1. damlamakkelimef.eT.Damla biçiminde tane tane düşmek.
  2. darkelimesf.eT.İçine alacağı nesneye oranla ölçüleri küçük olan.
  3. dar boğazdeyimİki çukurluğu birleştiren boğaz şeklindeki dar vadi.
  4. dār-ı fenādeyimGeçici kalınan yer.
  5. darakelimesf.Far.Çok tutan; tutağan.
  6. daralmakkelimef.Dar duruma düşmek; boyutları küçülmek; azalmak.
  7. darbekelimeis.Ar.Bir cismin başka bir cisme veya kişiye çarpması sonucu ortaya çıkan anî ve sert vuruş.
  8. darbelemekkelimef.Vurmak, çarpmak.
  9. dās-ı zerrîndeyimAltın orak.
  10. daşşaklıkelimesf.İğdiş edilmemiş hayvan.
  11. davakelimeis.Ar.hukBir hüküm ile hukukî korunmanın sağlanması için yargı organlarına yapılan başvuru.
  12. davul çalmakdeyimDavulun bir yüzüne tokmak, diğer yüzüne de çubuk ile vurmak suretiyle seslendirmek.
  13. dayanakkelimeis.Dayanılacak şey, güç; destek; mesnet, (1935).
  14. dayılıkkelimeis.Dayı olma durumu veya dayı olanın niteliği.
  15. debelenmekkelimef.Bir acının etkisiyle veya bir baskından kurtulmak için rastlantısal hareketlerde bulunmak; çırpınmak.
  16. Deccalkelimeis.Ar.(Özel isim olarak) kıyamet belirtilerinden olarak, kıyametin kopmasına yakın ortaya çıkarak insanları kandırıp peşinden sürükleyecek olan yalancı,…
  17. definekelimeis.Ar.Tesadüfen veya aramak suretiyle bulunan eski ve değerli eşyalar topluluğu.
  18. defne tacıdeyimZafer, başarı sembolü.
  19. değirmen taşıdeyimTanelerin ezilip un hâline gelmesini sağlayan yuvarlak taşlar.
  20. delicikelimesf.Delme işini yapan.
  21. delikli taşdeyimBoncuk.
  22. delirtmekkelimef.Birisinin delirmesine sebep olmak; çıldırtmak.
  23. delmekkelimef.eT.Delik açmak.
  24. dem-i teslîmdeyimSuskunluk.
  25. demevîkelimesf.Ar.Kanla ilgili.
  26. demirbaşkelimeis.Bir kurum veya kuruluşta uzun süreli kullanıldığı için bir kütüğe kaydı yapılarak eski görevliden yeni gelen görevliye tutanakla teslim edilen eşya,…
  27. demirleşmekkelimef.Demir duruma gelmek; demir özelliği göstermek.
  28. dengeltmekkelimef.Düzeltmek.
  29. denizkelimeis.Yeryüzünün çukurluklarını dolduran geniş ve tuzlu su kütlesi.
  30. denkkelimeis.eT.Yük hayvanlarının iki tarafına yükletilen yükün her biri; içi dolu çuval.
  31. depremkelimeis.eT.Yer kabuğunun belirli bir derinliğinde meydana gelen kırılma, çökme ve yanardağ patlamalarının sebep olduğu anî ve yıkıcı sarsıntılı hareket; yer…
  32. deprenmekkelimef.eT.Kıpırdanmak, hareket etmek; yerinden oynamak; sarsılmak.
  33. derāz-nefeskelimeUzun soluklu.
  34. derāz-zebānkelimeDili uzun; kavgacı.
  35. derebeyikelimeis.Sahip olduğu topraklar üzerindeki insanların kendi kölesi olduğunu kabul ederek yöneten kimse.
  36. derebeylikkelimeis.Derebeyi olma durumu.
  37. dergâh-ı mualladeyimBüyük kapı.
  38. derinkelimesf.eT.Dibiyle yüzeyi arasındaki uzaklık çok olan.
  39. derinlikkelimeis.Bir şeyin dibi ile yüzeyi arasındaki uzaklık.
  40. derisini yüzmekdeyimDerisini et ve kaslarından sıyırıp çıkarmak.
  41. derskelimeis.Ar.Öğretmen tarafından belli bir konuda ve belli süre içinde öğrencilere verilen bilgi.
  42. ders vermekdeyimÖğretici bilgileri aktarmak; ders işlemek; ders yapmak
  43. dersini almakdeyimMesleğinde pek çok örnekler görmüş olmak; iyice öğrenmek.
  44. derunkelimeis.Far.İç; içeri; iç taraf; dahil.
  45. dervazekelimeis.Far.Şehir ve kale kapısı gibi büyük kapı.
  46. dervāze-i nūşdeyimAğız.
  47. deryā-yı ademdeyimYokluk denizi.
  48. deryā-yı ahdārdeyimYeşil deniz.
  49. deryā-yı ahzārdeyimYeşil deniz.
  50. deryā-yı hāmiledeyimGebe deniz.