- abınmakkelimef.Avunmak.
- adırılmakkelimef.Ayrılmak.
- adırınmakkelimef.Ayrılmak.
- adrınmakkelimef.Ayrılmak.
- alkınmakkelimef.Tükenmek; bitmek; sonuna kadar alınmak;son bulmak; azalmak;eksilmek yok olmak; kaybolmak; mahvolmak.
- arılmakkelimef.Azalmak; tükenmek; mahvolmak.
- asınmakkelimef.Tırmanmak.
- boşanmakkelimef.eT.Kendini bir yerden kurtarmak; kurtulmak; serbest olmak; hür olmak; başına buyruk olmak.
- boşunmakkelimef.Boşanmak; serbest olmak; azat olmak; kurtulmak; serbest kalmak.
- etinmekkelimef.Sahip olmak; edinmek.
- ıçgınmakkelimef.Kaybolmak; yitmek; bozulmak; elden gitmek;
- içginmekkelimef.Bağımlı olmak.
- içikmekkelimef.Girmek; dahil olmak; içeriye girmek.
- ilinmekkelimef.Yapışmak; asılmak; ilişmek; takılmak; takılıp kalmak.
- irilmekkelimef.(Deri, kulak vb. için) yırtılmak; ayrılmak; yarılmak; çatlamak; yirilmek.
- itinmekkelimef.Kendine çeki düzen vermek; kendini düzene sokmak; süslenmek; hazırlanmak; sürünmek.
- kaçınmakkelimef.Bir şeyden veya bir şeyi yapmaktan geri durmak; imtina etmek; sakınmak.
- kamaşmakkelimef.Sarsılmak.
- kamılmakkelimef.Boylu boyunca yere yatmış, uzanmış olmak; paçavra gibi yere yığılmak.
- kanlanmakkelimef.(Halk için) kağan sahibi olmak; hanlanmak.
- kapılmakkelimef.Kapanmak.
- karganmakkelimef.Kendi kendini lanetlemek; kendi kötülüğü için dua etmek.
- karımakkelimef.Kocalmak; yaşlanmak; kocamak; ihtiyarlamak. [Yüknekî]
- katıglanmakkelimef.Çalışmak; çabalamak uğraşmak; ceht etmek.
- katlanmakkelimef.eT.Çalışmak; çabalamak. [Yüknekî]
- kazganmakkelimef.Kazanmak; başarmak; elde etmek. [Yüknekî]
- kengrenmekkelimef.Çınlamak.
- kirmekkelimef.Girmek; atılmak; sokulmak. [Yüknekî]
- kışmakkelimef.Kılmak; yapmak; etmek.
- köngmekkelimef.Yanmak.
- konmakkelimef.Gelip bir yere konmak; yerleşmek. [Yüknekî]
- konulmakkelimef.Yerleşilmek; oturulmak.
- közünmekkelimef.Görünmek; gözükmek.
- kubranmakkelimef.Toplanmak; bir araya gelmek.
- kuvranmakkelimef.Toplanmak; bir araya gelmek.
- mungadmakkelimef.Bunalmak.
- ögüşmekkelimef.Aşınmak.
- ökinmekkelimef.Pişman olmak; üzülmek.
- ökünmekkelimef.Nedamet etmek; pişman olmak; üzülmek; üzüntü, kaygı duymak; nadim olmak.
- öngüşmekkelimef.Yırtmak; delmek.
- opulmakkelimeBirden atılmak.
- örtenmekkelimef.Alevlenmek; tutuşmak; yanmak.
- ötünmekkelimef.Söylemek; saymak.
- sakınmakkelimef.Dikkatle kaçınmak; çekinmek.
- sanmakkelimef.Bir şeyin olma veya olmama ihtimali varken olabileceğine daha çok inanmak; zannetmek.
- sebinmekkelimef.Sevinmek.
- sıgtaşmakkelimef.Ağlaşmak.
- suçulunmakkelimef.Çekilip çıkmak; kopmak; sıyrılmak.
- sukmakkelimef.Sokmak; içine koymak; içine doldurmak.
- tegilmekkelimef.Kör olmak; körlenmek.