınan, cura ve meydan sazı arası, orta büyüklükte bir telli çalgı.

  6. 6

    {ağız}Potin; yemeni.

    [DS]

  7. 7

    {ağız}Akarsuyun yatağını yükseltmek, suyunu biriktirmek ya da başka yöne çevirmek için yapılan bent.

    [DS]

  8. 8

    {ağız}Yönünü değiştirme; başka yöne yöneltme.

    [DS]

  9. 9

    {ağız}Bir erkeği, eşi ile cinsel ilişkide bulunmasını önlemek amacıyla yapılan büyü; iktidarsız kılma.

    [DS]

  10. 10

    {ağız}Evli bir kimsenin eşinden başka birine sevdalanmasını sağlamak için büyü yapma.

    [DS]

  11. 11

    {ağız}Kağnıda iki oku mazı üzerine tespit eden ve enine konulan ağaç.

    [DS]

  12. 12

    {ağız}Renkli basmadan yapılan baş örtüsü; yemeni.

    [DS]

  13. 13

    {ağız}Köylü kadınların işte giydikleri şalvar.

    [DS]

  14. 14

    {ağız}İp; kendir.

    [DS]

  15. 15

    {ağız}Köylünün evinden başka, köy dışında tarlada yaptığı, içinde bazı hayvanları, çift aletlerini sakladığı yer.

    [DS]