- alınmakkelimef.Biri tarafından alıp başka bir yere aktarılmak; taşınmak. «Bu haberler televizyondan alındı.»
- basınmakkelimef.Basmak; ezmek; zayıf görmek; kahretmek.
- batılmakkelimef.Batmış olmak; gömülmek.
- bilinmekkelimef.Öğrenilmiş, tanınmış olmak; anlaşılmak; bilinmek. [Yüknekî]
- boşurkanmakkelimef.Kurtarmak.
- bulunmakkelimef.Arama sonucu veya rastlantı olarak elde edilmek. [Yüknekî]
- edikmekkelimef.Başarmak.
- etikmekkelimef.Başarmak.
- içkermekkelimef.İçine almak; içermek; ihata etmek; ithal etmek.
- iltişmekkelimef.Münakaşa etmek; itişmek; kavga etmek.
- itilmekkelimef.Yapılmak; donatılmak; süslenmek.
- iyinmekkelimef.Basılmak; ezilmek.
- katılmakkelimef.Katmak işi yapılmak; dahil edilmek; iştirak ettirilmek; karıştırılmak.
- kekreşmekkelimef.Karşılıklı nefret etmek; birbirinden tiksinmek; birbirine düşmanlık etmek.
- kerilmekkelimef.Uzatılmak; gerilmek.
- kıyılmakkelimef.Kıymak işi yapılmak; kıymak eylemine uğramak.
- körüşmekkelimef.Görüşmek; karşılaşmak; yüz yüze bakmak.
- küçedmekkelimef.Güçlendirmek; kuvvetlendirmek.
- küsemekkelimef.Özlemek; arzulamak; arzu etmek; istemek; dilemek. [Yüknekî]
- sınaşmakkelimef.Birbirini sınamak; boy ölçüşmek; karşılıklı kuvvet denemek; karşılaşma yapmak.
- sokuşmakkelimef.Birbiri içine girmek.
- süngüşmekkelimef.Savaşta süngüleşmek; mızrakla savaşmak; vuruşmak; muharebe etmek.
- tıkılmakkelimef.Tıkma eylemi yapılmak.
- tudunmakkelimef.Yakalanmak; tutulmak.
- tusulmakkelimef.Fayda vermek; yaramak; fayda etmek.
- yarılmakkelimef.Yarmak eylemi yapılmak.
- yayılmakkelimef.eT.Yaymak eylemi gerçekleştirilmek; dağıtılmak.
- yodmakkelimef.Yok etmek.
- yokadmakkelimef.Mahvetmek; yok etmek.
- yokatmakkelimef.Mahvetmek; yok etmek;
- yöleşmekkelimef.Karşılıklı olarak birbirini desteklemek.
- yunmakkelimef.Yıkamak eylemi yapılmak; kendisine yıkamak eylemi uygulanmak; yıkanmak.