1. çöküntükelimeis.Çökme.
  2. çöküşkelimeis.Çökmek eylemi ve biçimi.
  3. çömçükelimeis.Çağ.Toprak su kabı.
  4. çöpçatankelimeis.Türk folklorunda, kimin kiminle evleneceğine karar verdiği sanılan bir tür cadı.
  5. çöplükkelimeis.Çöplerin, süprüntülerin atıldığı, döküldüğü veya biriktirildiği yer.
  6. çöpürlenmekkelimef.Kirlenmek.
  7. çözülmekkelimef.Bağlarından kurtulmak; açılmak.
  8. çözülüşkelimeis.Çözülmek eylemi ve biçimi.
  9. çubuğunu tüttürmekdeyimÜzüntüsüz ve kaygısız hayat sürmek.
  10. çubuk sürmedeyimEskiden, devlet büyüklerinin çubuk içerek yaptıkları toplantılarda, kızarak toplantıyı terk eden kimsenin çubuğu bırakma eylemi.
  11. çullanmakkelimef.Toplanmak.
  12. çulsuzkelimesf.Çulu olmayan; çulu bulunmayan.
  13. çurçurkelimeis.Lapinagillerden eti lezzetsiz, küçük, parlak renkli bir deniz balığı; çırçır, (Crenilabrus).
  14. çüngüşkelimeis.Çobanaldatan.
  15. dād-āferinkelimeAdaletli.
  16. dād-āverkelimeAdaletli.
  17. dād-gerkelimeAdaletli buyuran; hakkı emreden.
  18. dadarkelimeis.Far.Adaletli ve doğru olan hükümdar.
  19. dāg-dārkelimeKızgın demirle dağlanmış; markalanmış.
  20. dağkelimeis.Far.Kızgın bir şeyle yanma sonucu oluşan yanık;
  21. dağılmakkelimef.eT.Toplu hâlde bulunurken birbirinden ayrılıp uzaklaşmak.
  22. dağınıkkelimesf.Geniş bir alanda dağılmış olarak bulunan.
  23. dağlamakkelimef.Far.Vücutta bulunan herhangi bir yarayı ortadan kaldırmak veya kanı dindirmek için kızgın bir metalle yakmak.
  24. dağlıkelimesf.Dağlık bölge halkından olan.
  25. dakikkelimesf.Ar.Düzenli işleyen.
  26. dakkakkelimesf.Ar.Kapı çalan.
  27. dalkelimeis.eT.Ağaçlarda ayrılan odunsu uzantılardan her biri.
  28. dalamakkelimef.eT.(Hayvan için) bir insan ya da hayvanın üzerine atılarak ısırmak, dişle koparmak; yırtmak.
  29. dalapkelimeis.Ar.İstek.
  30. dalaşmakkelimef.eT.(Köpekler için) boğuşup birbirini ısırmak.
  31. dalbacakkelimesf.Çıplak bacaklı.
  32. daldırmakkelimef.Dalma işini yaptırmak; dalmasını sağlamak.
  33. dalgakelimeis.eT.Su yüzeyinde rüzgâr, deprem gibi doğal etkenlerin meydana getirdiği alçalıp yükselme biçimindeki kıvrımlı hareket.
  34. dalgalanmakelimeis.Dalgalı duruma gelme eylemi.
  35. dalgalanmaya bırakmakdeyimParanın gerçek değerini bulması için müdahale etmeden başka paralar karşısında alacağı serbest iniş çıkışlara bırakmak.
  36. dallandırmakkelimef.Dallanmasına yol açmak.
  37. daltabankelimesf.Yalın ayak.
  38. dalyarakkelimesf.Kınından sıyrılmış silahla saldırarak; dalkılıç.
  39. dām-gâh-ı dîvdeyimBu dünya.
  40. damarkelimeis.eT.Canlı varlıkların kan dolaşımını sağlayan kanal.
  41. damarlıkelimesf.Damarı olan.
  42. damarsızkelimesf.Damarı olmayan.
  43. damenkelimeis.Far.Elbise eteği.
  44. dāmen-derāzkelimeEteği uzun.
  45. dāmen-huşkkelimeEteği kuru.
  46. damgakelimeis.eT.Bir şeyin üzerine işaret, iz koymaya yarayan alet; mühür.
  47. damgâhkelimeis.Far.Tuzak kurulan yer.
  48. damgalamakkelimef.Damga ile işaret koymak; damga vurmak.
  49. damgalanmakkelimef.Üzerine damga ile işaret konulmak; damga vurulmak.
  50. damgalıkelimesf.(Kâğıt, hayvan, süs eşyası için) damgası olan; damga vurulmuş; damgalanmış.