500+ madde
- ahmakkelimef.Yağma için akın yapmak.
- ahmaklaşmakkelimef.Bir an için şaşırmak; bocalamak.
- ahmaklaştırmakkelimef.Birini, aklı işlemez ve zekâsını kullanamaz hâle getirmek; ahmaklaşmasına neden olmak; aptallaştırmak.
- ahpunlamakkelimef.Gübrelemek; gübre atmak.
- ahsamakkelimef.Aksamak topallamak.
- ahsatmakkelimef.Aksatmak; topallatmak.
- ahsırmakkelimef.Aksırmak.
- ahsurmakkelimef.Aksırmak.
- ahşamlamakkelimef.Geceyi geçirmek.
- ahtarılmakkelimef.Devrilmek; alt üst olmak; kendi kendine yıkılmak.
- ahtarmakkelimef.Aktarmak; altını üstüne getirmek.
- ahtetmekkelimef.Ar.Nikâh kıymak.
- ahzetmekkelimef.Ar.Almak; kabullenmek.
- akaçlamakkelimef.İstenmeyen bir sıvıyı bulunduğu ortamdan çeşitli teknikler kullanarak uzaklaştırmak, atmak; tahliye etmek.
- akarmakkelimef.Ağarmak.
- akartmakkelimef.Ağartmak; beyazlatmak.
- akçalaşmakkelimef.Pazarlık etmek.
- akçıllanmakkelimef.Rengini atmak, beyazlanmaya başlamak.
- akçıllaşmakkelimef.Rengini atmaya yüz tutmak.
- akdarılmakkelimef.Yüz çevirmek; başka yana dönmek.
- akdarmakkelimef.Yere yıkmak; alt etmek; devirmek; yenmek.
- akdetmekkelimef.Ar.Düzenlemek; yapmak.
- akdurmakkelimef.Akıtmak.
- akıdılmakkelimef.Akıtmak işi yapılmak; akıtılmak.
- akıdınılmakkelimef.Akıtılmak.
- akılamakkelimef.Ağlamak.
- akılamakkelimef.Cömert saymak; cömertliğe nispet etmek.
- akıllandırmakkelimef.Uslandırmak, terbiye etmek; yola getirmek.
- akıllanmakkelimef.Başına gelen olaylardan ders alarak daha tedbirli davranmak, olması gerektiği gibi doğru hareket etmek.
- akılmakkelimef.Akmak; yürümek.
- akılmakkelimef.Şaşırtmak; şaşalatmak.
- akınmakkelimef.Özenmek.
- akırlamakkelimef.Ağırlamak.
- akırmakkelimef.Anırmak
- akışkanlaşmakkelimef.Akışkan duruma gelmek; sıvı ya da gaz durumuna geçmek.
- akışkanlaştırmakkelimef.Akışkan duruma getirmek; akışkan olmasını sağlamak.
- akışmakkelimef.Hep birlikte bir yöne doğru topluca yürümek.
- akıtılmakkelimef.Akıtmak işi yapılmak.
- akıtmakkelimef.Akmasını sağlamak; .
- akıttırmakkelimef.Akıtmak işini yaptırmak; akıtmak işini başkasına yaptırmak.
- akızmakkelimef.Akın ettirmek.
- aklamakkelimef.Beyazlaştırmak; ağartmak.
- aklamakkelimef.Çin.Reddetmek; nefret etmek; kötü bulmak; tiksinmek.
- aklanmakkelimef.Temizlenmek; kirden arınmak; yıkanmak.
- aklaşmakkelimef.Güneş veya suyun soldurması sonucu rengi beyazlaşmak, solmak.
- aklatmakkelimef.Öne sevk etmek.
- aklışmakkelimef.Akışmak.
- akmakkelimef.eT.(Sıvı gibi molekülleri veya tanecikleri kolayca yer değiştiren maddeler için) bir yerden daha aşağıda bulunan başka bir yere doğru gitmek.
- akmakkelimef.Harizm.Yağmalamak.
- akozlamakkelimef.Yun.Bir şeyi birine gizlice söylemek; kimse duymadan anlatmak.