1. ağılanmakkelimef.Zehirli olduğunu bilmediği bir şeyi yiyip içmek suretiyle zehirlenmek.
  2. aranmakkelimef.Kaybolan bir şeyi bulmak için üzerini ve çevreyi araştırmak.
  3. arınmakkelimef.Temizlenmek istemek; yıkanmak; yunmak; arınmak; paklanmak; bedenini yıkamak; .
  4. arkalanmakkelimef.Sırtını bir şeye dayamak; sırtını vermek.
  5. bekinmekkelimef.İnat etmek; direnmek.
  6. cingilmekkelimef.Takla atmak.
  7. çalınmakkelimef.Felç gelmek; inme inmek.
  8. çenetlenmekkelimef.(İki parça için) birbirine bitişmek.
  9. çuğunmakkelimef.Bir ipe asılarak sallanmak.
  10. dalanmakkelimef.(Aç kalmış hayvan için) her bulduğu yiyeceğe saldırmak.
  11. donanmakkelimef.eT.Kendi kendini giydirmek; giyinmek; süslenmek.
  12. durlanmakkelimef.Durulmak; berraklaşmak.
  13. eğilmekkelimef.eT.Eğik bir durum almak.
  14. eminmekkelimef.Yararlanmak; yarar sağlamak; faydalanmak.
  15. gangrılmakkelimef.Başı ve göğsü arkaya doğru bükmek; geriye kaykılmak.
  16. göllenmekkelimef.Göl hâline gelmek.
  17. kadanmakkelimef.Yorulup kalmak; takılıp kalmak; yapışıp kalmak.
  18. kamanmakkelimef.eT.Aciz kalmak; bunalmak; çaresizliğe düşmek.
  19. kanrılmakkelimef.Arkaya eğilmek.
  20. karılmakkelimef.Birçok nesne bir araya gelerek birbiri içine dağılıp karışmak; mezc olmak.
  21. konmakkelimef.Gelip bir yere konmak; yerleşmek. [Yüknekî]
  22. korunmakkelimef.Kendini zarar gelecek bir şeyden, durumdan veya tehlikeden korumak; sığınmak; sakınmak; kendini korumak.
  23. köymekkelimef.Yanmak; kavrulmak.
  24. küllenmekkelimef.(Ateş için) üzeri kül bağlamak; kül oluşmak.
  25. pahallanmakkelimef.Karışıklık çıkarmak; ara bozmak.
  26. sayaklanmakkelimef.Düzleşmek; kütleşmek; aşınmak.
  27. seslenmekkelimef.Uzakta bulunan birisinin dikkatini çekmek amacıyla yüksek sesle bağırmak.
  28. talanmakkelimef.Başa bela olmak.
  29. tarazlanmakkelimef.(İpekli kumaş için) iplikleri çıkıp pütürleşmek; atkısı seyrekleşmek; üzeri tel tel ipliklerle kaplanmak; iplikleri kabarmak; talazlanmak.
  30. tartınmakkelimef.Çekinmek; ittihaz etmek; esirgemek.
  31. tutunmakkelimef.(Düşmemek için) sıkıca yapışmak; elleriyle sıkıca kavramak.
  32. ulanmakkelimef.Ulanmak; vasıta olmak; aracılık etmek.
  33. yakılmakkelimef.Yakın gelmek; yaklaşmak.
  34. yamanmakkelimef.Kendi kendine yamamak.
  35. yassılmakkelimef.Yassı duruma gelmek; yassılaşmak; yassı olmak.